Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu’nun (ADF 2026) ikinci gününde düzenlenen HostTalk toplantısında küresel ve bölgesel meselelere ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Fidan, İsrail’in yayılmacı politikalarına sert eleştiriler yöneltirken, bölgesel ülkelerin kendi sorunlarını sahiplenmesi gerektiğini vurguladı.

ADF, Bölgesel Konular İçin Eşsiz Bir Fırsat
Toplantının moderatörlüğünü yapan TRT World Londra’dan Maria Ramos’un sorularını yanıtlayan Bakan Fidan, ADF’nin önemine dikkat çekti. Fidan, “Bu platformu özellikle de bizim bölgesel konularımıza odaklamak istiyoruz. Diplomasi forumları dünyanın dört bir tarafında çoğunlukla oralara gittiğiniz zaman hep benzer sorular soruluyor. Küresel sorular veya batı dünyasını ilgilendiren konular hep ele alınıyor. Ancak bizim bölgemizle alakalı olan bölgesel konular bizim için çok daha önemli” dedi.
Orta Doğu, Kuzey Afrika, Balkanlar ve Akdeniz bölgesi gibi konuların yeterince platformda ele alınmadığını belirten Fidan, “Antalya Diplomasi Forumu, bize eşsiz bir fırsat da sunuyor bölgemiz için ve bölgemiz içerisinde bölgesel çözümler ve fikirler ortaya çıkarması açısından bizim için çok önemli” ifadelerini kullandı.

Diplomasi Her Zamankinden Daha Önemli
Uluslararası sistemin çökmek üzere olduğu bir dönemde diplomasinin geçerliliği sorulan Bakan Fidan, diplomasinin bu çağda her zaman olduğundan daha önemli ve daha fazla ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Fidan, “Bizler çok taraflılığın ve uluslararası düzenin çökmeye başladığını görüyoruz ve çok daha fazla diyaloğa ihtiyacımız var. Belli kurallara ihtiyacımız var” diye konuştu.
Bakan Fidan, uluslararası sistemde ulus devletlerin daha fazla önem taşıdığını görüldüğünü ve bu bağlamda devletler içinde diplomasinin çok daha önemli hale geldiğini vurguladı.

‘Bölgesel Ülkeler Kendi Problemlerini Sahiplenmeli’
Türkiye, Pakistan, Katar ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin barış ve istikrar için oynadığı rolle ilgili soruyu yanıtlayan Bakan Fidan, “Bölgesel sahiplenme gerçekten önemli bir dış politika kavramı” dedi.
Fidan, şöyle devam etti: “Eski sisteme baktığınız zaman, özellikle bizim doğu bölgemize baktığınız zaman bir hegemon gücün gelip problemi çözmesi bekleniyor. Ve hegemon güç oraya gelip problemi çözmeye başladığında, çözümden daha fazla problem üretiyor. Bu sürekli tekrarlıyor. Dolayısıyla artık bölgesel ülkelerin bir araya gelip kendi problemlerini sahiplenip bunu çözmeye başlamaları lazım.”

‘İsrail’in Yayılmacı Bir Politikası Var’
Uluslararası sistemin zayıflaması ve güç siyasetinin geri dönüşü sorusu yöneltilen Bakan Fidan, bölgede güç politikalarının oyunun kurallarını uzun zamandır domine ettiğini söyledi. Fidan, şu çarpıcı değerlendirmeyi yaptı: “Bizim gördüğümüz şey şu, aslında her zaman için her bir ülkenin, her bir ulusun kendi sınırları var. Hiç kimse, başka bir ülkenin topraklarında gözü yok. İsrail hariç, İsrail’in yayılmacı bir politikası var.”
Bakan Fidan, İsrail hariç bölgedeki ülkelerin hepsinin kendi toprakları, bayrakları ve devletleri olduğunu belirterek, “Dolayısıyla bizler toprak bütünlüğümüze, egemenliğimize ve diğer ülkelerin güvenlik ve emniyetine saygı duyduğumuz müddetçe bu çok temel bir başlangıç noktası bizim için. Problemlerin yüzde 80’ini bu şekilde çözebileceğimiz kanaatindeyim” dedi.

