ANKARA – Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Jeoloji Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Düzgün Esina, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) tarafından yayımlanan güncellenmiş Türkiye Diri Fay Haritası-2026 hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Esina, yaptığı yazılı açıklamada, “Fayları değiştiremeyiz ancak fayların üreteceği riskleri bilimsel bilgiyle yönetebiliriz. Bunun için güncellenen diri fay haritasının tüm planlama ve yapılaşma süreçlerinde etkin biçimde kullanılması zorunludur” ifadelerini kullandı.
MTA, AFAD Başkanlığı, TÜBİTAK ve birçok üniversitenin katkılarıyla hazırlanan yeni harita, 13 yıl aradan sonra güncellenmiş olup, ülkenin deprem gerçeğinin daha doğru anlaşılmasına katkı sağlamayı hedefliyor.
Yeni Harita Stratejik Bir Rehber Niteliğinde
Düzgün Esina, yayımlanan haritanın yalnızca bilimsel bir güncelleme olmadığını, aynı zamanda kamu yönetimi, yerel yönetimler ve yapı üretim süreçleri için stratejik bir rehber niteliği taşıdığını vurguladı. Esina, güncellenen haritanın uzun yıllara yayılan jeolojik arazi çalışmaları, paleosismolojik araştırmalar, sismolojik veriler ve ileri teknolojik yöntemlerin bir araya getirilmesiyle hazırlandığını belirterek, “Bu harita, ülkemizin deprem gerçeğinin daha doğru anlaşılmasına ve afet risklerinin azaltılmasına katkı sunacak temel veri kaynaklarından biridir” dedi.

Haritanın yalnızca fayların yerlerini gösteren bir çalışma olmadığını vurgulayan Esina, aktif fayların deprem üretme potansiyelleri, yüzey faylanması tehlikesi ve deprem tehlike analizleri açısından da kritik bilgiler içerdiğini ifade etti.
Teknik Düzenlemeler Güncellenmeli
Deprem zararlarının azaltılması için bilimsel verilerin planlama ve uygulama süreçlerine eksiksiz biçimde yansıtılması gerektiğine işaret eden Esina, “Türkiye Diri Fay Haritası-2026’nın ortaya koyduğu yeni veriler doğrultusunda Türkiye Deprem Tehlike Haritası’nın, Bina Deprem Yönetmeliği’nin ve ilgili tüm teknik düzenlemelerin güncellenmesi büyük önem taşımaktadır” ifadelerini kullandı.
Merkezi ve Yerel Yönetimlere Çağrı
Merkezi ve yerel yönetimlere çağrıda bulunan Esina, özellikle İl Afet Risk Azaltma Planları (İRAP), çevre düzeni planları, nazım ve uygulama imar planları ile altyapı yatırımlarının yeni harita esas alınarak gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti.
Esina, “Deprem güvenli kentler oluşturabilmenin yolu, jeoloji mühendisliği verilerini karar süreçlerinin merkezine koymaktan geçmektedir. Fayları değiştiremeyiz ancak fayların üreteceği riskleri bilimsel bilgiyle yönetebiliriz. Bunun için güncellenen diri fay haritasının tüm planlama ve yapılaşma süreçlerinde etkin biçimde kullanılması zorunludur” ifadelerini kullandı.
