Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Kahramanmaraş’ta Fındık Festivali: 200 Ton Üretim, Karadeniz’e Fındık Satan Şehir

Kahramanmaraş’ta düzenlenen fındık festivali, bölgedeki yıllık 200 ton üretim ve Kalekaya fındığının markalaşma hedefini gündeme taşıdı. Detaylar haberimizde.

Kahramanmaraş’ta düzenlenen fındık festivali,

Kahramanmaraş’ta fındık üretiminin tanıtımı amacıyla düzenlenen festival, bölgenin bu alandaki potansiyelini bir kez daha gözler önüne serdi. Onikişubat ilçesi Kalekaya Mahallesi’nde gerçekleştirilen etkinlik, hem üreticilerin emeğini taçlandırdı hem de bölgenin mini Karadeniz olarak anılmasına vesile oldu.

Kalekaya’nın Fındık Hikayesi

Yıllar önce geçimlerini sağlamak için Karadeniz’e fındık toplamaya giden hemşehrilerin, dönüşlerinde yanlarında getirdikleri fidanlarla başlayan bu serüven, bugün Kalekaya Mahallesi ve çevresinin ana geçim kaynağı haline geldi. Yaklaşık 1400 rakımlı bölgede düzenlenen festivale, sanatçıların performansı ve yöre halkının yoğun katılımı damga vurdu.

Kahramanmaraş Fındık Festivali​​

“Atalarımızdan Bize Kalan Bir Emeğin Geleceğe Taşınan Mirası”

Festivalde konuşan Onikişubat Belediye Başkanı Hanifi Toptaş, Kalekaya bölgesinin Karadeniz’in iklim ve coğrafyasını andıran bir yapıya sahip olduğunu belirtti. Toptaş, şöyle konuştu:

“Burada yıllar önce geçimlerini sağlamak için büyük bir fedakarlık ve emek hikayesi başlamış. Geçimlerini sağlamak için Karadeniz’e fındık toplamaya giden hemşehrilerimiz oradaki arazi şartlarının kendi memleketlerine benzediğini görmüşler. Yanlarında fındık fidanları getirmiş, kendi topraklarına dikmişler. Ve o fidanlar bugün Kalekaya’nın önemli bir geçim kaynağına, bölgenin ekonomik değerine ve hepimizin gurur duyduğu bir ürüne dönüşmüş durumda. İşte bu üretimin, emeğin ve inancın hikayesi böyle başlıyor. Bugün fındık sadece bir tarım ürünü değildir; Kalekaya’da fındık alın teridir, sabırdır, ailelerin geçim kaynağıdır, atalarımızdan bize kalan bir emeğin geleceğe taşınan mirasıdır.”

“Küllenme Hastalığı Görülmüyor”

Kahramanmaraş Ziraat Odası Başkanı Mehmet Çetinkaya ise bölgede yıllık 150-200 ton arasında fındık üretildiğini vurgulayarak şu açıklamayı yaptı:

“Kalekaya, Sır bölgesi dediğimiz bu bölgede fındığımız söz sahibi olan bir ürünümüz. Bu bölgede ciddi bir şekilde fındık üreticiliği yapılmakta. Yıllık 150-200 ton civarında son derece kaliteli, görseli ve dolgunluğuyla iyi bir fındık kalitesine sahip bu bölgemiz. Ve bu bölgenin tamamı fındıkçılıkla iştigal etmekte, üretim yapmakta çiftçilerimiz. Hasat edilen 150-200 ton ciddi bir rakam. Hasat edilen fındık Kahramanmaraş’ın yanı sıra Adana, Gaziantep, Malatya gibi çevre illerde de iç pazarda satılıyor. Alıcısıyla ilgili de bir sıkıntı yaşamıyoruz çünkü küllenmeye karşı dayanıklı olduğu, küllenme hastalığının görülmediğinden kaynaklı rekolte ve kalitede çok iyi olur. Geçtiğimiz yıllarda Karadeniz’de sözleşmeli üretim yapan çiftçilerimiz, Karadeniz’de don vurduktan sonra Kahramanmaraş’tan fındığı temin ediyor, sözleşme imzaladığı firmaya fındığını teslim ediyor. Yani Karadeniz’e fındık satan şehir de diyebiliriz.”

Kalekaya Fındık Üretimi​​

“Kalekaya Fındığını Marka Haline Getirmeyi Hedefliyoruz”

Kalekaya Muhtarı Hasan Biricik ise fındık üretiminin bölge için önemine değinerek şunları söyledi:

“Burası Kahramanmaraş’ın mini Karadeniz’i, Kalekaya’sı ise fındık diyardır. Kalekaya’da yüzyılları aşkındır fındık yetiştiriyoruz. Atalarımızdan miras kalan bu üretim kültürünü artırmak için Kalekaya fındığını daha geniş kitlelere tanıtmak, üreticilerimizin emeğinin karşılığını almasına katkı sağlamak için bu festivali düzenliyoruz. İnşallah festivalimizi her yıl daha da büyüterek Kalekaya fındığını bir marka haline getirmeyi hedefliyoruz.”

Fındık Festivali Etkinlikleri​​

Festival boyunca yöresel ürünlerin tanıtımı yapılırken, vatandaşlar Kalekaya fındığının lezzetini tatma fırsatı buldu. Bölgenin tarımsal potansiyelini ortaya koyan bu etkinlik, fındık üretiminin sadece Karadeniz ile sınırlı olmadığını, Akdeniz iklimine yakın coğrafyalarda da başarılı şekilde yapılabileceğini gösterdi.