TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Okul Olaylarını ve Dijital Risklerini Araştırma Komisyonu’nda sunum yapan Kamu Denetçisi Fatma Benli Yalçın, çocukların karıştığı suç sayısındaki artışa dikkati çekerek, “Çocukların karıştığı suçların sayısı sadece bir senede 683 bin 823. Bu çok ciddi bir rakam. Ben 10 küsur senedir cezaevi ziyaret eden birisi olarak net olarak söyleyebilirim. Çocuklar cezaevine girdiklerinde, çıktıktan 2-3 sene sonra tekrar girme oranları yaklaşık yüzde 80; tekrar suç işleme oranları çok yüksek” dedi.
Komisyon Başkanı Beyazıt: Çocuklar gördüklerinden etkileniyor
TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Okul Olaylarını ve Dijital Risklerini Araştırma Komisyonu, AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında toplandı. Toplantının açılışında konuşan Beyazıt, çocukların güvenliğinin yalnızca okul kapısıyla sınırlı olmadığını belirterek, “Bugün artık çocuklarımızın güvenliğini yalnızca okul kapısından başlayıp okul çıkışında sona eren bir mesele olarak değerlendiremeyiz. Çocuklarımızı sınıfta olduğu kadar ekran başında da korumalıyız. Okul bahçesi kadar dijital dünyada da güvenli hale getirmeliyiz, çünkü dijital dünya doğru kullanılmadığında fırsatlar kadar ciddi riskler de beraberinde getirmektedir. Yapılan araştırmadan biri son derece dikkat çekici ve gerçeği ortaya koymaktadır. Suça karışan çocukların yüzde 42’si örnek aldığı kişilerin şiddet davranışlarına tanık olmalarının suç işlemlerinde etkili ve özendirici olduğunu ifade etmektedirler. Bu veri bize şunu göstermektedir: Çocuklar sadece söylenilenlerden değil, gördüklerinden de etkilenmektedir” ifadelerini kullandı.
Hükümlü çocukların talepleri dikkat çekti
Aile, okul, sokak, medya ve dijital platformlarda karşılaşılan davranışların çocukların karakterini şekillendirdiğini vurgulayan Beyazıt, hükümlü ve tutuklu çocuklarla yapılan bir araştırmanın sonuçlarını paylaştı. Beyazıt, “Hükümlü ve tutuklu çocukların yüzde 94’ü yardımseverlik ve fedakarlık duygularının geliştirilmesini, yüzde 93’ü acıma ve merhamet duygularının güçlendirilmesini, yüzde 92’si dürüstlüğün ve verilen sözün tutulmasının özendirilmesini, yüzde 91’i başkalarının hakkına saygının öğretilmesini, yüzde 84’ü ise kısa yoldan zengin olma anlayışından vazgeçilmesini istemektedirler. Bu oranlar bize çok önemli bir gerçeği göstermektedir. Çocuklar yalnızca nasihatlerle değil, gördükleri davranışlarla da yetişmektedirler” diye konuştu.
Yalçın: Mevzuat ve uygulama yeterli değil
Kamu Denetçisi Fatma Benli Yalçın, komisyonda yaptığı sunumda, 7 ayda 15 okul ziyareti gerçekleştirdiklerini ve 3 bin 300’den fazla çocuğun görüşlerine başvurduklarını açıkladı. Yalçın, “Bu konuyla ilgili mücadeleyi geçmişten gelen mevzuat hükümleriyle, uygulamalarla çözme imkanımız yok. Biz kadın ve çocuğa karşı şiddeti kesin olarak yasaklayan yasayı çıkarmak zorundayız. Bunu yapmadığımız her gün Türkiye’de maalesef Amerikanvari olaylar karşımıza gelecektir. Dünle aynı ortam içerisinde değiliz. O yüzden bugün elimizdeki mevzuat ve elimizdeki uygulama bizim için yeterli değil” dedi.
12 yaşındaki çocuk ‘mafya’ kavramını bilmemeli
Çocukların dijital içeriklerden olumsuz etkilendiğine dikkat çeken Yalçın, şunları söyledi:
“Kamu Denetçiliği Kurumu olarak sizin ayağınıza geliyoruz. Bir çocuk web sitemiz var ve 125 bin çocuk bize müracaat ediyor. Bakın park için ya da lavabolardaki peçeteler için müracaat ediyor. Yanımdaki çocuk şunu söylüyor, ‘Siz bunu nasıl yapıyorsunuz, sizin bu kadar paranız var mı, siz mafya mısınız?’ 10 yaşındaki çocuk sınıfına gelen birilerine, ‘Siz mafya mısınız, bu kadar paranız mı var?’ diye düşünüyorsa demek ki bu televizyonda var olan dizilerin sosyal medyadaki yansımalarının çocuktaki karşılığı bu. Benim uzmanlarıma çocuklar, ‘İşte, siz çocuk haklarından bahsediyorsunuz, bize müracaat edeceğimizi söylüyorsunuz ama Ahmet Minguzzi ile Atlas çocuk değil miydi?’ diye soruyorlar. Hatta bir başkası, ‘Ben kaçırılırsam size müracaat edebilir miyim?’ diye sormuş. Bizim kitlemiz 10-12 yaş aralığı çünkü o yaşlardaki çocuklara gittiğinizde daha akılcı oluyor. 15 yaşındaki çocuktan yaşamını değiştirmesini bekleyemezsiniz. Ama 10-12 yaş aralığındaki bir çocuğun Ahmet Minguzzi’yi bilmemesi gerekir, ‘mafya’ ifadesini bilmemesi gerekir.”
