Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Prof. Dr. Kayıkçıoğlu: ‘Yer altı sularını yenilenebilir hale getiremedik’

EÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Hüsnü Kayıkçıoğlu, barajlardaki doluluk artışına rağmen yer altı sularının istenen seviyede olmadığını belirterek, su yönetimindeki eksiklere dikkat çekti.

EÜ Öğretim Üyesi Prof.

Ege Üniversitesi (EÜ) Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Hüsnü Kayıkçıoğlu, barajlardaki doluluğun artmasına rağmen yer altı sularının istenen seviyede olmadığını belirterek, “Enerji sistemlerinde yenilenebilir enerjilere geçiş yaptık ama yer altı sularını yenilenebilir hale getiremedik” dedi.

KISA VADELİ VE YANILTICI YÜKSELİŞ

İzmir’de kış aylarındaki yoğun yağışlar baraj doluluk oranlarını yüzde 50’nin üzerine çıkardı ancak bu durumun yanıltıcı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Kayıkçıoğlu, “Bu yükseliş, kısa vadeli ve yanıltıcı. Sel felaketleri olunca düşen yağıştan yeterince yararlanamıyoruz. Düşen yağışın yer altı su kuyularını beslemesi gerekiyor. Barajlardaki doluluk oranı artış gösterdi ancak yer altı su kuyuları maalesef istenen seviyelerde değil” ifadelerini kullandı.

İzmir’in yıllık 250 milyon metreküp su ihtiyacının yüzde 70’inin yer altı kaynaklarından karşılandığını belirten Prof. Dr. Kayıkçıoğlu, geçen yıl barajlarda suyun bitmesiyle bu oranın yüzde 95’e çıktığını vurguladı. İzmir’de 1100-1600 arası içme suyu kuyusu, 94 bin civarında sulama amaçlı kuyu ve yaklaşık 360 bin kayıt dışı kuyu bulunduğunu aktaran Kayıkçıoğlu, “Son yapılan çalışmalarda 212 gözlem kuyusunda 5-20 metrelik artıştan bahsediliyor. Ancak bu kısa vadeli ve yanıltıcı” dedi.

YAĞMURU TOPRAKTA TUTAMIYORUZ

Su yönetimindeki en büyük sorunun toprak yönetimiyle bütüncül bir yaklaşımın olmaması olduğunu ifade eden Prof. Dr. Kayıkçıoğlu, “Enerji sistemlerinde yenilenebilir enerjilere geçiş yaptık ama yer altı sularını yenilenebilir hale getiremedik. Bunun en önemli sebebi su yönetimini, toprak yönetimiyle bütüncül olarak ele alamamamızdan kaynaklanıyor.” dedi. Yağmurun toprakta tutulamadığını ve sele dönüştüğünü belirten Kayıkçıoğlu, bu durumun afet haline geldiğini ve toprak yönetimindeki eksikliklerden kaynaklandığını söyledi.

“TARLA İÇİ YAPILARA İHTİYACIMIZ VAR”

Sürdürülebilir yer altı su kaynakları için bütüncül bir bakış açısının şart olduğunu belirten Prof. Dr. Kayıkçıoğlu, “Tarla içi yapılara ihtiyacımız var. Çünkü sele dönüşmüş bahçelerden kaybolan organik maddeyi içeren verimli topraktır. Dolayısıyla bahçelerimizde toprak sağlığını öncelikleyen işlemleri uygulamamız gerekiyor” dedi.

‘SUYA BEDEL ÖDEMEDİĞİNDE BİLİNÇSİZCE KULLANIYOR’

Su kuyusu olanların yeraltı suyunun sahibi olmadığını, suyun herkesin doğal bir varlığı olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Kayıkçıoğlu, “Suya bedel ödemediğinde bilinçsizce kullanıyor. Ancak bundan bir fayda sağlanmıyor, bahçemize yüksek miktarda su uygulandığı zaman toprağımızdaki bitki besin elementlerini yıkıyor, verimli üst toprağı erozyonla kaybediyor ve bitki köklerinin çürümesine neden oluyoruz. Dolayısıyla çok fazla suyu kullanmak zarar getiriyor. Suyu etkin kullanabilecek akıllı yönetim sistemlerini devreye almamız lazım. Toprak sıcaklığını düşürebilirsek buharlaşmayla su kaybını da engelleriz. Örtü bitkileri, yüzey örtücü uygulamalar, organik malç uygulamaları gerekli uygulamalardır. Birincisi yağmur ile düşen suyu etkin bir şekilde yer altı su kaynaklarına iletmeyi başaracağız. İkincisi en büyük doğal barajlarımız olan topraklarımızı suyu maksimum tutabilecek hale getirmemiz gerekiyor” şeklinde konuştu.