TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlamaları kapsamında Edirne’de düzenlenen etkinlikte çarpıcı açıklamalarda bulundu. Atalay, asgari ücretin yoksulluk sınırının altında kaldığını belirterek, “Bu 28 bin lirayla 1 ay geçinmeyi bırakın, bir hafta geçinemezsiniz. Bunu layık görenlere, bu iş verenlere, bu ülkeyi yönetenlere demek lazım ki; siz, aileniz bu parayla 1 hafta geçinsin bakalım, size madalya takalım” dedi.
1 Mayıs Edirne’de Coşkuyla Kutlandı

TÜRK-İŞ Konfederasyonu, bu yılki 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlamalarını Edirne’de gerçekleştirdi. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay ve Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’ın da katıldığı kutlamalar, Atatürk Bulvarı üzerinde yapılan yürüyüşle başladı. Yürüyüş, Saraçlar Caddesi’ndeki kutlama alanında sona erdi. Yaklaşık 13 bin kişinin katıldığı alanda kalabalığa seslenen Ergün Atalay, emekçilerin sorunlarını bir bir sıraladı.
Atalay: Çalışanlar da Yoksullukla Mücadele Ediyor

Atalay, yaptığı konuşmada, “Eskiden işsiz olan yoksul sayılırdı, bugün çalışanlar da yoksullukla mücadele ediyor. Gelir dağılımındaki adaletsizlik her gün büyüyor. Zengin daha zengin olurken, emeğiyle geçinenler giderek daha da fazla yoksullaşıyor. Asgari ücretle çalışan milyonlar, yıl daha dolmadan gelirlerin eridiğini, aldığı ücretle, bırakın bir ayı bir hafta geçinemediğini herkes yakinen yaşamaya devam ediyor. Yapılan artışlar kısa sürede etkisini kaybetmekte, ücretler 6 ayda erimekte, bu durum ne adildir ne sürdürülebilir bir durumdur” dedi.
Vergi Adaletsizliğine Tepki
Vergi dilimindeki adaletsizliğe de vurgu yapan Atalay, şu ifadeleri kullandı:
“Ücretliler, düzenlenen gelir vergisi dilimin, 2026 yılı için 190 bin lira olarak belirlendi. Geçmiş yıllarda yılın son aylarında ikinci vergi dilimine girmeyen işçi günümüzde mart ayında, nisan ayında ikinci vergi dilimine giriyor. İşçiler yılda 12 ay çalışıyor, ortalama 2 ayını vergiye veriyor. Bu dayanılacak, kabul edilecek bir vergi düzenlenmesi değil. Onun için ülkeyi yönetenler; bir an önce vergiyle ilgili bu ülkenin, çalışanların yeni bir düzenlemeye ihtiyacı var. Dayanma gücümüz kalmadı.”
İşten Çıkarma Tehdidi ve Örgütlenme Sorunu

Atalay, işten çıkarma tehdidinin en büyük baskı aracı haline geldiğini belirterek, “Kayıt dışı çalışan milyonlarca işçi var. Sigortasız, güvencesiz hem hak kaybına uğramakta hem de sosyal güvenlik sistemi zayıflamakta. Kayıt dışılık yalnız çalışanı değil, tüm toplumu yoksullaştırmakta. Örgütlenme öyle bir problem ki; bu ülkede 18 milyon çalışan var, bunun yüzde 14’ü örgütlü. Bu 2026 yılında bu ülkede kabul edilebilir bir tablo değil. Örgütlendiğin zaman patronların büyük bölümü, kapının önüne koyuyor. Sendika mücadelesi 7 sene sürüyor. Dava Edirne’de, patron mahkemeyi Elazığ’da istiyor. 3 sene de öyle bu olumsuzluk devam ediyor” dedi.
Taşeron ve Staj Mağduriyeti
Atalay, ülke genelinde halen 20 yıldır kadro bekleyen taşeron işçiler olduğunu hatırlatarak, “Staj ve çıraklık sürecinde çalışmış milyonlarca kişi, yıllarca emek vermelerine rağmen sosyal güvenlik sisteminde hak ettiği karşılığı alamamakta. Fiilen çalıştıkları bu dönemlerde emeklilikteki hak kayıpları nedeniyle ciddi mağduriyet yaşanmakta. Staj ve çıraklık dönemlerinin sigorta başlangıcı sayılması yönündeki talepler karşılık bulmakta” diye konuştu.
Asgari Ücret ve Emekli Maaşı Eleştirisi

Emekli maaşları ve asgari ücretin düşüklüğüne dikkat çeken Ergün Atalay, şunları söyledi:
“En düşük emekli maaşı 20 bin TL. Başka hiçbir geliri olmayan emeklilerin bu parayla geçinmesi mümkün değil. Bugünün emeklileri, geçmişin emekçileridir. Asgari ücreti 28 bin lira. İlk defa TÜRK-İŞ’in açıkladığı yoksulluk sınırının altında kaldı. Yoksulluk sınırı 34 bin lira. Arada 6 bin lira fark var. Bu 28 bin lirayla 1 ay geçinmeyi bırakın, bir hafta geçinemezsiniz. Bunu layık görenlere, bu iş verenlere, bu ülkeyi yönetenlere demek lazım ki; siz, aileniz bu parayla 1 hafta geçinsin bakalım, size madalya takalım.”
Yunanistan’a Sert Uyarı
TÜRK-İŞ olarak önceliklerinin güvenlik ve vatan olduğunu vurgulayan Atalay, Yunan siyasetçilere de sert bir uyarıda bulundu:
“Bu bölgede olmamızın sebeplerinden bir tanesi; Türkiye’nin Türk’e nerede ihtiyacı varsa, çalışma arkadaşlarım burada. Bizim Yunan’la bir sorumuz yok ama Yunan siyasetçileri, Yunan askeri yetkililer, 2 günde bir açıklama yapıyorlar. Diyorlar ki; Kıbrıs bizim. Diyorlar ki; Fransa yanımızda, İsrail yanımızda, Amerika yanımızda. Bizim onlarla hiçbir sorumuz yok, aklınızı başınıza alın biz dibinizdeyiz. Yarın Amerika’yı, İsrail’i, Fransa’yı bulamazsın. Toprağınıza göz dikmeyin, zararlı çıkarsınız, haberiniz olsun. Biz bu alanda silahsız askeriz, bekçiyiz, polisiyiz.”

Dervişoğlu: Derdiniz Derdimdir
Atalay’ın ardından kürsüye gelen İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, alandaki işçilere seslenerek, “Bu güzel konuşmanın üstüne söyleyecek lafım yok ama şunu bilin; derdiniz derdimdir, çilenin çilemdir, acınız acımdır, sonuna kadar hayatımın ben de yanınızda olacağım. Emek ve Dayanışma Günü’nüz, 1 Mayıs İşçi Bayramı’nız kutlu ve mutlu olsun” dedi.

Konuşmaların ardından TÜRK-İŞ Başkanı Atalay, İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu ve sendika temsilcileri, işçilere karanfil dağıttı.





