Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu’nun açılışında yaptığı konuşmada uluslararası sistemdeki adaletsizliklere ve çifte standartlara dikkat çekti. Barış süreçlerinin düzen bozucu aktörlerin insafına bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Fidan, “Güçlü bir irade tarafından sahiplenilmelidir. Küresel ekonomik refah paylaşımının adil hale getirilmesi elzemdir” dedi.

Diplomasinin Nabzı Antalya’da Atıyor
Antalya Diplomasi Forumu’nun açılışında konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde forumun küresel bir markaya dönüştüğünü söyledi. Forumu benzerlerinden ayıran başlıca özelliklerinden birinin sahip olduğu bu eşsiz buluşturma gücü olduğunu aktaran Bakan Fidan, “Diplomasinin nabzı Antalya’da akmakta. Belirsizliğin çoğaldığı bugünde geleceği nasıl şekillendireceğimizin vizyonu burada atılmaktadır. Çözümler, ortak akıl ve hikmet ile şekillenecektir” ifadelerini kullandı.
Kuralsızlık ve Adaletsizlik En Büyük Tehdit
Birbirini tetikleyen çok boyutlu krizler ile karşı karşıya olunduğunu belirten Fidan, “Meselemiz belirsizlik ve krizlerin, bizzat çağımızın baskın bir karakteri haline gelmesidir. ‘Uluslararası sisteme yönelik en büyük tehdit, kuralsızlığın, adaletsizliğin olduğu dönemdir’ demişti Cumhurbaşkanımız. Ne derece haklı olduğunu bugün görüyoruz” diye konuştu.

Gazze ve İsrail Yayılmacılığına Vurgu
Geçen yıl forumun gündemine Gazze’de yaşananların oturduğunu aktaran Fidan, “Bu yıl ise İran savaşı oturdu. Bu süreçte bölgemizi ağır tehditler altına atmıştır. Şüphesiz bu savaştan herkesin çıkaracağı tarihi dersler bulunmaktadır. Ancak ilk ve acil görev ateşkesin sağlanmasıdır” dedi.
Sağlanan sükunet ortamının sorunun asıl kaynağını gözden kaçırmaması gerektiğini söyleyen Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gazze’de başlayan, Lübnan’a sıçrayan İsrail yayılmacılığı doğrudan tehdit haline gelmiştir. Bugün uluslararası toplum nadir görülen bir anlayış birliği sergilemekte. Biz de elimizden gelen gayreti göstermeliyiz ki Antalya’daki temel düşünce de budur.”
Barış Süreçleri Güçlü İrade İle Sahiplenilmeli
Bakan Fidan, diplomasinin yangını daha fazla yayılmadan söndürme iradesi ve yarını tasarlamak olduğunu belirterek, bu vizyonun iki ana sütun üzerinde yükselmesi gerektiğini ifade etti. Birinci ayağın küresel düzeyde kurumsal reform olduğunu vurgulayan Fidan, “Temsil kabiliyeti zayıf yapılar ile krizleri yönetmenin mümkün olmadığı açıktır. Küresel vicdanı yaralayan çifte standartlara Cumhurbaşkanımız yıllar önce değinmişti. Krizler şimdi ülkelerin kapısına dayanınca Cumhurbaşkanımızın değindiği noktalara geldiler” dedi.
Fidan, şu kritik uyarıyı yaptı: “Uluslararası toplumun önünde ertelenemez bir vicdani bir muhasebe bulunmaktadır. Barış süreçleri, düzen bozucu aktörlerin insafına bırakılmamalıdır. Güçlü bir irade tarafından sahiplenilmelidir. Küresel ekonomik refah paylaşımının adil hale getirilmesi elzemdir.“

Yapay Zeka Yeni Bir Tahakküm Aracına Dönüşmemeli
Aynı şekilde yapay zekanın, kısıtlı sayıda aktörün elinde yeni bir tahakküm aracına dönüşmemesi gerektiğini ifade eden Bakan Fidan, “İnsanlık bu teknolojik imkandan birlikte faydalanmalı; hiç kimse, hiçbir coğrafya geride asla bırakılmamalıdır” şeklinde konuştu.
Çözüm Bölge Ülkelerinin İradesiyle Mümkün
İkinci ayağın ise bölgesel sahiplenme olduğunu belirten Fidan, “Biz Türkiye olarak sorunların ancak bölgeyi en iyi tanıyan aktörler tarafından, bölge ülkelerinin iradesiyle çözülebileceğine inanıyoruz. Bu anlayışla bölgemizde barışı, istikrarı ve refahı kalıcı kılmak için her türlü sorumluluğu almaktan çekinmiyoruz” dedi.
“Dünya Beşten Büyüktür” Şiarı Her Zamankinden Fazla Yankı Buluyor
Konuşmasını Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Dünya beşten büyüktür” sözüne atıfta bulunarak tamamlayan Bakan Fidan, “Bu şiarın bugün her zamankinden daha fazla yankı bulduğu bir dönemden geçiyoruz. Gazze’de yaşanan insani trajedi, uluslararası sistemin mevcut yapısıyla ne kadar yetersiz kaldığını en acı şekilde göstermiştir. Artık sadece kınamalarla yetinilemez; adaletin tesisi için somut adımlar atılmalıdır” ifadelerini kullandı.
Fidan, Antalya Diplomasi Forumu’nun bu yılki toplantılarının, sadece sorunları konuşulan değil, çözümler için güçlü bir irade ortaya konulan bir mecra olmasını temenni etti.
