Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Dervişoğlu: Meclis’in İtibar Kaybı En Büyük Güvenlik Sorunu!

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM grup toplantısında Meclis’in itibar kaybını en büyük güvenlik sorunu olarak nitelendirdi. Hukuk devleti vurgusu ve ekonomi eleştirileri de haberde.

İYİ Parti Genel Başkanı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı açıklamalarda, Türkiye’deki hukuk ve ekonomi politikalarını sert bir dille eleştirdi. Dervişoğlu, “Devlet egemenliğinin tek bir kişiye ve onun maiyetine bırakılması, tüm milletlerin en büyük milli güvenlik sorunudur. Bizim için de milletimizin hürriyetçi özünün yıpratılması, Meclisimizin itibar kaybetmesi en büyük güvenlik sorunudur” dedi.

Hukuk Devleti Vurgusu ve Çalıştay Duyurusu

Dervişoğlu, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğunu ancak mevcut durumda adalet sisteminin ve hukuk düzeninin bozulduğunu ifade etti. “Adalet bir bakanlık ismiyle sınırlı kalırsa, gerçek bir istikrar sağlamak mümkün değildir. Ülkede hukuk ve adaletin tesisi için harekete geçmenin zamanı gelmiştir. İktidar olduğumuzda, bozulan bu düzeni, hukuk ve adaletle tamir edeceğiz” diyen Dervişoğlu, bu kapsamda 13-14 Haziran’da Ankara’da bir Hukuk Çalıştayı düzenleyeceklerini duyurdu. Çalıştayın sonucunda, Türkiye’nin hukuk devletine dönüş yolundaki manifestosunu ve İYİ Parti Hukuk Vizyon Belgesi’ni kamuoyuyla paylaşacaklarını belirtti.

Ekonomi Politikalarına Sert Eleştiriler

Ekonomi politikalarına da değinen Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 25 yıllık iktidarının ağır bir fatura çıkardığını söyledi. “2026 yılı bütçesi devasa bir kara deliğe işaret ediyor. Bu yıl faize ödenecek tutar 2,74 trilyon liraya ulaşıyor. Bu rakam Cumhuriyet tarihimizin en yüksek faiz yüküdür. Bu borcun muhatabı milletimizdir. Bu bedeli her alışverişinde, her faturasında, aldıklarıyla ve alamadıklarıyla ödüyor. Ekmeğimiz, aşımız faiz lobilerinin sofrasına meze ediliyor” ifadelerini kullandı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in hedef tahtasına konulduğunu ancak iktisat politikasına Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yön verdiğini vurgulayan Dervişoğlu, “Bilimsel temelden yoksun bu ekonomik deneylerin ağır faturası, milyonlarca hanenin mutfağından ve rızkından tahsil edilmektedir… Ekonomide yaşanan ağır tahribat, tüm yetkiyi kendisinde toplayan Erdoğan’ın şahsi eseri olarak tescillenmiştir” dedi.

Müsavat Dervişoğlu TBMM grup toplantısında konuşuyor

Erdoğan’a ‘Nemrud’ Benzetmesi ve Seçim Çağrısı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslenen Dervişoğlu, “Süleyman olmak, mühür sahipliğinden ileri gelmez. Melese mühürse, Nemrud’un da mührü vardı. Mesele onu nasıl kullandığınızdır. Ey Erdoğan; bugün mühür sende ya, tarihin sayfalarına nasıl geçeceğine de sen kendin karar vereceksin. Ya Süleyman olacaksın ya da tarihe yeni Nemrud olarak yazılacaksın.” diyerek erken seçim çağrısında bulundu. Dervişoğlu, “Gel, Nemrud’laşmadan millet iradesine teslim ol. Seçim sandığını milletin önüne koy. Bil ki çare; BlackRock CEO’ları değil, dostun Trump da değil… Tek bir çıkışın var; parlmanter sisteme geri dönmek, meşvereti hakim kılmak ve milletin şaşmaz iradesine teslim olmak” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı Sistemi Eleştirisi: ‘Fıtratımızda Teslimiyet Yok’

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni de eleştiren Dervişoğlu, “Devlet egemenliğinin tek bir kişiye ve onun maiyetine bırakılması, tüm milletlerin en büyük milli güvenlik sorunudur. Bizim için de milletimizin hürriyetçi özünün yıpratılması, Meclisimizin itibar kaybetmesi en büyük güvenlik sorunudur” diye konuştu.

Dervişoğlu, Sevr Antlaşması’nı imzalayanları hatırlatarak, “Sevr’i imzalayarak, vatana tecavüzü kabul eden hainler de Saltanat Şurası’nın üyeleridir. Türk egemenliğine kasteden işgalciler, milletle ve onun temsilcisi meclisle müzakere edemeyeceklerini biliyorlardı. Bu yüzden tek adamı tercih ettiler” dedi.

Konuşmasını, “106 yıl önce reddettiğimiz teslimiyeti, bugün yeni adlarla kabul etmeyeceğiz. Yolu yok; bu kuşatmayı yaracak, bu ablukayı dağıtacağız. Bizim fıtratımızda teslimiyet yok, muhakkak başaracağız” sözleriyle bitirdi.