Türkiye Körler Federasyonu Başkan Yardımcısı ve Aksaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Önder İşlek, engelli bireylerin araç alımında sağlanan ÖTV muafiyetinin bazı engelli yakınları tarafından istismar edildiğini belirterek çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Kendisi de yüzde 90 görme engelli olan İşlek, engelli bireyler için aracın bir lüks değil, hayatlarını sürdürebilmeleri için temel bir ihtiyaç olduğunu vurguladı. İşlek, “Engelliler için araç bir lüks değil tamamen hayatlarını sürdürebilmeleri için, yürüyemeyen bir insanın ayağı gibi düşünmemiz gerekiyor. Bizim kullanmayacağımız araç için raporumuzu hiçbir şekilde amcamıza, dayımıza ya da halamıza verip, onların bu avantajı istismar etmelerini önüne geçmeliyiz” dedi.
‘Suistimal Edilmesi Katı Kurallara Neden Oldu’
ÖTV muafiyetinin suistimal edilmesi nedeniyle kamu kuruluşlarının katı kurallar koyduğunu belirten İşlek, “Benim eşim Emine İşlek’in aracının ruhsatında kendisinden başka birinin kullanamayacağı yazıyor. 9 aylık bebeği var ve aracını yıkamaya veya bakıma götürmesi gerektiği durumlarda bir yakınımızın götürmesi gerekiyor. Ancak bu da kanunlara aykırı. Ama düşündüğümüz zaman gebe ya da hasta, bedensel engelli bir kadının gidip gelmesi oldukça sorunlu. Önceden en az yüzde 90 rapor alması gerekiyordu. Şu anda güzel bir düzenleme olarak bedensel engellilerin kendisi aracı kullanabiliyorsa özel tertibatla yüzde 20 ve üstünde araç alabiliyor. Ama yüzde 40 ortopedik engeli ehliyet almayanlar için de bu düzenleme esnetilerek bu bireylerin de ÖTV’siz araç almalarının önü açılmış oldu” ifadelerini kullandı.

‘Babamın Engelli Raporu İle Araç Alalım Demesine Karşı Çıktım’
Engelli bireylerin de raporlarının suistimal edilmemesi yönünde duyarlı olması gerektiğini belirten İşlek, kişisel bir anısını paylaşarak şunları söyledi:
“Babam İsmail İşlek, ‘bana araç alır mısın?’ dedi. Ben de reddettim. Aynı şehirde yaşamıyoruz. Senin hakkın değil dedim. Ama aynı şehirde yaşıyor olsaydık. Benim işe gidip gelmeme destek olacak, ya da hastane veya benzeri durumda alabilirdim. Umarım diğer insanlar da bu şekilde duyarlılığı gösterir, engelliler kendilerinin doğrudan faydalanmayacağı araçlara raporlarını kullandırmazlar. Diğer insanların bu konuyu istismar edip engelli bireylerin hayatlarını zorlaştırmalarının önüne geçerler. Bu durumlardan dolayı araç alımı 2026 Ocak ayında 5 yıl yerine 10 yıla çıkarıldı. Yüzde 40 engelli oranında yerli araç olacak. Bu konuda çok daha fazla araç üretilse, ülkemizin milli ve yerli teknoloji hamlesi çerçevesinde daha da güçlense. Yüzde 40 engellilere öngörülen yerli araç sayısı oldukça az. Bu durumda her engellinin de ihtiyaçları ve gereksinimleri farklı. Akülü araç kullananların gerçekten çok büyük bir bagaja ihtiyaçları var. İnsanlar bu durumda büyük bagajlı yerine ihtiyaçlarını görmeyecek araçları almak zorunda kalıyorlar.”

Yerli Araç Üretiminde Engelli Bireylerin İhtiyaçları Gözetilmeli
İşlek, özellikle akülü araç kullanan engelli bireylerin büyük bagaj hacmine ihtiyaç duyduğunu, ancak piyasada yeterli seçenek bulunmadığını belirterek yerli araç üretiminin engelli bireylerin gereksinimlerine göre çeşitlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Engelli hakları savunucuları, ÖTV muafiyetinin kötüye kullanımının engellenmesi için denetimlerin sıkılaştırılması ve cezai yaptırımların artırılması çağrısında bulunuyor. Aksi halde hem devletin vergi kaybı yaşadığını hem de gerçek ihtiyaç sahibi engelli bireylerin mağdur olduğunu vurguluyorlar.

