Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Yeni Parti’den Yatırım Fonu Mağdurları İçin Kanun Teklifi: ‘Denetim ve Gözetim Skandalı’

Yeni Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, yatırım fonu mağdurları için TBMM’ye kanun teklifi verdi. Özlale, yaşanan krizi ‘denetim ve gözetim skandalı’ olarak nitelendirdi.

Yeni Parti İzmir Milletvekili

Yeni Parti, 7 portföy yönetim şirketinin tasfiye edilen 131 yatırım fonuna ilişkin TBMM’ye kanun teklifi verdi. Teklif, mağdur yatırımcıların zararlarının karşılanmasını ve sorumluların hesap vermesini amaçlıyor.

Ümit Özlale’den Çarpıcı Açıklamalar

Yeni Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında kanun teklifinin esaslarını açıkladı. Özlale, “Daha önce hakkında defalarca uyarı yapmamıza rağmen önlem alınmadığı için toplumun geniş kesimini olumsuz bir şekilde etkileyen yatırım fonu kriziyle baş başayız. Kamu otoritesinin denetim ve gözetim eksikliği olduğu şüphe götürmez. 10 ay öncesinden bütün uyarılarımıza rağmen hiçbir önlem alınmaması bugün çok büyük bir yatırım fonu krizine ve orta gelirli vatandaşları daha çok etkileyen bir servet krizine dönüşmüş durumdadır. Bu işin içerisinde kamu bürokrasisi ile siyasetçilerin olduğu kesindir. Bunlar olmadan bütün uyarılarımıza rağmen isim isim açıklamamıza rağmen herhangi bir önlem alınmaması manidardır. Bu kadar büyük bir kriz, ancak üst düzey bürokrasisinin ve siyasetçinin yol vermesiyle meydana gelmiştir” dedi.

‘Denetim ve Gözetim Skandalıdır’

Ümit Özlale, TBMM’nin açılacağı ilk gün bu konunun aydınlığa kavuşturulması için araştırma önergesi vereceklerini kaydederek, “Bu yalnızca bir kamu zararı değil aynı zamanda denetim ve gözetim skandalıdır. Olağandışı fiyatlar, ilişkili işlemler, açıklanamayan getiriler; zamanında müdahale edilseydi önlenebilecek durumlardı. Mağdurlar, yüksek getiri peşinde koşan ve para hırsı olan insanlar olarak karikatürize ediliyor. Buna karşı çıktığımızı söylemeliyiz. Mağdurların çok önemli bir kısmı orta ve düşük gelirli tabakadan. Bu fon krizi ortaya çıkmadan önce büyük yatırımcının, dahil olan üst düzey bürokrasinin ve siyasetin paralarını alıp çıktığı ve bütün mağduriyetin küçük yatırımcıya yüklendiği bir krizle karşı karşıyayız. Bu skandalın en büyük sorumluluk payı, görevini yapmayan kamu otoritesidir” diye konuştu.

‘Fon Mağduriyeti Tablosu Oluşturacağız’

Vatandaşın sırtına ek bir vergi yüklemeden, kamu kaynaklarını kullanmadan mağdur olanların paralarının en azından bir kısmını alabilmesi için tasfiye yöntemi geliştirdiklerini ve kanun teklifinin bununla ilgili olduğunu belirten Özlale, “Teklifimizle kamu kaynağı kullanmadan mağduriyetin yüzde 80’inden fazlasını gidermek mümkün. Her bir mağdurun ayrı bir hesabı oluşturulacak. Kim geçmişte ne yatırdı, ne çekti ilk önce onun bakiyesi oluşturulacak. Bu tutarlar enflasyona göre güncellenecek. Eğer bir vatandaş, ‘Ben bu yatırım fonundan yüzde 3 bin getiri elde etmiştim, bu değer üzerinden hesaplanmasını istiyorum’ diyorsa biz bunu dikkate almayacağız. Önemli olan nokta bu. Vatandaşın kağıt üzerindeki getiriye değil, gerçek para hareketlerine bakarak bir fon mağduriyeti tablosu oluşturacağız” ifadelerini kullandı.

‘Tasfiye Kurulu Oluşturuyoruz’

Kanun teklifinin en önemli noktasının haksız kazançların geri alınması olduğunu kaydeden Özlale, “Bir tasfiye kurulu oluşturuyoruz. Fonun kuruluşundan itibaren ilk yatırımcılar, ilişkili kişiler, olağandışı para çıkışları, bu tasfiye kurulu tarafından incelenecek. Hukuka aykırı kazançlar fona iade ettirilecek. İyi niyetli ve yüksek getiri elde eden bir yatırımcı varsa biz onu suçlamayacağız. Bizim peşinde olduğumuz ikili ilişkileri kullanan, içeriden bilgi alan ve manipülasyona bizzat ortak olan yatırımcıların peşine düşmektir. Amacımız küçük yatırıcıyı birbirine düşürmek değil, haksız kazancın izini sürmektir. Haksız kazancı belirledikten sonra tasfiye kurulu Ankara 1’inci Sulh Ceza Hakimliği’ne başvuracak ve mal varlığının dondurulmasını talep edecek. Daha sonrasında bu mal varlığı dondurulacak, itiraz için üç gün süre tanıyacağız. İtiraz ettiği zaman Danıştay yolu açık olacak. Haksız kazanç sağladığı düşünülen kişi, haksız bulunursa mal varlığına el koyulacak. Masum ise parasını geri alacak. Bu yargı, yolunun mümkün olduğunca hızlı ve şeffaf yürütülmesi kanun teklifimizdeki en önemli vurgulardan bir tanesidir” diye konuştu.

‘Vatandaşa Yeni Vergi Yüklenmesine Karşıyız’

Özlale, “Bu verdiğimiz kanun teklifi vatandaşa ek bir vergi yüklemeden, kamu kaynaklarına başvurmadan adil bir tasfiye sürecinin nasıl yapılabileceğiyle ilgili çok somut çözüm önerilerini içeriyor. Şu an önümüzde kamu otoritesinin ihmali ve olası göz yummasından dolayı, piyasa dolandırıcılarıyla siyasetçiler ve üst düzey bürokratlar arasındaki çıkar ilişkisinden dolayı her gün ekonomik boyutu daha da yükselen bir krizle karşı karşıyayız. Kamu kaynağıyla zarar kapatılmasına ve vatandaşa yeni vergi yüklenmesine karşıyız” dedi.

‘AK Parti İçerisinde Bu İşle İlgili Bir Kavga Var’

AK Parti Genel Merkez Ekonomi İşleri Başkanlığı’nın sanal medya hesabından Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) görev ve yetkilerine ilişkin yapılan paylaşıma değinen Ümit Özlale, “AK Parti’nin içerisinde bu işle ilgili bir kavga var. AK Parti’nin kurucu kadroları arasında yer alan AK Parti’nin davasına hizmet eden siyasetçiler, gazeteciler var. Bu isimler, bu işin aydınlatılması için tüm topluma önemli mesajlar veriyor. Fon krizinin toplumda, AK Parti seçmeninde yarattığı öfkeyi ve mağduriyeti çok iyi biliyorlar. Üst düzey bürokratların denetlenemez, haksız kazancı rahatlıkla sağlayabildiği bir düzen var. Bu bürokratik oligarşiden de gerçekten AK Parti için çalışan siyasetçiler çok rahatsız. Bu fon krizi AK Parti’nin içerisinde bir krizi daha tetiklemiştir” ifadelerini kullandı.