Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) iş birliğiyle düzenlenen ‘Depremlerde Sağlığın Korunması – Deprem Acil Durum Yönetimi Yoluyla Sağlık Güvenliğinin Güçlendirilmesine İlişkin DSÖ Bakanlar Konferansı’nda konuşan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, afetlere müdahale kapasitesini yerli ve milli teknolojilerle güçlendirdiklerini vurguladı. Bakan Memişoğlu, Türkiye Yüzyılı vizyonunun sağlık alanındaki önemli kazanımlarından biri olan GÖKBEY Ambulans Helikopteri’nin tamamen öz kaynaklarla geliştirildiğini belirtti. En zorlu coğrafi şartlarda ve en sert iklim koşullarında görev yapabilen GÖKBEY ambulans helikopterlerinin, aynı anda iki hastaya yoğun bakım şartlarında müdahale edebilen uçan bir acil servis olarak afetlerde sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürdürülmesine önemli katkı sağlayacağını ifade etti.

İstanbul’da DSÖ Bakanlar Konferansı
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, DSÖ iş birliğiyle düzenlenen ve 1-2 Temmuz tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilen konferansa katıldı. Konferansa, DSÖ Avrupa Bölge Direktörü Dr. Hans Kluge, Avrupa Komisyonu Sağlık ve Gıda Güvenliği Genel Direktörü Sandra Gallina, DSÖ Doğu Akdeniz Bölge Direktörü Dr. Hanan Balkhy ile AB ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Dr. Aziz Alper Biten de katılım sağladı. Memişoğlu, ‘Türkiye’nin Deprem Sağlık Acil Durum Yönetimindeki Liderliği’ başlıklı oturumda ana konuşmacı olarak yer aldı. Konferansta, deprem acil durum yönetimi ve sağlık güvenliğinin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar ele alındı.

UMKE Ekibiyle Canlı Bağlantı
Bakan Memişoğlu, 25 Haziran 2026 tarihinde Venezuela’nın Yaracuy bölgesinde meydana gelen depremlerin ardından bölgeye gönderilen Türk Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) ile canlı bağlantı gerçekleştirdi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Daire Başkanı Uzm. Dr. Murat Genç’in ekip liderliğinde görev yapan 6 kişilik UMKE ekibi, bölgede yürütülen sağlık hizmetleri ile afet sahasındaki son duruma ilişkin bilgi verdi. Bu uluslararası sağlık yardım faaliyeti, Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda, Dışişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğü ve AFAD iş birliğinde yürütülüyor.

Deprem Sonrası Sağlık Seferberliği
Bakan Memişoğlu, deprem sonrasında Sağlık Afet Koordinasyon Merkezi’nin (SAKOM) tüm kapasitesiyle çalışmaya başladığını ve ulusal afet planlarının derhal devreye alındığını belirtti. Depremin ilk gününden itibaren 5 bin 75 UMKE personeli, 21 bini aşkın hekim, 73 binden fazla sağlık çalışanı ve 38 bin 513 destek personeli olmak üzere toplam 138 bini aşkın görevlinin bölgede hizmet verdiğini söyledi. Bin 810 ambulans, 245 UMKE aracı ve 16 hava ambulansı kesintisiz olarak görev yaptı. Ayrıca, tarihin en büyük hasta nakil operasyonlarından biri gerçekleştirilerek 51 bin 665 hasta ve yaralı, güvenli şekilde deprem bölgesinden çevre illerdeki sağlık kuruluşlarına nakledildi.
Yüzer Sahra Hastaneleri ve Dijital Altyapı
Deprem bölgesinde, her biri 560 yatak kapasitesine sahip TCG Bayraktar ve TCG Sancaktar gemileri yüzer sahra hastanelerine dönüştürülerek afetzedelere hem sağlık hizmeti hem de barınma imkanı sağlandı. Bu zorlu süreçte dijital sağlık altyapısının kritik rol oynadığını vurgulayan Bakan Memişoğlu, MHRS ve e-Nabız gibi sistemler sayesinde sağlık hizmetlerinin kesintisiz devam ettiğini belirtti. Ayrıca, ‘Bulaşıcı Hastalık Sürveyans ve Erken Uyarı Sistemi’ ile olası salgınların önüne geçildi. Afet bölgesindeki 2 milyon 300 bini aşkın bebek ve çocuğun izlemleri kesintisiz olarak sürdürüldü.

İstanbul İçin Özel Deprem Planı
Olası bir Marmara depremine karşı kapsamlı bir hazırlık yaptıklarını belirten Bakan Memişoğlu, İstanbul’un kendi içinde 10 sağlık bölgesine ayrıldığını ve Anadolu’daki illerle bu bölgelerin tek tek eşleştirildiğini ifade etti. Hangi şehrin, hangi personelin, hangi malzemeyle, havadan, karadan veya denizden saat kaçta nereye ulaşacağının saniye saniye planlandığını söyledi. Ayrıca, ‘Aile Sağlığı Merkezi Eşleştirme Modeli’ ve ‘Akıllı Bileklik’ uygulaması gibi yenilikçi projeleri hayata geçirdiklerini belirtti.
İstanbul Bildirgesi
Konferansın en önemli çıktılarından biri olan İstanbul Bildirgesi‘nin, küresel afet sağlığı alanında oluşturulan en kapsamlı uzlaşı metinlerinden biri olduğunu vurgulayan Bakan Memişoğlu, bu bildirgenin afet risklerinin azaltılması, sağlık sistemlerinin dirençliliğinin güçlendirilmesi ve küresel sağlık güvenliğinin desteklenmesi konularında uluslararası iş birliğine yön vereceğini söyledi. “Afetlerde doğru bilginin kamuoyuna aktarılmasının, başarılı bir afet yönetiminin ayrılmaz bir parçası olduğunun altını çizmek istiyorum” diyerek dezenformasyonla mücadelenin önemine dikkat çekti.