Çocukların tekrar suç işleme oranları yüksek
Cezaevinde 4 bin 505 çocuğun bulunduğunu ve tutuksuz yargılama oranının yüzde 95 olduğunu belirten Yalçın, tekil suça sürüklenen çocuk sayısının 330 bin 496 olduğunu vurguladı. Yalçın, “Ayrıca diğer çocukların karıştığı suçların sayısı sadece bir senede 683 bin 823. Bu çok ciddi bir rakam. Ben 10 küsur senedir cezaevi ziyaret eden birisi olarak net olarak söyleyebilirim. Çocuklar cezaevine girdiklerinde, çıktıktan 2-3 sene sonra tekrar girme oranları yaklaşık yüzde 80; tekrar suç işleme oranları çok yüksek. Bir de cezaevinde elbette mahpusların birbirine karşı darpları vardır ama ben hiçbirinde çocuk suçluların alttaki rafa ateş yaktıklarına dair bir şeyi ben hiç erkek mahpuslardan duymadım, böyle bir başvuru almadım. Ben başvurulardan hareketle söyleyeceğim, şu an hiçbir ebeveynin çocuğunu en ufak toz kondurmadığı bir dönem içerisindeyiz. Çocuk okula bıçakla geliyor, bana müracaat eden öğretmen ebeveyn diyor ki, ‘Yerli malı haftasıydı.’ Yani dolayısıyla bir anne babaya, ‘Senin çocuğunun psikiyatrik problemleri var, kendi iyiliği için tedavi olması gerekiyor’ denildiğinde ebeveynler bunu yapmak istemiyor” ifadelerini kullandı.
TİHEK’ten çocuk koruma sistemi önerileri
Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) İkinci Başkanı Muhammet Ecevit Carti, komisyonda yaptığı sunumda, çocuk koruma sisteminin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Carti, “Çocuk koruma sisteminin güçlendirilmesi ve psikososyal destek hizmetlerinin etkinleştirilmesine yönelik bir tavsiyemiz var. Personel kapasitesiyle ilgili özellikle çocuklarla ilgilenen personelin bu konularda ciddi bir şekilde eğitimle desteklenmesi gerekiyor. Hem insan hakları hem çocuk hakları bağlamında, işkence ve kötü muamele konusunda bu çalışmaları yapan kamu personelinin bilinçlendirilmelidir. Çocukların gelişimini destekleyen hizmetlerin güçlendirilmeli. Çocukların fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişimi destekleyen birçoğu koruyucu-önleyici faaliyetlerin güçlendirilmelidir. Öğrencilerin siber zorbalık veya şiddet tehditlerini okul yönetiminin bağımsız olarak anonim olarak bildirebilecekleri, kolluk kuvvetleriyle entegre dijital platformların yaygınlaştırılmalıdır. Okullarda duyguları tanıma, öfke kontrolü, sağlıklı problem çözme becerilerini öğreten psikoeğitim programlarının müfredatın zorunlu bir parçası haline getirilmesi yolunda önerilerimiz var. Eğitimcilerin dijital radikalleşme sembollerini, alt kültürlerin jargonlarını ki bu son dönemde özellikle kapatılan bazı yeraltı mecralarla ilgili olarak gündeme geldi. Sosyal hizmet merkezleri ile toplum ve ruh sağlığı merkezlerinde aile temelli bir tedavi modelinin uygulanması gerektiğine dair önerimiz var” diye konuştu.
KVKK’dan Instagram’a 11 milyon 500 bin lira ceza
Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) Başkan Yardımcısı Cihan Kanlıgöz, komisyonda yaptığı sunumda, Instagram platformuna çocukların kişisel verilerinin korunması kapsamında idari para cezası kesildiğini açıkladı. Kanlıgöz, “Instagram da 13-17 yaş grubundaki çocukların gizli hesaplarını işletme hesabına dönüştürme sürecinde hesabın, paylaşımların ve kişisel verilerin herkese açık hale gelmesini çocukların mahremiyeti bakımından ciddi bir risk olarak değerlendirildi. Instagram sosyal medya platformuna 2024 tarihinde o günkü yeniden değerleme oranları çerçevesinde 11 milyon 500 bin lira toplam idari para cezası kesildi. Kurumumuzun da özellikle çocukların kişisel verilerinin korunmasına yönelik pek çok etkinlikleri ve faaliyetleri var. Bunların içerisinde yine hazırlanan çeşitli broşürler, çocuklar tarafından dikkat edilmesi gerekenler, veliler tarafından dikkat edilmesi gerekenler, ürün ve hizmet geliştiricileri tarafından dikkat edilmesi gerekiyor” dedi.
