İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Ankara’da düzenlenen 3 Mayıs Türkçüler Günü programında önemli açıklamalarda bulundu. Dervişoğlu, Türk milliyetçilerinin birlik ve beraberlik içinde hareket etmesi gerektiğini vurgulayarak, “Her daim, her vesileyle, her platformda bir araya gelmek zorundayız. Dinlemek, konuşmak ve kucaklaşmak zorundayız. Türk milletini bir araya getirebilmek için Türk milletini, Türk milliyetçileri olarak yönetebilmek için Türk milliyetçilerinin akıl ve vicdan birliği içerisinde hareket etmesini temin etmek zorundayız” ifadelerini kullandı.
3 Mayıs Türkçüler Günü Programı
Dervişoğlu, programda yaptığı konuşmada, 3 Mayıs’ı hem andıklarını hem de kutladıklarını belirtti. “Buna ister ‘Milliyetçiler Günü’, isterse ‘Türk Milliyetçileri Günü’ desinler, ‘Türkçüler’ günü yahut ‘Türkçülük’ günü olarak kabul etsinler, ‘Bayram’ desinler, demesinler; bu mensubiyetten duyduğu gururu, her kim şuurla taşıyor ve ifade ediyorsa, bizim için kafidir” dedi. Dervişoğlu, niyeti halis her Türk’ün Türkçülük Günü ve bayramını kutladı.
Küreselleşme ve Milliyetçilik Vurgusu
Konuşmasında küreselleşme olgusuna da değinen Dervişoğlu, şunları söyledi:
“Uzun yıllar boyunca ‘Küreselleşme’ başlığı altında milletlerin ve milli devletlerin miadını doldurduğu söylendi. Bugünse, aynı coğrafyalardan, yani ABD ve Avrupa ülkelerinden milliyetçiliğin yükselişine dair tespit ve değerlendirme yazıları okuyoruz. Görülüyor ki ‘Evrensel değerler’ diye çıktıkları yolda, milli kültür, dil ve eğitim unsurlarının uğradığı erozyon, kitlesel ve kontrolsüz göçün ağırlığıyla birleşince, Avrupa milletleri de yeniden milli kimliklerini arıyorlar.”
Dervişoğlu, ekonomide devletin önemine dikkat çekerek, “Özellikle covid pandemisi, devletin önemini ve hayatiyetini tüm coğrafyalarda bir kere daha gösterdi” dedi.
Üniter Cumhuriyete Sahip Çıkma Çağrısı
İYİ Parti lideri, yaşanan dönemde konjonktürel etkilerin altında değerlendirme yapmanın yanlışlığına dikkat çekerek, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bugün iktidarda olan ve konjonktürel reflekslerle hareket edenler, ‘Allah korusun’ o uzun ve gerilimli soğuk savaş yıllarında Türkiye’yi yönetselerdi, Kars, Ardahan ve Iğdır gibi illerimiz, bir pazarlıkçılığın kurbanı dahi olabilirdi. Her şeye rağmen millet olmanın, millet kalmanın, üniter bir cumhuriyete sahip olmanın kıymetini bilenler olarak bir aradayız.”
Tanrı Türk’ü Korusun
Konuşmasının sonunda bir kez daha birlik çağrısı yapan Dervişoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Dinlemek, konuşmak ve kucaklaşmak zorundayız. Türk milletini bir araya getirebilmek için Türk milletini, Türk milliyetçileri olarak yönetebilmek için Türk milliyetçilerinin akıl ve vicdan birliği içerisinde hareket etmesini temin etmek zorundayız. Duygularımızın, düşüncelerimizin, sözlerimizin ulaştığı uzaklarda bir yerlerde, türküler çığırılan her neresi varsa, Türk milletinin o her bir ocağına tekrar selam olsun. ‘Taş değiliz ki kırılalım, tunç değiliz ki eriyelim; Türk’üz ve ebediyiz.’ Türkçülük Günümüz, bayramımız kutla dolsun ve kutlu olsun. Tanrı Türk’ü korusun. Ne mutlu Türk’üm diyene.”
