Ankara’da faaliyet gösteren Güvenli Dijital Dünya Derneği tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırma, dijital platformların tehlikelerini bir kez daha gözler önüne serdi. Derneğin yerli ve milli olarak geliştirdiği Fiziksel Interaktif Test Teknoloji Laboratuvarları (FITTAL) sistemiyle 2 binden fazla kişinin dijital davranışları analiz edildi. Çarpıcı sonuçlar, vatandaşların dijital güvenlik konusunda ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koydu.
Yardım Tuzağına Büyük İlgi

Araştırmaya katılanların yüzde 91,25’inin, sanal platformlarda tanımadıkları kişilerden gelen yardım taleplerini hiçbir sorgulama yapmadan kabul ettiği belirlendi. Daha da vahimi, bu kişilerden 1470’inin, kendilerine yardım eden kişiyle fiziksel ortamda buluşmayı kabul etmesi oldu. Bu durum, siber suçluların ve kötü niyetli kişilerin kurbanlarına nasıl kolayca ulaşabildiğini gösteriyor.
Uzmanlardan Kritik Uyarılar

Güvenli Dijital Dünya Derneği Başkanı ve Siber Strateji Uzmanı Ayça Kurtuluş, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, gençlerin büyük bir saldırı altında olduğunu vurguladı. “Savaş artık topla tüfekle değil; dijital mecralarda gerçekleşiyor.” diyen Kurtuluş, “Gençler açısından baktığımızda; burs vaadiyle, iş vaadiyle, arkadaşlık vaadiyle ve en önemlisi aidiyet vaadiyle gençlerimizi kendi alanlarına çekmek istiyorlar. Ve bunu gerçekleştirirken de dijital kanalları kullanıyorlar” ifadelerini kullandı.
Kurtuluş, dijital mecralar aracılığıyla kişilerin mahremiyet noktalarına erişildiğine dikkat çekerek şunları söyledi: “Mahremiyet noktanıza ulaştıktan sonra artık şantajlar başlıyor. Siz sohbet ettiğinizi sanırken karşı taraf sizin verilerinizi topluyor. Siz onun size yardım ettiğini düşünürken karşı taraf aslında sizden şantaj unsuru olacak bilgilerinizi alıyor. Siz ona inanmış, güvenmişken o aslında sizi ekonomik olarak nasıl manipüle edip nasıl dolandırılacağınızla ilgili planlamalar yapmış oluyor.”
Kurtuluş, 2 bin kişi üzerinde yapılan bu araştırmanın, insanların dijital platformlardaki güven zaafiyetini gözler önüne serdiğini belirterek, “Oyunlaştırılmış sistemimizle sizin dijital alışkanlıklarınızın ortaya çıkmasını sağlıyoruz. ‘Analiz laboratuvarı’ diyebiliriz buna. Böylece 2 bin kişinin üzerinde yapmış olduğumuz araştırma sonucunda; yüzde 91,25’i sanal platformlardan gelen yardım isteğini kabul etti. Daha da vahimini söyleyeyim; bu yardımlardan sonra 1470 kişi yardım eden kişiyle dışarıda yani fiziksel ortamda buluşma teklifini de kabul etti.” dedi.

Yapay Zeka ile Şantaj Tehlikesi
Araştırma, siber saldırganların yöntemlerinin ne kadar karmaşık hale geldiğini de ortaya koydu. Kurtuluş, dijital platformlarda tanışılan kişilerin önce level atlatma gibi yardımlarla güven inşa ettiğini, ardından fiziksel buluşma teklif ettiklerini anlattı. “Ayrıca kişisel verilere ulaşıyorlar, bunlara ulaştıktan sonra sizi onunla şantaj ediyor. Yani uygunsuz bir fotoğrafınızı alabiliyorlar. Konuşmalarınızdan kesitler yapıp yapay zeka ile birleştirip sizin söylemediğiniz söylemler üzerinden de sizi tehdit edebiliyorlar. Dolayısıyla gençlerimiz ve çocuklarımız istemedikleri şeylerin içerisinde bırakılıyor.” dedi.

Güvenlik Duvarları Tek Başına Yeterli Değil
Sanal gerçeklik gözlükleriyle simüle edilen bu testlerin, daha çok insana ulaşma hedefiyle yapıldığını belirten Kurtuluş, “Sistemi kurduğumuzda ‘seni ölçüyoruz’ demek yerine, ‘bir oyunun içerisindesin hadi beraber eğlenelim’ diyoruz. Bu şekilde dijital alışkanlıklarını ölçebiliyoruz.” diye konuştu.

Kamu kurumlarında ve okullarda da bu analizleri gerçekleştirdiklerini ifade eden Kurtuluş, “Özellikle gençler ve çocuklar üstüne vurgu yapıyoruz ama kamu personellerinin de bu konuda çok dikkatli olması gerekiyor. Sitelerde güvenlik duvarının olması her zaman güvenli olduğumuz anlamına gelmiyor. Önce kendimizi koruyacağız, sonra ailemizi, sonra iş yeri ve sonra ülke korumasına dönüşüyor bu. Sanalda tanıştığınız kişi sizin çocuğunuza ‘ben de 8 yaşındayım şu okuldayım. Seninle arkadaş olalım mı’ diye yaklaşıyor. Çünkü çocuklar bir aidiyet hissetmek istiyorlar ve o aidiyeti yabancılarda buluyorlar. Dolayısıyla evet şiddet içerikli dijital oyunlar zararlıdır. Fakat asıl zarar, büyük katliamlara sebep olanlar dijital oyunlardan tanıştıkları ve güvendikleri insanlardır.” uyarısında bulundu.


