Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Doç. Dr. Bağcı: Kıyı şehirleri deniz seviyesi değişimine göre planlanmalı

OMÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Harun Reşit Bağcı, iklim değişikliği ve deniz seviyesi değişimlerinin kıyı şehirleri üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Kıyı planlamasında dikkat edilmesi gerekenler.

OMÜ Öğretim Üyesi Doç.

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Harun Reşit Bağcı, iklim değişikliğinin kıyı çizgilerinde yarattığı dönüşüme dikkati çekerek, özellikle kıyı şehirlerinin gelecekte deniz seviyesi değişimlerinden etkilenebileceğini söyledi. Bağcı, “Geleceğin planlamasını yaparken, geleceğin şehirlerini planlarken bunu da hesaba katmamız lazım. Özellikle kıyı şehirlerimizi konumlandırırken, deniz seviyesi değişimlerini hesaba katmak gerekiyor. Deniz dolgularıyla, kıyılarda yapılan birtakım antropojenik, insan kaynaklı müdahalelerle nispeten bu ilerlemenin önüne geçilebiliyor” dedi.

Deniz seviyesi değişimi ve kıyı şehirleri

‘BUZULLAR ERİYOR, SU SEVİYESİ YÜKSELİYOR’

Deniz seviyesindeki yükselmenin kıyı çizgisinde değişikliklere yol açtığını belirten Doç. Dr. Bağcı, “İklim değişikliklerinin en önemli etkilerinden birisi, buzullar üzerinde görülüyor. Buzulları kaybediyoruz, buzullar eriyor. Eriyen buzulların denizlere ve okyanuslara karıştığını, buradaki su seviyesini yükselttiğini biliyoruz. Peki, yükselen su seviyesi ne oluyor? Kıyılarımızda kıyı çizgisi değişikliklerine yol açıyor. Özellikle alçak kıyılar olarak adlandırdığımız kıyı çizgilerinde bu durum daha belirgin şekilde görülüyor” diye konuştu.

‘DOĞA DURDURULAMAZ BİR UNSUR’

Şehirleri kurarken kıyı çizgisi değişikliklerini hesaba katmamız gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Bağcı, “Ülkemizde özellikle Samsun, bu anlamda alçak kıyılara sahip olan bir şehir. Buralarda kıyı çizgisinin kara içlerine doğru ilerlemesi; tarım alanlarının, belki yerleşim alanlarının ve ulaşım akslarının su altında kalmasına yol açıyor. Bu da ekonomik anlamda çok ciddi kayıplara neden oluyor. Geleceğin planlamasını yaparken, geleceğin şehirlerini planlarken bunu da hesaba katmamız lazım. Özellikle kıyı şehirlerimizi konumlandırırken, deniz seviyesi değişimlerini hesaba katmak gerekiyor. Deniz dolgularıyla, kıyılarda yapılan birtakım antropojenik, insan kaynaklı müdahalelerle nispeten bu ilerlemenin önüne geçilebiliyor. Ancak doğal süreçlerin işleyişini düşündüğümüzde, doğa durdurulamaz bir unsur” dedi.

İklim değişikliği ve kıyı planlaması

‘ÖNÜNE GEÇİLMESİ ZOR BİR SÜREÇ’

Doç. Dr. Bağcı, “Dolayısıyla bizim de şehirlerimizi kurarken kıyı çizgisi değişikliklerini hesaba katmamız gerektiğini düşünüyorum. Bütün bunları yaparsak şehirlerimiz daha konforlu, daha yaşanabilir yerler haline gelecek. Artık iklim değişikliği, bütün dünyada önüne geçilmesi zor bir süreç olarak kabul edildi. İnsanlar ve politikalar, iklim değişikliğini önlemekten ziyade onun ortaya çıkardığı zararlı sonuçlardan daha az etkilenmek üzerine kurgulanmaya başladı. Türkiye’nin de bu anlamda önemli çalışmaları olduğunu düşünüyorum. İklim Değişikliği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın, tabii bu anlamda Türkiye’deki en üst organizasyon olarak, yapmış olduğu önemli çalışmalar var” dedi.

‘ELEKTRİKLİ ARAÇLARLA İYİLEŞME OLACAĞINI DÜŞÜNÜYORUZ’

İklim Kanunu’nda şehirleşme anlamında önemli maddeler yer aldığını hatırlatan Doç. Dr. Bağcı, “Geleceğin şehirlerinde yeni kurulacak olan binaların ve yerleşim alanlarının geri dönüşüme uygun, kendi enerjisini kendisi üretebilen, çatılarında kurulmuş güneş enerjisi panelleriyle kendi elektriğini üretebilen, yağmur suyu toplamaya yarayan birtakım yapılarla ve mekanizmalarla belki kendi suyunu toplayabilen binalar olacağını düşünüyorum. Elektrikli araçların günden güne yaygınlaşması ile beraber bu anlamda bir iyileşme olacağını düşünüyoruz. Tabii ki birçok unsur, zaman içerisinde insanların tercihlerine göre değişecek. Ancak mutlaka devletlerin bu değişimleri göz önüne alıp teşviklerle insanları buralara doğru yönlendirmesi, yasal düzenlemelerle birtakım tedbirler alması gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.

Geleceğin şehirleri ve deniz seviyesi