Ankara’da bir süre birlikte yaşadığı Gülhan Taş’ı (30) sokak ortasında 21 bıçak darbesiyle vahşice öldüren Mehmet Say (38) hakkında açılan davanın ilk duruşması görüldü. Savcılık, sanığın ‘Kadına karşı tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti.
Olay, geçen yıl 8 Aralık’ta Ankara’da meydana geldi. Apart otelde çalışan Gülhan Taş, sabah işe gitmek üzere evden çıktığında, yaklaşık 2 yıl önce 3 ay kadar birlikte yaşadıktan sonra ayrıldığı Mehmet Say’ın bıçaklı saldırısına uğradı. Vücudunun çeşitli yerlerinden 21 bıçak darbesi alan genç kadın, kanlar içinde yere yığıldı.
Ambulansla Etlik Şehir Hastanesi’ne kaldırılan Gülhan Taş, yoğun bakımda verdiği yaşam mücadelesini kaybetti. Olayın hemen ardından tutuklanan Mehmet Say hakkında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede önemli detaylar yer aldı.
İddianamede Korkunç Detaylar
İddianamede, Mehmet Say’ın Gülhan Taş’ın otomobilinin camını küçük bir bıçakla kırdığı, bıçağın aracın içine düştüğü ve Gülhan’ın araçtan inerek kaçmaya çalışırken yere düştüğü belirtildi. Bu sırada sanığın cebindeki daha büyük kesici aletle Taş’a saldırdığı ve yaraladığı aktarıldı. Mehmet Say’ın Gülhan Taş’ı yaraladıktan sonra ikinci kez kesici aletle saldırdığı ve ardından kaçtığı ifade edildi.
Otopsi raporunda, Gülhan Taş’ın vücudunda toplam 21 kesici ve delici alet yarası bulunduğu belirtildi. Savcılık, Mehmet Say hakkında, ‘Kadına karşı tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis ve ‘Mala zarar verme’ suçundan da 4 yıla kadar hapis cezası talep etti.
Duruşmada Sanığın Savunması
Ankara 33’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Mehmet Say cezaevinden getirilirken, Gülhan Taş’ın ailesi, yakınları, taraf avukatları ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı da salonda hazır bulundu.
Sanık Say savunmasında, olay günü bilincinin yerinde olmadığını öne sürerek, “Bilincimi tamamen kaybetmiştim. Olay sırasında kendi parmağımı kestim. O gün son kez Ankara’dan Kayseri’ye gideceğimi söylemek için gitmiştim. Değerli ve kıymetli eşyalarımı almak için oraya gitmiştim. Konuşabilmek için arabasına yaklaştım. Arabasının içine kendini kilitledikten sonra bana küfür etmeye başladı. Daha sonra arabayla kaçmaya çalıştı.” dedi.
Sanık sözlerine şöyle devam etti: “Ben sadece kolyemi ve rahmetli babamdan kalan yadigar altın yüzüğümü ondan istiyordum. Bazı eşyaları götürmüş, bazılarını götürmemişti. Olay anında arabayla kaçarken kendisinden altınlarımı ve ziynet eşyalarımı geri vermesini istedim. Bunun üzerine ağır küfürler etti. Ben de bunun üzerine camı kırdım. Kaçmaya çalışırken bana hakaret etmeye devam etti. O anda artık dayanamadım. Kendimde değildim. Parmağımı da o sırada kestim. O gün yaklaşık 35 saattir yemek yememiştim. Olaydan önceki gece, Gülhan’ın arkadaşı Aybüke ile evim çok yakın bu nedenle gece kendisini gece kulübünden çıkmış bir şekilde gördüm bir erkekle. O gece park halinde duran arabasının ön lastiklerini patlattım. Aybüke beni tehdit ediyordu bu nedenle büyük bıçağı taşıyordum.”
