Ankara’da, eski kız arkadaşı Gülhan Taş’ı (30) sokak ortasında vahşice katleden Mehmet Say (38) hakkında, ‘Kadına karşı tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme’ suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı. Olay, kadına yönelik şiddetin en korkunç örneklerinden biri olarak kayıtlara geçti.

Sokak Ortasında Vahşi Cinayet
Bir apart otelde çalışan Gülhan Taş, geçen yıl 8 Aralık’ta sabah işe gitmek için evden çıktığı anda, yaklaşık 2 yıl önce 3 ay süren bir birliktelik yaşadığı Mehmet Say tarafından saldırıya uğradı. Say, Taş’ı vücudunun çeşitli yerlerinden defalarca bıçakladı. Ambulansla Etlik Şehir Hastanesi’ne kaldırılan genç kadın, yoğun bakımda verdiği yaşam mücadelesini kaybetti. Mehmet Say olay yerinde gözaltına alınarak tutuklandı.

Savcılık İddianamesinde Korkunç Detaylar
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tamamlanan soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame mahkemece kabul edildi. İddianamede, Mehmet Say’ın önce Gülhan Taş’ın otomobilinin camını küçük bir bıçakla kırdığı, bıçağın araç içine düştüğü belirtildi. Bunun üzerine araçtan inerek kaçmaya çalışan Gülhan Taş’ın yere düştüğü anlatıldı. Bu sırada Say’ın cebindeki daha büyük bir kesici aletle Taş’a vahşice saldırdığı ve yaraladığı ifade edildi. Mehmet Say, genç kadını ilk kez yaraladıktan sonra ikinci kez saldırarak olay yerinden kaçtı.
Otopsi raporunda, Gülhan Taş’ın vücudunda toplam 21 kesici ve delici alet yarası tespit edildi. Savcılık, Mehmet Say hakkında ‘Kadına karşı tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis, ‘Mala zarar verme’ suçundan ise 4 yıla kadar hapis cezası talep etti.

Gülhan Taş’ın Cinayet Öncesi Çığlığı Ortaya Çıktı
Gülhan Taş’ın saldırıdan aylar önce, 22 Eylül 2024’te DHA’ya verdiği röportaj, cinayetin ardından yeniden gündeme geldi. O dönem e-ticaret işiyle uğraşan genç kadın, Mehmet Say’ın sürekli takip ve tehditlerine maruz kaldığını anlatmıştı. Alınan uzaklaştırma kararlarına rağmen Say’ın kendisine ulaşmaya çalıştığını ifade eden Taş, şu sözlerle yaşadığı kabusu dile getirmişti:
“Uzak mesafe ilişkisiydi, 3 ay kadar sürdü; ama kişinin normal olmayan davranışları sebebiyle sonlanmak zorunda kaldı. Ben istemediğim halde birçok hediye, birçok kez ısrarla banka hesabıma para gönderimi yapıyordu. Çok fazla cinsel içerikli konuşmalar üzerinde baskı kuruyordu. Ayrıca aramızdaki özel durumları arkadaşlarıma, yakın çevreme anlatmasından, paylaşmasından dolayı ilişkimi bitirdim. Beni tehdit etmeye devam etti. ‘Azabım mazoşitliğimden daha beter olacak, tanrılarınız yardım bile edemeyecek’ paylaşımı yapmış. Her yerden engelli olduğu halde bana mail yoluyla ulaşıyordu. Mailden ulaşamazsa hesabıma para gönderip açıklama kısımlarına mesajlar bırakıyordu. Barışma ümidiyle oturduğum siteye taşındı. Şu an koruma kararı çıkarttırdığım bir kişiyle aynı sitede yaşıyorum. Ve sürekli benim kapımın önünden geçerek bana hala mesajlar atmaya devam ediyor.”

Takip ve Tehditlerin Ardından İcra Takibi
Gülhan Taş, röportajında Mehmet Say’ın kendisine ulaşamayınca farklı yöntemlere başvurduğunu da anlattı. Say’ın cep telefonu, saat, epilasyon cihazı, gözlük gibi pahalı hediyeler alarak banka hesabına para gönderdiğini, tüm bunlara rağmen ulaşamayınca bu hediyeler için icra takibi başlattığını söyledi. Taş, “Aldığı hediyelerin toplam ücreti olan 130 bin lirayı geri ödemem için bana ödeme emri gönderdi” ifadelerini kullanmıştı.

