Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Serebral Palsili Bahar’ın Umut Veren Hikayesi: Bir Annenin Azmi, Doktorları Şaşırttı

Ankara’da milli karateci Esra Özkan, serebral palsili kızı Bahar için geliştirdiği özel aparatla doktorları şaşırttı. Bahar, artık sağ elini kullanarak yazı yazıyor ve yemeğini kendi yiyor.

Ankara'da milli karateci Esra

Anne Esra Özkan’ın Geliştirdiği Özel Aparat Hayat Değiştirdi

Esra Özkan ve kızı Bahar Özkan

Ankara’da yaşayan milli karateci ve spor salonu işletmecisi Esra Özkan, prematüre doğum sonrası serebral palsi (SP) tanısı konulan kızı Bahar Özkan’ın ellerini kullanabilmesi için kendi imkanlarıyla özel bir aparat geliştirdi. Doktorların ‘asla kullanamaz’ dediği sağ eli, bu aparat sayesinde hem yazı yazmaya hem de günlük ihtiyaçlarını karşılamaya başladı.

Prematüre Doğumun Ardından Zorlu Mücadele Başladı

Bahar Özkan ve annesi Esra Özkan

İkiz bebeklerini 5,5 aylıkken dünyaya getiren Esra Özkan’ın kızlarından Bahar’a, doğum sırasında meydana gelen beyin kanamasının ardından serebral palsi teşhisi konuldu. 630 gram doğan Bahar için yıllardır süren bir fizik tedavi ve rehabilitasyon süreci başladı. Esra Özkan, bu süreci “hayatımı kızlarımdan önce ve sonra diye ikiye ayırabilirim” sözleriyle anlattı.

Bir Anne Mucizesi: Sanayi İpinden Hayata Tutunan Eller

Esra Özkan apatr gösteriyor

Uzun süreli araştırmalar sonucu yurt dışından getirttiği aparatların kızının ince parmaklarına uymadığını gören Esra Özkan, çözümü kendi yaratıcılığında buldu. “Sanayi ipi buldum. Aparatları bu iplerle doladım ve çakmakla yakıp sabitledim. Parmaklarındaki ‘kuğu boynu deformitesini’ engelleyecek bir aparat ortaya çıkardım” diyerek bu zorlu süreci anlatan Özkan, kızının sağ elindeki hareket kabiliyetini artırmayı başardı.

Bahar Özkan apatr ile yazı yazıyor

Esra Özkan’ın geliştirdiği bu pratik çözüm, Bahar’ın hayatını adeta yeniden inşa etti. “İşleyen demir pas tutmaz hesabı, aktifleştikçe ‘asla kullanamaz’ denilen sağ eliyle katı gıdalar tüketmeye başladı” diyen anne Özkan, bu durumun doktorlarını bile şaşırttığını belirtti. Fizik tedavi sürecine ara vermediklerinin altını çizen Özkan, doktorunun “Yüzlerce ameliyat yaptım ama böyle bir sonuçla ilk kez karşılaşıyorum” dediğini aktardı.

Bahar Özkan’ın Hedefi Büyük: Psikiyatrist Olmak

Bahar Özkan gülümserken

16 yaşındaki Bahar Özkan, ilkokul yıllarından beri insan psikolojisine duyduğu ilgiyi anlatarak, “İnsanların ruhundaki kırıkları en güzel şekilde onarabilen bir profesör veya bir psikiyatrist olmak her zaman en büyük hedeflerimden biri oldu. Fizik tedavi ve okul derslerimden fırsat bulduğum her an psikiyatri çalışmayı çok seviyorum; özellikle psikiyatrik ilaçların kullanımıyla ilgili makaleler okuyorum” dedi.

“Aparat Sayesinde Yemeğimi Kendim Yiyebiliyorum”

Annesinin geliştirdiği aparatın kendisine tarif edilemez bir özgürlük kazandırdığını vurgulayan Bahar Özkan, “Annemin yapmış olduğu aparatlar, öncelikle ellerimi kullanabilmem konusunda bana çok büyük bir destek sağladı. O aparatlar sayesinde, örneğin artık bir ‘E’ harfini, ‘A’ harfini yazabiliyorum. Daha öncesinde doktorlar, sağ elimi ne yaparsam yapayım asla kullanamayacağımı söylemişti. Ancak şu an annemin parmaklarım için geliştirdiği bu aparat sayesinde, örneğin bir salatalığa çatalı batırıp yemeğimi çok rahat bir şekilde kendim yiyebiliyorum. Bu benim için tarif edilemez bir özgürlük” ifadelerini kullandı.

Mücadele Sadece Bahar İçin Değil: Para-Karate Eğitimi

Esra Özkan’ın azmi sadece kendi evladıyla sınırlı kalmadı. Sporcu kimliğini de bu sürece dahil eden Özkan, kurduğu spor salonunda özel gereksinimli bireylere ‘Para-karate’ eğitimi vererek onların da hayatına dokunmaya başladı. Bu eşsiz mücadele, bir annenin sevgisinin ve kararlılığının neleri başarabileceğinin en güzel örneği olarak hafızalara kazındı.