Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın hazırladığı Tek Kullanımlık Plastiklere İlişkin Yönetmelik Taslağı, uzmanlardan gelen kritik önerilerle gündemde. Mikroplastik Araştırma Grubu Kurucusu Prof. Dr. Sedat Gündoğdu, taslakta en önemli eksikliğin “üretimin kısıtlanması ve yasaklanması” olduğunu vurgulayarak, bu düzenlemenin Türkiye’nin COP31 İklim Zirvesi’ndeki pozisyonunu güçlendireceğini açıkladı.

1 Eylül’de Başlayacak Yasak ve Taslak Metin
Türkiye, Sıfır Atık Projesi kapsamında plastik çatal, bıçak, tabak, pipet, kulak pamuğu ve köpük gıda kapları gibi tek kullanımlık plastik ürünlerin piyasaya arzını 1 Eylül itibarıyla yasaklamaya hazırlanıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, AB Tek Kullanımlık Plastikler Direktifi’ne uyum ve çevresel etkilerin azaltılması amacıyla bir yönetmelik taslağı hazırladı ve dış paydaş görüşlerine açtı.

Prof. Dr. Gündoğdu’dan Kritik Eksiklik Uyarısı
Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi’nde görevli Prof. Dr. Sedat Gündoğdu, yaptığı değerlendirmede, taslak metinde en önemli eksikliğin üretim kısıtlaması olduğuna dikkat çekti. Gündoğdu, “Taslak metinde görmediğimiz en önemli yaklaşım, üretimin kısıtlanması ve yasaklanması meselesidir. Çünkü yasal boşluklardan ve denetim eksikliklerinden faydalanarak bunları üretip, farklı isimlerle veya tanımlamalarla piyasaya sürme ihtimalleri vardır. Taslağın nihai haline getirildiğinde bu durumun da göz önüne alınarak düzenleme yapılmasını bekliyoruz” dedi.

Gündelik Hayatta Ne Değişecek?
Prof. Dr. Gündoğdu, yasakla birlikte gündelik hayatta yaşanacak değişiklikleri şöyle özetledi: “Bu kısıtlamayla birlikte artık dışarıda yemek yiyip içerken oradaki ürünler bize tek kullanımlık plastiklerle servis edilemeyecek ya da eve yemek siparişi verdiğimizde yanında çatal, bıçak, tabak, bardak gibi tek kullanımlık plastikler yer almayacak. Bunun yanında balon sapları, karıştırıcılar ve diğer köpük bardak gibi plastiklerin de piyasaya arzı kısıtlanacak.”

Nihai Yönetmeliğe Eklenmesi Gereken Öneriler
Prof. Dr. Sedat Gündoğdu, taslakta yer almayan ancak nihai yönetmeliğe mutlaka eklenmesi gerektiğini düşündüğü önerileri sıraladı:
- Cenaze ve düğünlerde sık kullanılan köpük tabldot tabakların da yasak kapsamına alınması.
- Otellerin, restoranların tekrar kullanılabilir sistemlere geçişi için kısa, orta ve uzun vadeli bir adaptasyon planının yönetmelikte yer bulması.
- Plastikten yapılan ıslak mendillerin de kısıtlamaya dahil edilmesi.
- Bir ürünün tek kullanımlık mı yoksa çok kullanımlık mı olduğunun kesin ve net sınırlarla tanımlanması.

COP31 İklim Zirvesi İçin Büyük Önem Taşıyor
Prof. Dr. Gündoğdu, bu düzenlemenin Türkiye’nin uluslararası arenadaki konumu için taşıdığı önemi vurguladı: “Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 İklim Zirvesi öncesi önemli bir adımdır. Çünkü sıfır atık şampiyonu olma iddiasında bir ülkeyiz. Dolayısıyla böyle bir politikada tek kullanımlık plastiklerin haliyle yasak olması oldukça yerinde bir karar. Bu durum Türkiye’nin COP31’deki pozisyonunu oldukça güçlendirecektir.”

Çevresel Faydaları ve Tüketiciye Çağrı
Gündoğdu, yasağın getireceği faydaları şöyle sıraladı: “Bu kısıtlamayla birlikte deniz çöplerinin de önemli bir bölümünü oluşturan tek kullanımlık plastikler, bir kirletici olarak günlük hayatımızdan çıkacak… İnsanların kendi kaplarını götürerek beslenme ihtiyaçlarını karşılamaya başlaması, Türkiye’nin özellikle Akdeniz’de en kirli sahillere sahip olma ünvanının değişmesi anlamına gelecek.”



Uzman görüşleri doğrultusunda şekillenecek nihai yönetmelik, Türkiye’nin çevre ve iklim politikalarında önemli bir dönüm noktası olacak.
