Trabzon Üniversitesi (TRÜ) Fatih Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Hakkı Demircioğlu, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan ve Türkiye’yi yasa boğan silahlı okul saldırılarının ardından, ‘güvenli okul’ kavramının acilen yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı. Demircioğlu, şiddeti besleyen en önemli unsurlar olarak kontrolsüz dijital mecraları, aile yapısındaki kırılmaları ve medyadaki şiddet içeriğini gösterdi.
“Güvenli Okul İklimi Bozuldu”
Prof. Dr. Demircioğlu, yaptığı açıklamada, “Şanlıurfa’da ve Kahramanmaraş’ta yaşanan elim olaylar hepimizi üzmüştür. Bu olaylar, okul güvenliği ve güvenli okul kavramlarını daha fazla gündeme getirmiştir” dedi. Güvenli okulun, öğrenci, öğretmen ve çalışanların fiziksel ve psikolojik olarak kendini emniyette hissettiği ortam olduğunu belirten Demircioğlu, “Dünyada yaşanan değişmeler, gelişimler güvenli okul iklimini bozmuştur ve bozmaya devam etmektedir” ifadelerini kullandı.
“Dijital Oyunlar ve Kontrolsüz Medya Zemin Hazırlıyor”
Demircioğlu, güvenli okul iklimine en büyük zararı veren faktörleri şöyle sıraladı: “Sosyal, ekonomik, psikolojik, toplumsal ve teknolojik gelişmeler güvenli okul iklimine zarar verebiliyor. Özellikle kontrolsüz dijital mecralar, aile yapısında kırılmalar ve kontrolsüz medya, okullardaki güvenlik problemlerine zemin hazırlıyor.”
Kontrolsüz dijital oyunların çocuklar üzerindeki etkisine dikkat çeken Demircioğlu, “Şiddet bulaşıcıdır ve öğrencilerimiz burada yaptıkları şiddet pratiklerini okullara götürmekte ve aynısını yansıtmaktadır” uyarısında bulundu.
“Anne-Baba Enstitüleri Kurulmalı”
Çözüm önerilerini de sıralayan Prof. Dr. İsmail Hakkı Demircioğlu, şunları kaydetti: “Anne ve babanın iyi eğitilmesi lazım. Eskiden Köy Enstitüleri vardı, şimdi Anne-Baba Enstitüleri ve Akademileri kurulması lazım. Dijital mecraları ve kontrolsüz medyayı kontrol altına almamız lazım. En azından bu dizi ve filmlerin belli saatler dışında televizyonlarda oynatılmasında fayda vardır.”
Müfredata “Topluma Hizmet” Dersi
Demircioğlu, Türk-İslam medeniyetinin paylaşma, dayanışma ve vicdan temelli değerlerinin yeniden canlandırılması gerektiğini vurgulayarak, müfredatta da değişiklik önerdi: “İlk, orta, lise ve üniversitelerde ‘Topluma Hizmet Uygulamaları’ konulmalıdır. Değer, vicdan ve sosyal empati eğitimi müfredatlarda kazanım haline getirilmelidir.”
Prof. Dr. Demircioğlu, çocuklara sosyalleşecekleri, spor yapacakları ve hobi geliştirecekleri imkanların sağlanmasının da güvenli okul ikliminin inşasında kritik bir adım olacağını sözlerine ekledi.
