Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK), bilgilendirme yapılmadan ve açık rıza alınmaksızın HIV ile hepatit testleri yapıldığı iddiasıyla yapılan başvuruyu, ayrımcılık yasağı kapsamında ‘incelenemez’ buldu. Karar, hasta hakları ve kişisel verilerin korunması konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Başvurucunun İddiaları
Başvurucu, 2 Temmuz 2025’te cilt rahatsızlığı nedeniyle bir hastaneye gittiğini belirtti. Muayene sırasında kendisine yalnızca ‘rutin bazı testler’ yapılacağının söylendiğini, ancak HIV ile Hepatit B ve C testlerinin, bilgisi ve açık rızası olmadan yapıldığını öne sürdü. Başvurucu, test sonuçlarının kendisine bildirilmeden e-Nabız sistemine işlendiğini ve bu durumun hasta mahremiyetinin ihlali anlamına geldiğini savundu.
İddialarını hukuki zemine taşıyan başvurucu, aydınlatma ve açık rıza alınmaksızın özel nitelikli sağlık verilerinin işlenmesinin, Anayasa ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olduğunu vurguladı.
TİHEK’in Gerekçeli Kararı
TİHEK, 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu’nu hatırlatarak, kurumun görev alanının yalnızca ayrımcılık yasağı ihlalleri ile sınırlı olduğuna dikkat çekti. Kararda, başvurucunun sağlık durumu nedeniyle sağlık hizmetine erişiminin engellenip engellenmediğinin değerlendirildiği belirtildi.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, başvurucunun HIV pozitif olduğunun anlaşılması üzerine sağlık hizmetinden yararlanmasının engellenmediği, hizmete erişimin reddedilmediği ya da kısıtlanmadığı tespit edildi.
“Görev Alanımız Dışında”
Kurul, rıza alınmadan test yapılması ve sonuçların işlenmesi iddialarının, kişisel verilerin korunması ve hasta hakları çerçevesinde değerlendirilebilecek nitelikte olduğunu kabul etti. Ancak, bu hususların TİHEK’in görev alanında yer almadığını, dolayısıyla ayrımcılık yasağı kapsamında incelenemeyeceğini kaydetti.
Bu gerekçelerle TİHEK, başvurunun kurumun görev alanına girmediğine hükmederek ‘incelenemez‘ olduğuna karar verdi.
Hasta Hakları ve Veri Güvenliği Tartışmaları
Karar, özel nitelikli sağlık verilerinin işlenmesinde açık rıza ve bilgilendirmenin kritik önemine ve bu tür ihlal iddialarının hangi merciler tarafından inceleneceğine dair belirsizliğe işaret ediyor. Konunun, Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) ve hasta hakları birimleri nezdinde değerlendirilmesi bekleniyor.
Bu karar, sağlık hizmetlerinde etik kurallar ve mahremiyetin korunmasına dair kamuoyu ve sivil toplum kuruluşlarının dikkatini çekmeye devam edecek gibi görünüyor.