Tanık Anlattı: ‘2 Yıl Peşini Bırakmadı’
Duruşmada tanık olarak dinlenen Gülhan Taş’ın arkadaşı Aybüke Erdoğan ise “Bir gün önce Gülhan’la ve arkadaşlarımla dışarı çıkmıştım. O gece Mehmet Say’ı evimin oralarda gördüm. Döndüğümüzde aracımızın lastiğinin patlatıldığını gördük. Ertesi gün işe gittiğimde olay gerçekleşti. 2 yıl boyunca sanık Mehmet Say Gülhan’ın peşini hiç bırakmadı. Hediyeleri geri göndermesine rağmen kabul etmedi. Barışmak istediğini söyledi. Sosyal medya üzerinden sürekli taciz etti. Gülhan’ın özel fotoğraflarını paylaştı” ifadelerini kullandı.
Sanık avukatı Enes Kara ise müvekkilinin olaydan bir gün önce karşı tarafın aracına zarar verdiğini kabul ederek, “Müvekkilim ile karşı taraf 2023 yılında bir site üzerinden tanışmıştır. Daha sonra bu ilişki duygusal bir ilişkiye dönüşmüştür. Taraflar arasında birçok kez ayrılık ve barışma yaşanmıştır. Müvekkilim Kayseri’den Ankara’ya taşınırken evlerini satmış ve elde edilen paralar kendi hesaplarına geçmiştir. Karşı tarafa çeşitli hediyeler almıştır. Müvekkilimin olaydan bir gün önce karşı tarafın aracına zarar verdiği doğrudur. Lastiği patlatmış ve depoya su koymuştur. Olay günü karşı tarafı başka kişilerle birlikte görünce sinirlenmiş ve bu eylemleri gerçekleştirmiştir” sözleriyle savunma yaptı.
Mahkeme Tutukluluğun Devamına Karar Verdi
Mahkemede, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı şikayetçi olduklarını belirterek davaya katılma taleplerini iletti. Gülhan Taş’ın ailesinin avukatı ise sanığın tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.
Öldürülmeden Önce DHA’ya Anlatmıştı
Gülhan Taş’ın, saldırıdan önce 22 Eylül 2024’te DHA’ya verdiği röportaj da ortaya çıkmıştı. O dönem e-ticaret işiyle uğraşan Gülhan Taş, röportajında Mehmet Say’ın kendisini ısrarla takip edip tehdit ettiğini, birçok defa alınan uzaklaştırma kararına rağmen kendisine ulaşmaya çalıştığını anlatmıştı.
Gülhan Taş, “Mehmet Say’ın cep telefonu, saat, epilasyon cihazı, gözlük gibi pahalı hediyeler alıp, banka hesabıma para göndererek bana ulaşmaya çalıştığını, ulaşamayınca da aldığı hediyeler için icra takibi başlatıp, hediyelerin toplam ücreti olan 130 bin lirayı geri ödemem için ödeme emri gönderdiğini” söylemişti.
O dönem yaşadıklarını anlatan Gülhan Taş, “Uzak mesafe ilişkisiydi, 3 ay kadar sürdü; ama kişinin normal olmayan davranışları sebebiyle sonlanmak zorunda kaldı. Ben istemediğim halde birçok hediye, birçok kez ısrarla banka hesabıma para gönderimi yapıyordu. Çok fazla cinsel içerikli konuşmalar üzerinde baskı kuruyordu. Ayrıca aramızdaki özel durumları arkadaşlarıma, yakın çevreme anlatmasından, paylaşmasından dolayı ilişkimi bitirdim. Beni tehdit etmeye devam etti. ‘Azabım mazoşitliğimden daha beter olacak, tanrılarınız yardım bile edemeyecek’ paylaşımı yapmış. Her yerden engelli olduğu halde bana mail yoluyla ulaşıyordu. Mailden ulaşamazsa hesabıma para gönderip açıklama kısımlarına mesajlar bırakıyordu” ifadelerini kullanmıştı.
