İstanbul’da avukat Serdar Öktem’in öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, cinayetin Daltonlar ve Gündoğmuşlar suç örgütlerinin ortak eylemi olduğu belirtildi. Azmettirici olarak ise ‘Siirtli Naci’ lakaplı Naci Yılmaz öne çıktı.

Cinayetin Perde Arkası ve Örgüt Bağlantıları
6 Ekim’de Zincirlikuyu’da avukat Serdar Öktem’e düzenlenen silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Öktem’in, yıllardır çeşitli suç örgütü liderlerinin avukatlığını yaptığı iddia edildi. İddianamede, Öktem’in 2014’ten itibaren Şirinler Suç Örgütü Lideri Mehmet Sabri Şirin’in, 2018’den itibaren ise Casperlar Suç Örgütü Lideri İsmail Atız’ın avukatı olduğu kaydedildi. Sanal medya paylaşımları ve şüphelilerin ifadelerine göre, Öktem’in Casperlar’ın parasını akladığı ve rakip örgütler aleyhine bilgi sızdırdığı gerekçesiyle hedef haline geldiği öne sürüldü.
İki Suç Örgütünün Güç Gösterisi
İddianameye göre cinayet, Naci Yılmaz’ın azmettirmesi ve finansmanıyla, Daltonlar ve Gündoğmuşlar suç örgütlerinin birlikte hareketiyle gerçekleştirildi. Eylemin, rakip suç örgütlerine yönelik bir ‘intikam ve güç gösterisi‘ amacı taşıdığı ifade edildi. Saldırıdan sonra kaçan şüphelilerin, örgüt liderlerini arayarak “Kardeşimiz Caner Kocar’ın intikamı alındı abi” dedikleri ve sevinç yaşadıkları belirtildi.

Gençler Nasıl Kandırıldı?
Soruşturmada dikkat çeken bir diğer nokta, suç örgütlerinin 15-25 yaş arası gençleri sanal medya üzerinden hedef alması oldu. Bu gençlere lüks yaşam vaatleriyle kandırılarak örgüt evlerine yerleştirildikleri, ardından ‘kamikaze dronu’ gibi kullanılıp geri dönüşü olmayan silahlı eylemlere gönderildikleri vurgulandı. Şüpheli Semih Aydın’ın etkin pişmanlık ifadesinde, örgüt yöneticisi Alican Çakır’ın kendisini görüntülü arayıp teklifini kabul etmeyince kardeşinin okulunun fotoğrafını göndererek şantaj yaptığını söylediği aktarıldı. Aydın, “Kardeşimin okuduğu okulun fotoğrafını gönderince mecbur kaldım” ifadelerini kullandı.
Uluslararası Suç Ağı ve Firari Liderler
İddianamede, olayın sadece Türkiye ile sınırlı olmadığı, örgüt liderlerinin büyük bölümünün yurt dışında firari veya aktif şekilde faaliyet yürüttüğü belirtildi. Gürcistan, Yunanistan ve Avrupa ülkeleri üzerinden yürütülen faaliyetlerle suç örgütlerinin uluslararası bir yapıya dönüştüğü vurgulandı. Talimatların yurt dışından verildiği, Türkiye’deki hücre yapılanmaları aracılığıyla eylemlerin hayata geçirildiği, Serdar Öktem cinayetinin de bu şekilde planlandığı kaydedildi.

Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Talepleri
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, hazırladığı iddianame ile şüpheliler hakkında ağır cezalar talep etti. Naci Yılmaz hakkında ‘tasarlayarak öldürmeye azmettirme’ ve diğer suçlardan, Uğurcan Gündoğmuş, Beratcan Gökdemir ve diğer şüpheliler hakkında ise ‘tasarlayarak öldürme‘ suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Sidar Öz, Ejder Parlak, Semih Aydın ve Faruk Efe hakkında da ağırlaştırılmış müebbet ve 10 yıldan 20 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi.
Örgüt Liderlerinden Gözdağı Paylaşımı
Soruşturma kapsamında, Daltonlar Suç Örgütü’nün lideri Beratcan Gökdemir ile Gündoğmuşlar Suç Örgütü lideri Uğurcan Gündoğmuş’un beraber çekildikleri bir fotoğrafın sanal medyada paylaşıldığı tespit edildi. Fotoğrafın altına “Eğer herkes bize karşıysa herkes kaybedecek” şeklinde bir not düşüldüğü görüldü. Bu paylaşımın, rakip örgütlere gözdağı vermek amacıyla yapıldığı değerlendiriliyor.
İddianame, İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunuldu. Dava sürecinin, organize suç örgütlerinin yapılanması ve gençleri nasıl hedef aldığına dair önemli detayları ortaya çıkarması bekleniyor.