İsrail’in Politikaları Bölgesel Tehdit
İsrail’in politikalarının bölgesel güvenlik mimarisine etkilerini değerlendiren Bakan Fidan, “İsrail gerçekten uluslararası bir illüzyon ortaya koydu ve kendi güvenliğinin peşinden koşuyor. Fakat şu oldukça açıktır ki son birkaç sene içerisinde bu kavram altında daha fazla toprak peşinde aslında İsrail. O işin gerçeği bu” ifadelerini kullandı.
Fidan, İsrail’in özellikle Netanyahu döneminde daha fazla toprak almaya çalıştığını, Filistin toprakları, Gazze, Batı Şeria, Doğu Kudüs, Lübnan ve Suriye’ye doğru genişlemeci bir politika sürdürdüğünü kaydetti. “Bu işgalci tutum devam ediyor. Aslında bunun durması gerekiyor bir an önce” diyen Fidan, İsrail’in bunu anlamış olması gerektiğini söyledi.

‘İsrail, ABD ile Olan İlişkisini Kötüye Kullanıyor’
Bakan Fidan, İsrail’in hem Avrupa’dan hem de ABD’den müthiş bir destek aldığını belirterek, “Avrupa özellikle Gazze’deki soykırımdan sonra kendilerine gelmeye başladılar ve bir mesafe koymaya başladılar İsrail ile. Yanlış politikalarıyla bir mesafe koymaya başladı. Fakat ABD söz konusu olduğunda aslında o noktaya gelmeye daha çok şey var” dedi.
“İsrail, ABD ile olan ilişkisini kötüye kullanıyor” diyen Fidan, ABD’de de siyasetinde ve toplumunda İsrail ve yanlış politikalarıyla ilgili bir uyanışın söz konusu olduğunu ifade etti.

Gazze’deki Görüşmeler ve İnsani Durum
Gazze’deki son durumu değerlendiren Bakan Fidan, Gazze Barış Planı’nın ilk aşamasının uygulamaya başlandığını, ancak İsrail’in insani yardım içeren kısmıyla alakalı yükümlülüklerini yerine getirmediğini söyledi.
Fidan, “Ara bulucular İsrail’in taahhüdünü yerine getirmesini bekliyor ilk aşamayla alakalı olarak. Daha fazla insani yardımın, daha fazla tıbbi yardımın oraya girmesi lazım ve bunları içeriye sokabilmek için de izne ihtiyaç var ve aynı şekilde insanların barınma ihtiyacının karşılanması lazım” diye konuştu.
Filistin Teknik Komitesi’nin Gazze’ye girmelerine müsaade edilmediği için henüz çalışmalarına başlayamadığını belirten Fidan, Kahire’de devam eden görüşmelerin olumlu bir şekilde sonuçlanmasını umduklarını ifade etti.
Türkiye’nin Çok Katmanlı Diplomasisi
Türkiye’nin çok katmanlı diplomasisine ilişkin konuşan Bakan Fidan, “Hep çatışma taraflarıyla bizim ilişkilerimizin yoğun olduğunu görüyoruz. Biz diplomasiye ve diyaloğa dahil oluyoruz, savaşa değil” dedi.
Fidan, Türkiye’nin bölgedeki dış politika önceliklerinin savaşların ortaya çıkmamasını sağlamak, devam eden çatışmaları durdurmak ve son vermek olduğunu vurgulayarak, “Ancak bu sayede biz kendi bölgemiz içerisinde ticareti ve kalkınmayı mümkün kılabiliriz. Emniyet, güvenlik ve istikrarı mümkün kılabiliriz” ifadelerini kullandı.
Antalya Diplomasi Forumu’nun ikinci gününde gerçekleşen bu önemli oturum, Türkiye’nin bölgesel ve küresel meselelere yaklaşımını bir kez daha gözler önüne serdi.
