Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Genel Sekreteri Batıkan Aksoy, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde (ODTÜ) yaşanan son olaylara ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde (OMÜ) düzenlenen bir programda konuşan Aksoy, gençlere seslenerek, “İdeolojiler sizin gözünüzü kör etmesin. İdeolojilerin hiçbiri sizin birbirinizi sevmenizden ve bir arada olmanızdan kıymetli değil” ifadelerini kullandı.

OMÜ’de ‘Küresel İktidar’ Temalı Program
OMÜ ve Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Samsun İl Temsilciliği iş birliğinde düzenlenen ‘Küresel İktidar’ konulu ‘İhtisas Akademi Programı’, OMÜ Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Programa YÖK Genel Sekreteri Batıkan Aksoy, OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, TÜGVA Genel Merkez Başkan Yardımcısı İsmail Hakkı Karagüzel, öğretim üyeleri, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı.
Programın açılışında konuşan OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, kültürel iktidar ve yumuşak güç kavramlarına dikkat çekerek, “Miras aldıkları kültürel bakiyeye sırt çeviren ülkelerin geleceğin dünyasında kendilerine anlamlı bir yer bulmaları günden güne zorlaşmaktadır” dedi.

‘Eski Türkiye’ye Dönüş Yok’
Öğrencilerin sorularını da yanıtlayan YÖK Genel Sekreteri Batıkan Aksoy, YÖK’ün değişen vizyonuna vurgu yaptı. Aksoy, “Artık eski Türkiye’ye dönüş yok. Bunu bir siyasi söylem olarak söylemiyorum. Zaten siyasetçi değilim, siyaset de yapmıyorum ama eski Türkiye’nin kapıları kapandı” şeklinde konuştu. YÖK’ün artık gençlerle iç içe olduğunu belirten Aksoy, “YÖK’ün vizyonu artık askerlere brifing veren değil, gelip gençlere brifing veren, gençlerin düşüncelerini dinleyen, arzularını dinleyen YÖK var. Bundan sonra da böyle olacak inşallah” ifadelerini kullandı.
Atatürk’ün Vizyoner Liderliği ve ‘İzm’ler
Mustafa Kemal Atatürk’ün tarihi bir şahsiyet olduğunu vurgulayan Aksoy, onun vizyonerliğine dikkat çekti. Aksoy, “Mustafa Kemal Atatürk hayatı cephelerde geçmiş, Türkiye’nin kurucu lideri olmuş ve ömrünü cephelerde harcayarak yeni bir Cumhuriyet’in kurulmasına kendisini vakfetmiş tarihi bir şahsiyet. Ben inanıyorum ki Mustafa Kemal Atatürk’ü değerlendirirken çağdaşlarıyla birlikte değerlendirmek lazım. Atatürk yaşıyorken çağdaşlarından biri Mussolini’ydi, biri de Hitler’di. Mustafa Kemal, vizyoner bir lider. Emin ol bu özgürlükçü çağda yaşamış olsaydı, 21’inci yüzyılda yaşamış olsaydı, bugün o Mustafa Kemal’in adını kullanarak sonuna ‘izm’, ‘cilik, cülük’ ekleyerek insanların tabiri caizse enselerinde boza pişirenlerin hepsini buradan Fizan’a kadar kovalardı” dedi.

‘ODTÜ’deki Kardeşlerimiz…’
Konuşmasında dün ODTÜ’de yaşanan olaylara da değinen Aksoy, gençleri kutuplaştırmaya yönelik tuzaklara karşı uyardı. Aksoy, şöyle konuştu:
“İki kutup derken ve birbiriyle çatışan derken, ben bir kere bunlara paylaşmak istemem bu düşüncelerimi hiç. Eğer saygı dediğimiz şey varsa başkasının düşüncesi seni sadece düşünce olduğu için rahatsız etmiyorsa ortada bir çatışma yok. Bugün gençler kendilerinin itilmek istendiği bu tuzaktan kendilerini çekip kurtarmalılar. Bakın dün Ankara’da Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde (ODTÜ) benzer şeyler yaşadık. Aynı jenerasyona sahip belki aynı günlerde, aynı yıllarda doğmuş 2 gencin birbirinden ne fark olabilir? Aynı kaygıları duyan, dünyaya benzer telaşlarla bakan, dünyadan benzer keyifleri alan 2 özne ne konuda anlaşamayabilir? İdeolojiler sizin gözünüzü kör etmesin. İdeolojilerin hiçbiri sizin birbirinizi sevmenizden ve bir arada olmanızdan kıymetli değil. Bu yakınlığı, kutuplaşmayı aslında zihinlerinizde ve eylemlerinizde üreten ne yazık ki yine sizlersiniz.”

Aksoy, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dün ODTÜ’deki kardeşlerimiz, öbürü de kardeşimiz, bu da kardeşimiz. Niye? Temel değerler üzerinde uzlaşacağız. Bayrakta uzlaşacağız. Bunun tartışması yok. Mukaddes değerlerde uzlaşacağız. Şunu kastetmiyorum; herkes dindar olsun. Hayır. Herkes dindarlığa da dinsizliğe de saygılı olsun. Bir başkasını bu konuda dayatmaya tabi tutmasın. Biz bunu istiyoruz. Cumhurbaşkanımız da bunu istiyor. Milletimiz de bunu istiyor. Dolayısıyla bunlar sizin içine çekilmek istendiğiniz tuzağın bir parçası. Bunların dışında duracağız. Böyle bir kutuplaşma yok.”





