İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM grup toplantısında gündeme ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. ‘Terörsüz Türkiye’ sürecini eleştiren Dervişoğlu, “Terörsüz Türkiye’nin yolu İmralı’dan geçmez. ‘Terörsüz Türkiye’nin yolu; Türk milletinin iradesinden, Türk devletinin kudretinden, hukukun üstünlüğünden, amasız fakatsız mutlak adaletten, yasaklardan arınmış Türkiye’den, tam ve kamil demokrasiden geçer” ifadelerini kullandı.

‘Umut Hakkı Diye Milleti Alıştırmaya Çalıştığınız İhanet’
Dervişoğlu, 19 Mayıs’ın arifesinde duyurulan ‘Terörsüz Türkiye’ yol haritasına tepki göstererek, “Her cümlede olmayan bir savaşın barışı, ne yaptılarsa bozamadıkları kardeşliğimiz, zerre nasiplenmedikleri demokrasi var. Terör hükümlüsü katile memuriyet vereceklermiş. Hükümlüye vasi atanır, bunlar terör hükümlüsünü kendilerine vasi atıyorlar. Kimseden de utanmıyorlar” dedi.
PKK’nın bir terör örgütü olduğunu vurgulayan Dervişoğlu, “Abdullah Öcalan, 25 yıldır terörü İmralı’dan yöneten elebaşıdır. ‘Umut Hakkı’ diye milleti alıştırmaya çalıştığınız ihanete yegane cevabım ise açık ve nettir. Öcalan’ın son suçu, son şehidimizin katlidir” diye konuştu.
Terör örgütünün kendini feshetmesinin mümkün olmadığını belirten Dervişoğlu, “Bu katiller sürüsünü Türk askeri ve Türk polisi tasfiye eder. Türk devleti de sebeplerini ve sonuçlarını bertaraf eder” ifadelerini kullandı.
‘Örgüt Mensuplarına Talimat İletmesi Kabul Edilemez’
Dervişoğlu, Abdullah Öcalan’a biçilen role de sert tepki gösterdi. “Siyasallaşma başlığı altında ona rol biçilemez. Örgüt mensuplarına ulaşması, talimat iletmesi, temas etmesi kabul edilemez. Bu; örgütü yönetmek, talimat vermek demektir” şeklinde konuşan Dervişoğlu, savcıları göreve çağırdı.

İYİ Parti lideri, “Malum şahısların ellerine tutuşturulan menşei meçhul istihbarat raporlarının altına imza atarak dolaşıma sokması da teröre yardım ve yataklıktır, terör propagandasıdır, terörü galip göstermektir. Cumhuriyet’e sahip çıkmak için daha neyi bekliyorsunuz?” ifadelerini kullandı.
‘Sen İçimizdeki İrlandalısın’
Dervişoğlu, konuşmasında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi de hedef aldı. Kuzey İrlanda ve IRA örneğini veren Dervişoğlu, “Bakın Kuzey İrlanda başka bir tarihtir, IRA başka bir örgüt yapısıdır. Oradaki mezhepsel, tarihsel ve siyasal zemin bambaşkadır. Kesindir ki Türkiye, bir sömürge imparatorluğunun ardılı değildir. Anadolu, bir ada değildir, Kürtler İrlandalı değildir ama bir şey artık tescillidir ki sen içimizdeki İrlandalısın” dedi.
Dervişoğlu, “Bir tarafta Bahçeli, İmralı’ya statü arıyor. Diğer tarafta sarayın adaletten münezzeh hukuk aklı, ‘Geçiş süreci’, ‘Müstakil kanun’, ‘Komisyon raporu’, ‘Demokrasi ve hukuk reformu’ diyor. Bir başka tarafta da iktidar, ‘Yeni anayasa’ diyor. İmralı’ya statü arayan akıl ile yeni anayasa arayan akıl aynı mıdır? Erdoğan’a soruyorum, bunlar birbirinden bağımsız sözler midir, yoksa aynı siyasi mühendisliğin farklı cümleleri midir? Kim, kimin adına konuşuyor, Sayın Erdoğan? Ortağın mı, yoksa danışmanın mı senin adına konuşuyor?” diye sordu.

‘Millet Ekmek Derdindeyken, İktidar Rejim ve Koltuk Hesabı Yapıyor’
Yeni anayasa tartışmalarına da değinen Dervişoğlu, “Yeni anayasa kimin için ve ne içindir? Ekonomi çökerken, karınlar açken, gençler kaybolup giderken, emekli sürünürken, bu anayasa kimin içindir? Bunlara el uzatmaya hangi madde engeldir? Kiracı ev sahibiyle, ev sahibi banka borcuyla, esnaf vergiyle, çiftçi maliyetle boğuşurken, anayasa kimin içindir? Cevabı belli, açık ve nettir; millet ekmek derdindeyken, iktidar rejim ve koltuk hesabı yapıyor” dedi.
