Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sıfır Atık Vakfı’ndan ‘Plastiksiz Temmuz’da Çarpıcı Uyarı: ‘2050’de Denizlerde Balıktan Çok Plastik Olacak’

Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samet Ağırbaş, Plastiksiz Temmuz etkinliğinde 2050 yılında denizlerde balıklardan çok plastik olacağını söyledi. Mikroplastik tehlikesine dikkat çekti.

Sıfır Atık Vakfı Başkanı

Üsküdar Harem Sahili’nde plastik kirliliğine karşı toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla düzenlenen ‘Geleceğe İz Bırak – Plastiksiz Temmuz Buluşması’ programı, Sıfır Atık Vakfı ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Etkinlikte konuşan Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samet Ağırbaş, plastik kirliliğinin ulaştığı boyutlara dikkat çekerek çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Plastiksiz Temmuz Buluşması etkinliğinden bir görüntü

‘Plastik Kıtası’ Uyarısı ve Anne Karnındaki Tehlike

Ağırbaş, konuşmasında Birleşmiş Milletler verilerine atıfta bulunarak, “2050 yılı ve sonrasında denizlerimizde balıklardan çok plastiklerin olması öngörülüyor. Artık okyanuslarımızda yeni bir kıtadan bahsediyoruz: Plastik Kıtası” dedi. Dünyanın büyük bir çevresel felakete sürüklendiğini vurgulayan Ağırbaş, İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre henüz doğmamış bebeklerin kanında mikroplastik bulunduğunu belirterek, bu durumun ciddiyetini gözler önüne serdi.

Sıfır Atık Kültürü Vurgusu

Sıfır Atık hareketinin 2017 yılında Emine Erdoğan’ın liderliğinde başlatıldığını hatırlatan Ağırbaş, sözlerine şöyle devam etti: “Biz bu felakete ‘dur’ demek için bu topraklarda ve dünyada sıfır atık kültürünü hep birlikte oluşturmamız lazım. Sıfır Atık Vakfı olarak biz diyoruz ki sıfır atığın farkındalığını değil, sıfır atığın kültürünü oluşturmalıyız. Farkındalık geçicidir; bir ay, iki ay veya bir süre sonra geçebilir. Fakat bunun kültürünü oluşturursak, nesiller boyunca devam eden bir sistemi, bir yaşam felsefesini kurmuş oluruz.”

Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samet Ağırbaş konuşuyor

Mikroplastik Tehlikesi: Haftada Bir Kredi Kartı Büyüklüğünde

Ağırbaş, mikroplastik tehlikesinin boyutlarına dikkat çekerek, “Şu an bizleri dinleyen herkes, istemeyerek de olsa her hafta bir kredi kartı büyüklüğünde mikroplastiği yutuyor. Artık Marmaris Sahilleri’nde bile mikroplastiklere rastlıyoruz. Balıklarımız o plastikleri yedikten sonra, bizler besin zincirimize o plastikleri katıyoruz ve artık bizim bedenlerimizde mikroplastiğe rastlanıyor. Haftada 5 gram plastik yiyen bireylerin birçoğu, farklı hastalıklarla karşı karşıya kalıyor.” ifadelerini kullandı.

Deniz temizliği sırasında dalgıçlar

Özel Sporcular ve Dalgıçlar Ortak Çaba İçin Buluştu

Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu’nun (TSSF) dalgıçları, Harem Sahili’nde deniz tabanındaki plastik atıkları çıkardı. Çıkarılan atıklar, deniz yüzeyinde Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu’nun (TÖSSFED) Down sendromlu ve otizmli milli sporcuları tarafından teslim alınarak kıyıya taşındı. Bu anlamlı iş birliği, çevre bilinci, kapsayıcılık ve ortak sorumluluk anlayışının güzel bir örneğini sergiledi.

Türkiye Gençlik Vakfı’ndan Çağrı

Türkiye Gençlik Vakfı Başkanı İbrahim Beşinci, etkinliğin çevre seferberliği açısından önemli bir milat olduğunu belirterek, “Bu noktada ‘Geleceğe iz bırak’ sloganı çok anlamlı. Plastik değil, geleceğe iz bırakmak istiyoruz. Bu noktada çevre seferberliğine bütün gençlerimizi, siz kıymetli büyüklerimizi, anneleri, babaları davet ediyoruz” şeklinde konuştu.

Etkinlik katılımcıları

Deniz Temizliği Sonuçları Paylaşıldı

Program kapsamında, denizden çıkarılan atıklar kamuoyuyla paylaşıldı. Etkinlik, ‘Plastiksiz Temmuz’ mesajıyla plastik kirliliğine karşı toplumsal farkındalığın artırılması amacıyla düzenlendi. Sıfır Atık Vakfı, TÖSSFED ve TSSF iş birliğiyle gerçekleştirilen program, herkesi ortak bir gelecek için harekete geçmeye çağırdı.

Denizden çıkarılan plastik atıklar

Ağırbaş son olarak şu çağrıda bulundu: “İnşallah bugün bu etkinlikle beraber yeni bir çevresel çalışmayı başlatıyoruz. Bu denizler hepimizin. Türkiye’nin mavisini, yeşilini, havasını, doğasını hep beraber korumak zorundayız. Bizler bizden sonra gelecek nesillere bu güzellikleri bırakmak istiyorsak, İstanbul Boğazı’nın mavisi mavi kalsın istiyorsak, Türkiye’nin yeşili yeşil kalsın istiyorsak; var gücümüzle bu güzellikleri korumak zorundayız. Hep birlikte koruyacağımıza ve gelecek nesillere taşıyacağımıza ben inanıyorum.”

Etkinlik genel görüntü