Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı, yaklaşık 3 saat sürdü. Toplantının ardından İletişim Başkanlığı tarafından yayımlanan bildiride, “Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefleri istikametinde atılan adımlar ve katedilen mesafe değerlendirilmiş; ülkemizin ve milletimizin yanı sıra bölgemizin güvenliği ile komşularımızın huzuru ve refahı için sarf edilen gayretlerin kararlılıkla sürdürüleceği ifade edilmiştir” denildi.
Terörle Mücadelede Kararlılık Vurgusu
Bildiride, toplantıda PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ terör örgütleri başta olmak üzere milli birlik ve beraberliğe yönelik her türlü tehdide karşı yurt içinde ve yurt dışında yürütülen faaliyetler ile son dönemdeki uluslararası gelişmeler hakkında Kurula bilgi sunulduğu belirtildi. “Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefleri istikametinde atılan adımlar ve katedilen mesafe değerlendirilmiş; ülkemizin ve milletimizin yanı sıra bölgemizin güvenliği ile komşularımızın huzuru ve refahı için sarf edilen gayretlerin kararlılıkla sürdürüleceği ifade edilmiştir” ifadeleri kullanıldı.
Suriye ve Irak’a İlişkin Mesajlar
Suriye’nin birliğinin ve bütünlüğünün tahkimi ile devlet otoritesinin ülke sathına teşmili ve entegrasyon sürecindeki müspet gelişmelerin ele alındığı kaydedilen bildiride, “Suriye halkının, ülkelerini yeniden ayağa kaldırmasına ve uluslararası toplumla bağlarını kuvvetlendirmesine yönelik desteğimizin devam edeceği kaydedilmiştir” denildi. Irak’ın huzur ve istikrarının tüm bölge için kritik önem arz ettiği vurgulanarak, Irak Hükümeti’nin devlet egemenliğini ülke genelinde güçlendirme gayretlerinden memnuniyet duyulduğu ve Irak ile stratejik iş birliğini ilerletme yönündeki iradenin teyit edildiği belirtildi.
Küresel Gelişmeler ve Çağrılar
Küresel gelişmelerin ele alındığı bildiride şu ifadelere yer verildi:
“ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın, süregelen çatışmalarla bir kısır döngüye evrilerek bölgedeki kırılganlıkları tetiklediği ifade edilmiş; taraflara, müzakerelere dönme ve küresel neticeleri tedricen ağırlaşan ihtilafa son verme çağrısında bulunulmuştur. İsrail Yönetimi’nin Gazze ve Lübnan’da barışın tesisi hususundaki taahhüt ve yükümlülüklerini yerine getirmeyerek saldırılarını sürdürdüğüne işaret edilmiş; uluslararası toplum, Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini de ihlal ederek bölgede istikrar sağlanmasına engel olmaya çalışan İsrail Yönetimi karşısında somut adımlar atmaya davet edilmiştir. Rusya-Ukrayna Savaşı’ndaki güncel durum ile sivil altyapılar ve seyrüsefer güzergahları üzerinde yoğunlaşan saldırıların bölgesel ve küresel etkileri ele alınmış; müşahede edilen kontrolsüz tırmanma ve yayılma emareleri karşısında, taraflara itidal ve ateşkes çağrısında bulunulmuştur. Yemen’de son dönemde tırmanan gerilimin başta komşu ülkeler olmak üzere bölgede güvenlik risklerini artırdığı vurgulanarak, küresel istikrar bakımından da önem arz eden sükûnetin ivedilikle sağlanması gerektiğinin altı çizilmiştir.”
