Ankara’da düzenlenen bir konferansta konuşan Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü İleri Teknolojiler Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sema Bilge Ocak, küresel enerji politikalarına dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Ocak, artan enerji talebi, fosil yakıt fiyatlarındaki dalgalanmalar ve iklim krizinin, ülkeleri alternatif ve güvenilir kaynaklara yönelttiğini vurguladı.
“Nükleer enerji artık bir seçenek değil, stratejik bir gerekliliktir” diyen Prof. Dr. Ocak, temiz, kesintisiz ve sürdürülebilir elektrik üretimi sağlaması nedeniyle nükleer enerjinin küresel politikaların merkezine yerleştiğini belirtti.

IAEA Projeksiyonları ve Kapasite Artışı
Prof. Dr. Ocak, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (IAEA) 2025 raporuna atıfta bulunarak, küresel nükleer işletme kapasitesinin 2050 yılına kadar 2024 seviyesinin 2,6 katına çıkabileceğini açıkladı. IAEA verilerine göre, 2024 sonunda işletmede olan 417 ticari reaktörle toplam kapasitenin 377 GW’e ulaştığını belirten Ocak, “Yüksek senaryoda bu kapasitenin 2050’ye kadar yaklaşık 2,5 kat artarak 992 GW’e çıkması, düşük senaryoda ise yüzde 50 artışla 561 GW(e) seviyesine ulaşması bekleniyor” dedi.

Küçük Modüler Reaktörlerin (SMR) Yükselişi
Prof. Dr. Ocak, nükleer enerjideki büyümede Küçük Modüler Reaktörlerin (SMR) kritik bir rol üstleneceğinin altını çizdi. SMR’lerin büyük ölçekli santrallere kıyasla daha hızlı, esnek ve uygun maliyetli kurulum imkânı sunduğunu ifade eden Ocak, “Yüksek senaryoda yeni kapasitenin yüzde 24’ünü, düşük senaryoda ise yüzde 5’ini oluşturması öngörülüyor. Bu reaktörler, enerji arz güvenliğini artırmak ve yerel ihtiyaçlara uygun çözümler geliştirmek açısından önemli avantajlar sağlıyor” diye konuştu.
Rusya’nın Nükleer Enerjideki Lider Rolü
Prof. Dr. Ocak, nükleer teknolojide uzun bir geçmişe sahip olan Rusya’nın, uluslararası projelerde önemli bir aktör olarak öne çıktığını belirtti. “Dünya enerji ihtiyacının sürdürülebilir şekilde karşılanmasında Rusya’nın deneyimi ve teknolojik kapasitesi önemli bir rol oynuyor” diyen Ocak, Rus nükleer sektörünün hem geleneksel büyük reaktörlerde hem de SMR teknolojilerinde önemli girişimlerde bulunduğunu kaydetti. Rusya’nın Akkuyu Nükleer Güç Santrali gibi projelerin, uluslararası iş birliğinin güçlü bir örneğini oluşturduğunu sözlerine ekledi.

Göktepe: Nükleer Enerji Jeopolitiğin Merkezinde
NUTEK Enerji Yönetim Kurulu Başkanı ve WiN Türkiye (NÜKAD) Başkanı Bahire Gül Göktepe de konuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Göktepe, artan elektrik talebi, arz güvenliği ve iklim hedeflerinin nükleer enerjiyi yeniden stratejik bir konuma taşıdığını dile getirdi.
“Nükleer enerji, artan dünya elektrik talebi karşısında enerji-çevre-ekonomi üçgeni ve jeopolitik meselelerin merkezinde olmaya devam edecek” ifadelerini kullanan Göktepe, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol’un da yapay zeka veri merkezleri, elektrikli araçlar ve klima kullanımındaki artışın elektrik talebini ciddi biçimde yükselteceğine ve enerji güvenliği açısından nükleerin kritik rolüne dikkat çektiğini hatırlattı.
IEA Senaryoları ve Türkiye’nin 2026 Hedefleri
Göktepe, IEA’nın Mevcut Politikalar (CPS) ve Belirlenmiş Politikalar (STEPS) senaryolarına değinerek, her iki senaryonun da nükleer enerjide önümüzdeki yıllarda istikrarlı bir büyümeye işaret ettiğini söyledi. STEPS senaryosunda nükleer elektrik üretiminin 2035’e kadar yaklaşık yüzde 40 artacağını ve toplam elektrik üretimindeki payının yüzde 9 seviyesinde korunacağını belirtti.
Göktepe, “2026 Türkiye için önemli bir dönem olacak” diyerek, Akkuyu NGS’de ilk ünitenin faaliyete geçmesi, COP31’in Türkiye’de düzenlenecek olması ve Çekmece Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi’nin rehabilitasyonu ile nükleer AR&Ge çalışmalarının hızlandırılmasının Türkiye için önemli fırsatlar yaratacağını ifade etti.

Rosatom’un Küresel Etkisi
Küresel nükleer kapasite artışında Rusya’nın belirleyici bir aktör olduğuna dikkati çeken Göktepe, Rus nükleer endüstrisinin 80 yılı aşan bir birikime dayandığını belirtti. Göktepe, “Yeni nükleer santral inşaatında küresel pazarın yaklaşık yüzde 90’ında pay sahibi olan Rosatom, farklı kıtalarda yürüttüğü projeler ile Ar-Ge yatırımları, kadınlar, genç araştırmacılar ve STEM alanlarına verdiği destekle nükleer enerjinin yaygınlaşmasında önemli rol oynuyor” dedi.
Göktepe, Akkuyu NGS ve farklı ülkelerde devam eden projelerin bu birikimin somut göstergeleri olduğunu kaydederek, bu çalışmaların ülkeler arası teknik iş birliği ve bilgi transferine de katkı sağladığını vurguladı. Son olarak, nükleer enerjinin yaygınlaştırılması için finansman ve insan kaynağı yatırımlarının artırılmasının önemine işaret etti.
