Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, memleketi Eskişehir’in Günyüzü ilçesine bağlı kırsal Gecek Mahallesi’nde buğday hasadına katıldı. Burada çiftçilerle bir araya gelen Destici, gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Konuşmasında Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturmaya da değinen Destici, “Yardım adı altında toplanan paraların kumara, fuhşa ve bahse gittiği ortaya çıktı. Şimdi lanetliyoruz ve inşallah bunun bedelini en ağır şekilde ödemesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

“Köylü Doğduğu Yerde Doymalı”
Hasat programında konuşan Destici, kırsal mahallelerde genç nüfusun azalmasına dikkat çekerek çiftçilere verilen desteğin artırılması gerektiğini belirtti. Mustafa Destici, “Bizim gıdayı üreteni, çiftçiyi, köylüyü mutlaka desteklememiz lazım. Bu köylü doğduğu yerde doyacak ki burada kalsın. Köylerde şu anda genç nüfus yok. Bizim köyümüzde bizim zamanımızda 300 öğrenci vardı. Şu anda 3 öğrenci var. Biri muhtarımızın, biri imamın, diğeri de bir komşumuzun çocuğu. Eskiden her hanede 3-5 tane vardı. Onun için bu köylünün, bu çiftçinin doğduğu yerde doyması lazım. Burada alnı ak, başı dik yaşaması lazım” dedi.

TMO’nun Kota Uygulamasına Sert Tepki
Arpa ve buğday hasat dönemine girilirken Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) uyguladığı kota sistemini eleştiren BBP Lideri, “Çiftçimiz Toprak Mahsulleri Ofisi’ne ne kadar ürün getirirse bunların hepsini taban fiyattan alacağız dendi. Şimdi bir kota uygulandığını görüyoruz. Dolayısıyla bu kotanın kaldırılması lazım ve çiftçi ne kadar üretmişse bunların tamamını Toprak Mahsulleri Ofisimizin eksiksiz bir şekilde alması gerekiyor. Yani çiftçinin bu anlamda mağduriyet yaşamaması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“Ahbap Derneği’nin Önü Arkası Belli Değildi”
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Mustafa Destici, Ahbap Derneği ve Haluk Levent ile ilgili soruşturma hakkında çarpıcı değerlendirmelerde bulundu:
“Bir ahlaksızlık sarmalı var. Şimdi Ahbap meselesi bunun somut bir örneği artık. Kızılay, depremin başladığı anda bir hata yaptı. O dönemki yönetim, başkan. Biz de o zaman bunun yanlış olduğunu söyledik. Bunun yanlış olduğunu söylerken, diğer taraftan devletin kurumlarına sahip çıkmamız gerektiğini de söyledik. Ben o dönemde AFAD’a en yüksek bağış yapan siyasetçilerin başında geliyorum. Partililer olarak da Kızılay’a yardım yaptık. Gidip Ahbap gibi önü arkası belli olmayan bir kuruluşa ya da derneğe yardım yapmadık.”

Destici, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama maalesef o dönemde toplumun önünde olan birtakım televizyoncular, her gün bunların reklamını yaptılar. Fotoğraflar verdiler, siyasetçiler oraya yönlendirmeyi teşvik ettiler ana muhalefet başta olmak üzere. Neticede bir yolsuzluk ortaya çıktı. Yardım adı altında toplanan paraların kumara, fuhşa ve bahse gittiği ortaya çıktı. Şimdi lanetliyoruz ve inşallah bunun bedelini en ağır şekilde ödemesini bekliyoruz.”



