İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye’de siyasetin yargı müdahaleleriyle değil, milletin iradesiyle şekillenmesi gerektiğini vurguladı. Dervişoğlu, “Biz saltanat değil, Cumhuriyet istiyoruz. Bugün ihtiyacımız olan şey yeni tartışmalar, yeni sorun alanları değil, milletin ferasetine duyacağımız güvendir” dedi.
CHP’deki Gelişmeler ve Kayyım Uyarısı
Dervişoğlu, CHP’de yaşanan son gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, bu durumun sadece bir parti içi mesele olmadığını, Türkiye’de siyasetin geleceğine yönelik daha büyük bir planın parçası olduğunu öne sürdü. İmralı ile yapılan pazarlıkları eleştiren Dervişoğlu, “CHP’ye cebren, kapılar kırılarak girilmesine de başına kayyım atanmasına da ‘bir yargı kararıdır’ deyip geçmiyoruz” ifadelerini kullandı.
Tarihten örnekler veren İYİ Parti lideri, 1960 Yassıada kararlarından 1971 muhtırasına, 1980 sonrası yapılan parti kapatmalara kadar birçok yargı kararının millette derin yaralar açtığını hatırlattı. “Hepsi birer yargı kararıdır ve hepsinin açtığı yaraların izleri, bedenlerimizde, ruhlarımızda durmaktadır” diye konuştu.
‘Vesayet Demokrasisi İstemiyoruz’
Dervişoğlu, partilerinin duruşunun net olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
“Biz bir kayyım cumhuriyeti istemiyoruz. Biz bir vesayet demokrasisi istemiyoruz. Biz, bir kişiye biat etmişlerin; birkaç hakimin, bürokratın, danışmanın değil, milletin sözü üstün olsun istiyoruz. Siyaseti mahkemelerin değil, sandığın belirlediği bir Türkiye istiyoruz.“
İktidara ve Muhalefete Sitem
Mevcut siyasi atmosferden tüm partilerin rahatsız olduğunu dile getiren Dervişoğlu, iktidar partilerine de seslendi: “Soruyorum. AK Parti’lisi, MHP’lisi, milletvekili, il-ilçe başkanı, bu yaşananlar hiç mi sizleri yaralamıyor? Çarşıda, pazarda, sokakta yürürken milletin öfkesini hiç mi görmüyorsunuz?”
Dervişoğlu, “Ben zulme sessiz kalmam. Haksızlık karşısında dilsiz şeytan olmam. Demokrasiye de darbe yaptırmam” diyerek kararlılığını vurguladı.
‘Hukuk Devleti Demokrasinin Teminatıdır’
Hukuk devleti ile demokrasi arasındaki ilişkiye de değinen Dervişoğlu, “Hukuk devleti, demokrasinin rakibi değil, teminatıdır. Hukukun görevi, siyasi hayatı şekillendirmek değil, adil ve şeffaf işlemesini sağlamaktır” ifadelerini kullandı.
İktidarı, kamu kurumlarını ve yargıyı ‘böl-parçala-yok et’ stratejisi izlemekle suçlayan Dervişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Devleti, milleti, egemenliği yok sayan kayyımlığa karşı duruşumuz tavizsiz ve nettir. Atayan da atanan da bizim nazarımızda mutlak butlandır, sakattır, yok hükmündedir.“
