Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

TBMM Komisyonu Öğrencileri Dinledi: Okullarda Akıllı Telefon Yasağı Gündemde

TBMM Okul Olaylarını Araştırma Komisyonu, ortaokul ve lise öğrencilerini dinledi. Öğrencilerden gelen çarpıcı talepler arasında akıllı telefon yasağı ve akran zorbalığıyla mücadele öne çıktı.

TBMM Okul Olaylarını Araştırma

TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Okul Olaylarını ve Dijital Risklerini Araştırma Komisyonu, ortaokul ve lise öğrencilerini dinledi. Komisyon, öğrencilerin okulda karşılaştıkları sorunları ve dijital dünyadaki tehditleri masaya yatırdı.

Öğrencilerden Çarpıcı Açıklamalar

AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında toplanan komisyonda söz alan öğrenciler, dikkat çekici tespitlerde bulundu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehit Polis Mustafa Erdoğan Ortaokulu 7’nci sınıf öğrencisi Yüsra Beyazıt, akran zorbalığının en büyük sorun olduğunu vurgulayarak, “Biz çocukları en çok etkileyen şeyin akran zorbalığı olduğunu düşünüyorum. Akran zorbalığı, zamanının çoğu okulda geçen bir çocuk için hiç de kolay bir durum değil. Örneğin, dış görünüşüyle veya maddi durumuyla alay edilmesi, fiziksel şiddet uygulanması, hakkında sosyal medya hesaplarından utanç verici paylaşımlar yapılması gibi zorbalıklar, mağdur çocukları derinden etkilemektedir” ifadelerini kullandı.

Akıllı Telefon Yasağı Çözüm Olabilir Mi?

Öğrencilerin cep telefonu ve internet kullanım sürelerine kısıtlama getirilebileceğini belirten Beyazıt, “Bu benim de hoşuna gitmez ama herkesin ailesi bu kısıtlamayı takip etmeyeceği için telefonlara veya internet erişimine genel bir süre kısıtlaması konulabilir. Özellikle rehber öğretmenlerimiz, çocuklar ve gençler için daha faydalı içerikler, uygulamalar, oyunlar geliştirmeli, böylece biz de zararlı içerikleri kullanmak zorunda kalmamış oluruz. Ayrıca, okullarda akıllı telefon kullanılmaması gerekir. Belli yaş altı öğrencilerin akıllı telefon alması yasaklanabilir. Tuşlu telefonlarla arama, mesajlaşma zaten yapılabilir, ailelerimiz bize ulaşabilir, hem de bu sayede telefon modelinden dolayı akran zorbalığı biraz daha azalabilir” dedi.

Altındağ Süleymanşah Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 10’uncu sınıf öğrencisi Batuhan Er de okullarda akıllı telefonların yasaklanması gerektiğini söyledi.

Zorbalığa Karşı Aile ve Öğretmen İş Birliği Şart

Altındağ Süleymanşah Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 11’inci sınıf öğrencisi Sudenaz Çil ise zorbalıkların bazen öğretmenler tarafından da yapıldığını aktararak, “Çünkü bir öğrenci sınıfta bir hata yaptığı zaman, öğretmen onu aşağılayarak cevap verdiğinde sorunlar yaşanabiliyor. Aynı şekilde zorbalık yapan öğrencilerin yanına kimse yaklaşmak istemediği için ya onlara destek oluyorlar ya da onlara karşı susuyorlar. Bunlardan dolayı, ilk olarak bence ailelerle özel olarak görüşülmesi gerekir. Çünkü çoğu aile, çocukları sadece okula gidip geldiği zaman her şeyin yolunda olduğunu düşünüyor. Okullarda ailelerle de görüşülmeli. Öğretmenler öğrencinin ailesiyle özel olarak görüşmeli” diye konuştu.

Dijital Dünyanın Tehditleri ve Çözüm Önerileri

Çankaya Özel Harekat Şehitleri Anadolu İmam Hatip Lisesi 12’nci sınıf öğrencisi Muhammed Emrecan Öztürk ise okullarda psikolojik destek ve rehberlik ihtiyacının altını çizerek, “Okul içi şiddetin veya akran zorbalığının büyümesindeki kritik faktör, velilerin olaylara doğrudan müdahale etmesidir. Bir velinin çocuğunun arkasında durması, onu koruması elbette en doğal hakkıdır. Ancak öğrenciler arasındaki meselelerde velinin okul idaresini bağımsız bırakarak doğrudan karşı tarafa müdahale etmesi, olayları daha da içinden çıkılmaz bir hale getirmektedir. Bu tür durumlarda velilerin de idare ve rehberlik servisleri tarafından doğru bir yaklaşımla yönlendirilmesi, sürecin kurum içi mekanizmalarla yönetilmesi şarttır. Dijital zorbalık boyutuna baktığımızda ise çok büyük bir sessizlik sarmalıyla karşılaşıyoruz. Bir öğrenci sanal mecralarda başkasıyla sorun yaşadığında, tehdit veya şantaja maruz kaldığında bunu gerekli makamlara iletmekten çekiniyor. Biz gençler dijital yerlileri olarak teknolojinin tam içinde doğduk, yetişkinler ise bu dünyaya sonradan dahil olan dijital göçmenleridir” şeklinde konuştu.

Komisyon Başkanı Yusuf Beyazıt ise yaptığı değerlendirmede, “Çocuklarımızın güvenliği aileden okula, sosyal çevreden dijital platformlara uzanan çok boyutlu bir koruma anlayışı içerisinde yer almaktadır. Özellikle dijital riskler konusunda gördük ki sosyal medya, çevrim içi oyunlar ve dijital platformlar çocuklarımız için ciddi tehditler oluşturmaktadır. Bu nedenle, çocuklarımızın güvenli, bilinçli ve sorumlu birer birey olarak yetişmesini sağlayacak güçlü bir koruma sistemini devreye sokmamız gerekmektedir. Hiçbir çocuğumuz kendisini okulda güvensiz hissetmemeli, hiçbir aile evladını okula endişeyle göndermemelidir. Aynı şekilde, hiçbir çocuğumuz dijital dünyanın görünmeyen tehditleri karşısında yalnız bırakılmamalıdır” ifadelerini kullandı.