CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine ilişkin parti genel merkezinde basın açıklaması yaptı. Kılıçdaroğlu, 2013 yılındaki ilk çözüm sürecine CHP olarak destek verdiklerini hatırlatarak, “Öyle gizli kapaklı yapmayın, Meclis’e getirin, orada çözelim” diye TBMM’yi adres gösterdiklerini söyledi. 2020 yılındaki kurultayda da bu soruna değindiklerini belirten Kılıçdaroğlu, “13 yıl sonra bizim önerimize gelindi. Sorunun çözüm adresi olarak TBMM gösterildi ve Meclis bu görevi üstlendi” dedi.
4 Boyutlu Çözüm Mimarisi
Kılıçdaroğlu, gerçekçi bir çözüm mimarisinin en az 4 ayrı boyutu içermesi gerektiğini vurguladı: terör örgütünün doğrulanabilir biçimde silahsızlanması, Türkiye’nin bütün yurttaşlarını kapsayan demokratik ve hukuki reformlar, bölgesel güvenlik düzenlemesi ve dış güçlerin müdahalesini sınırlayacak bir egemenlik stratejisi. “Bu 4 boyut, her aşamada dikkate alınmak zorundadır” diyen Kılıçdaroğlu, “Türkiye hem güvenlik mimarisini hem de toplumsal barışını hukuk ve demokrasi temelinde oluşturmak zorundadır” ifadelerini kullandı.

‘Terörün Bitmesi Tarihsel Fırsat’
Terörün bitmesinin Türkiye için tarihsel bir fırsat olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, bu sürecin ancak Cumhuriyet’in kurucu ilkeleriyle, TBMM’nin demokratik meşruiyetiyle, hukuk devletiyle ve üniter yapıyla başarıya ulaşabileceğini söyledi. “Asıl soru şudur; terör sonrasında nasıl bir Türkiye kurulacaktır? Silahların susması kendi başına kalıcı bir barışa dönüşecek midir?” diye soran Kılıçdaroğlu, “Sorunu ilk keşfeden, ilk gören, ilk raporu hazırlayan, çözüm önerilerini getiren, bütün eleştirilere göğüs geren tek parti Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Çünkü bu ülkeyi biz kurduk, bu ülkenin mimarı biziz” dedi.
‘Cumhuriyet’i Demokrasiyle Taçlandırma’
CHP olarak sürece, ‘Cumhuriyet’i demokrasiyle taçlandırma’ süreci dediklerini söyleyen Kılıçdaroğlu, bunun; silahın siyasetten tamamen çıkması, siyasetin Meclis’in denetimine girmesi, farklı toplumsal aidiyetlerin ortak Cumhuriyet yurttaşlığı içinde güvence altına alınması ve AİHM ile Anayasa Mahkemesi kararlarının gereğinin yapılması anlamına geldiğini belirtti. “Sürecin başarısı yalnızca siyasi iradeye bağlı değil, hukuki güvenceye, şeffaflığa, toplumsal katılıma ve güven duygusunun yeniden inşasına bağlıdır” değerlendirmesinde bulundu.

‘Terörün Bitmesi Kırmızı Çizgimizdir’
CHP olarak cumhuriyetçi eşit yurttaşlık vaat ettiklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, “Benim ne hakkım varsa Kürt vatandaşımızın, kardeşlerimizin de o hakkı vardır” dedi. Bu meselenin sadece bir demokrasi ve hukuk meselesi olmadığını, Türkiye’nin güvenliği ve dış politikası için de hayati olduğunu vurguladı. “Önce Kürt vatandaşlarımızla, ardından Kürt komşularımızla kuracağımız güçlü bağlar, Türkiye’nin gelecek vizyonunu da şekillendirecek” diyen Kılıçdaroğlu, “Terörün bitmesi ve üniter devlet yapısı kırmızı çizgimizdir” şeklinde konuştu.
‘TBMM Merkezli Yürütülmeli’
CHP olarak sürece ilişkin çağrı yapan Kılıçdaroğlu, sürecin tüm aşamalarının bundan sonra da TBMM merkezli yürütülmesi gerektiğini belirtti. “Çerçeve yasa, açık hukuk ilkelerinin ürünü olmalıdır. Silahsızlanma gerçek, denetlenebilir ve geri dönüşsüz olmalıdır. Demokratik siyasetin alanı genişletilmelidir. Üniter yapı ve egemenlik ilkesi korunmalıdır” diyen Kılıçdaroğlu, “Bu ülkeyi kuran parti olarak, sorumluluğumuzu biliyoruz. Hiçbir siyasi menfaat düşünmeden elimizi taşın altına koyuyoruz. Yeter ki bir kişi daha ölmesin, yeter ki Türkiye bu meseleden kurtulsun” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları, Türkiye’nin uzun süredir gündeminde olan çözüm sürecine ilişkin CHP’nin net tutumunu ortaya koyması açısından büyük önem taşıyor. Partinin, sürecin TBMM merkezli ve hukuki güvencelerle yürütülmesi konusundaki hassasiyeti, gelecek dönemdeki siyasi tartışmaların da ana eksenini oluşturacak gibi görünüyor.
