Tunceli’de 5 Ocak 2020’den beri kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında, hastane kayıtlarının silinmesi iddiasıyla tutuklanan dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir’in savcılık ifadesi ortaya çıktı. Özdemir, “Benim bu konu ile ilgili yetkim olmadığı gibi becerim de yoktur. Yetkisi veya becerisi olan birine talimat da vermedim” dedi.

Genişletilen Soruşturma ve Operasyonlar
Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından 2024 Haziran’da Tunceli’ye atanan Başsavcı Ebru Cansu’nun talimatıyla özel ekip kurulan soruşturmada, Doku’nun kaybolmadan önceki ve kaybolduğu güne ait kentteki tüm kamera görüntüleri yeniden toplandı. Toplamda 70 ana arter KGYS ve ek 700 saatlik güvenlik kamerası görüntüsü dosyaya eklendi. Soruşturma kapsamında cinayet şüphesiyle 14 Nisan’da 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Gözaltılar ve Tutuklamalar
İlk operasyonda, Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abakarov ve dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel de dahil 13 kişi gözaltına alındı. Yurt dışındaki şüpheli Umut Altaş için kırmızı bülten talebinde bulunuldu. 17 Nisan’daki ikinci operasyonda ise dönemin Valisi Tuncay Sonel ve dönemin Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir gözaltına alındı.
Yapılan işlemler sonucunda Mustafa Türkay Sonel ve Erdoğan Elaldı ‘kasten öldürme’ suçundan, Zeinal Abakarov ve ailesi de dahil 7 kişi ‘suç delillerini gizleme ve yok etme’ suçundan tutuklandı. Ferhat Güven ise ‘yağma’ suçundan cezaevine gönderildi.

Eski Başhekim Çağdaş Özdemir’in İfadesi
Gülistan Doku’nun 31 Aralık 2019’da Tunceli Devlet Hastanesi’ne giriş yaptığına dair POLNET kayıtlarının tespit edildiği, ancak hastane veri tabanındaki ilgili kayıtların silindiği iddiasıyla tutuklanan eski başhekim Çağdaş Özdemir, savcılık ifadesinde tüm suçlamaları reddetti.
Özdemir ifadesinde, “Gülistan Doku’nun 31 Aralık 2019 tarihinde Tunceli Devlet Hastanesi’ne müracaat etmesi akabinde müracaat ve tedavi işlem ve evrakının sistemden silindiğini gözaltına alınmadan önce sosyal medyadan öğrendim. Bana sormuş olduğunuz POLNET içeriği dosyaya girdiyse, Gülistan Doku’nun 31 Aralık 2019 tarihindeki kayıtları da tabii ki silinmiştir ancak benim bu konuyla bir alakam yoktur. Ben bu kayıtların nasıl silindiğini bilemiyorum” dedi.

‘Yetkim ve Becerim Yok, Talimat da Vermedim’
Hastane kayıtlarını silme yetkisinin olmadığını ve kimseye talimat vermediğini belirten Özdemir, şu ifadeleri kullandı: “Bana o dönem Vali, herhangi bir bürokrat ya da başkası ulaşarak bahse konu güne ilişkin kayıtları silmem konusunda bir şey söylemedi. Ben zaten o dönemde aynı anda İl Sağlık Müdürü olduğum için hastaneye çok fazla gidemiyordum.”
Özdemir, hastane kayıtlarının silinmesi, düzeltilmesi veya eklenmesi konularında bilgi işlem personeli ve yazılım firmasının yetkili olduğunu, kendisinin veya başka bir hastane çalışanının böyle bir yetkisinin bulunmadığını vurguladı: “Benim de bu konu ile ilgili yetkim olmadığı gibi becerim de yoktur. Yetkisi veya becerisi olan birine talimat da vermedim.”

‘Profesyonel Bir İşlem Olduğunu Düşünüyorum’
Özdemir, kayıt silme işleminin nasıl yapıldığına ilişkin soruya ise şu yanıtı verdi: “Yazılım şirketi web tabanlı bir sistem olduğundan dolayı uzaktan erişim yoluyla da veriler ve log kayıtları silinebilir. Hastaneden log kayıtlarının silinip silinemeyeceğini de bilmiyorum. Bu işlemlerin profesyonel bir işlem olduğunu düşünüyorum. Buna ilişkin bilgi ve becerim bulunmamaktadır. Üzerime atılı suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum.”

Sonel’in İşlemleri Sürüyor
Soruşturmada gözaltına alınan bir diğer isim olan dönemin valisi Tuncay Sonel’in Erzurum Adliyesi’ndeki işlemlerinin ise devam ettiği öğrenildi. Savcılık soruşturması kapsamında tüm şüphelilerin ifadeleri ve deliller titizlikle inceleniyor.

Gülistan Doku vakası, Türkiye’nin gündemini meşgul etmeye ve adalet arayışındaki aileye ışık tutacak yeni gelişmelerle kamuoyunun dikkatini çekmeye devam ediyor.



