Ankara’da doğuştan omurilik açıklığı ile dünyaya gelen ve ilerleyen yaşlarda ciddi skolyoz ve kifoz (kamburluk) sorunu yaşayan 12 yaşındaki Süheyda Acar, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde geçirdiği başarılı bir ameliyat ve multidisipliner tedavi süreciyle sağlığına kavuştu.
6’ncı sınıf öğrencisi Süheyda Acar, meningomyelosel (omurilik açıklığı) hastalığı ile dünyaya geldi. Uzun yıllar takip edilen Acar’ın omurgasındaki eğrilik ilerleyerek ciddi boyutlara ulaştı. Omurgasındaki ileri derecedeki deformite nedeniyle nefes almakta, yemek yemekte, oturmakta ve sırtüstü yatmakta büyük güçlük çeken Süheyda, omurgasının cilt dokusunu yırtacak kadar ilerlemiş bir durumla karşı karşıya kaldı.
5 Saat Süren Zorlu Ameliyat
Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği’nde geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen 5 saatlik zorlu ameliyatın ardından Süheyda Acar, yeniden dik bir duruşa kavuştu. Ameliyat sonrası rahatladığını dile getiren Süheyda Acar, “Önceden çok korkuyordum ameliyattan ama neyse ki korktuğum kadar bir durum olmadı. Sırtüstü yatarken çok zorlanıyordum. O yüzden yan yatıyordum. Şimdi mutluyum, oturmaya alıştım. Büyüyünce iç mimar olmak istiyorum” dedi.
Ameliyatı gerçekleştiren ekipte yer alan Prof. Dr. Ercan Bal, süreci şu sözlerle anlattı: “Süheyda, bize başvurmadan önce doğuştan birtakım omurga ve omurilik sorunları vardı. Yıllardır takip altındaydı ancak aksaklıklar yaşanmıştı. Bacaklarında ve sinir sisteminde ciddi sorunlar mevcuttu. Tedavinin gecikmesiyle omurgasında ciddi bir deformite ve kamburluk gelişti. İki büklüm bir haldeydi ve nefes alması, yemek yemesi, oturması hep sorunluydu. Multidisipliner bir ekiple tedavisini planladık. Önce uygun antibiyotik tedavisine başladık, ardından 5 saat süren bir ameliyatla omurgasını düzelttik. Çok şükür ameliyat sonrası süreç çok iyi gitti. Artık oturabiliyor, yatabiliyor ve dik bir postüre kavuştu. Nefes alması ve yeme-içme sorunları ortadan kalktı. Bir hafta içinde taburcu olmasını planlıyoruz.”
Skolyoz Her 100 Çocuktan 3’ünde Görülüyor
Prof. Dr. Ercan Bal, doğuştan omurilik açıklığı olan çocuklarda skolyoz görülme ihtimalinin diğer çocuklara göre daha yüksek olduğunu belirterek, önemli uyarılarda bulundu. Bal, “Bu çocukları sadece beyin, sinir, akciğer ve kalp açısından değil, omurga eğrilikleri açısından da düzenli aralıklarla takip ettirmek gerekiyor. Skolyoz Türkiye’de her 100 çocuğun 2-3’ünde görülüyor. Kabaca 1000 kişilik bir okulda 20-30 skolyoz hastası var demektir. Bu ciddi bir oran. Ne kadar erken tanı alırlarsa tedavi süreci o kadar başarılı oluyor. Ailelere, eğitmenlere ve öğretmenlere bu konuda büyük iş düşüyor” ifadelerini kullandı.
Hastanede başarılı bir operasyon geçiren Süheyda Acar, sağlığına kavuşmanın mutluluğunu yaşarken, erken teşhisin ve multidisipliner tedavi yaklaşımının önemi bir kez daha ortaya çıktı.
