Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

113 Yıllık Gizem Çözüldü: Isparta’daki Tapınağın ‘Tanrıça Hekate’ye Ait Olduğu Belgelendi

Isparta Yalvaç’taki Men Kutsal Alanı’nda 113 yıl önce bulunan tapınağın Tanrıça Hekate’ye ait olduğu belgelendi. Hekate Tapınağı Anadolu’da türünün ikinci örneği.

Isparta Yalvaç'taki Men Kutsal

Isparta’nın Yalvaç ilçesinde 113 yıl önce ortaya çıkarılan ve yıllarca ‘Tanrıça Demeter’ tapınağı olduğu düşünülen yapının aslında antik dönemin gizemli tanrıçası ‘Hekate’ye ait olduğu anlaşıldı. 1912-1913 yıllarında başlayan kazılarda bulunan tapınak, bugüne kadar tarım ve bereket tanrıçası Demeter’e atfedilmişti. Ancak Süleyman Demirel Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Özhanlı başkanlığındaki ekip, yaptığı detaylı çalışmalarla bu yapının Tanrıça Hekate’ye ait olduğunu arkeolojik olarak belgeledi. Bu keşif, Anadolu’da bilinen iki Hekate tapınağından birinin gün yüzüne çıkmasını sağladı.

Men Kutsal Alanı’ndaki ‘Küçük Tapınak’ın Gerçek Sahibi Hekate

Yalvaç’taki 1600 rakımlı Gemen Dağı zirvesinde, Ay Tanrısı Men adına inşa edilen kutsal alanda yürütülen çalışmalar, 113 yıllık bir gizemi açığa çıkardı. 1912-1913 yıllarında bulunan ve yıllarca ‘Küçük Tapınak’ olarak anılan yapının, son dönem araştırmaları sonucunda Tanrıça Hekate’ye ait olduğu tespit edildi. Bölgede yaklaşık 18 yıldır kazı başkanlığı yapan Prof. Dr. Mehmet Özhanlı, bu keşfin en büyük bulgularından biri olduğunu belirterek, “Bu küçük tapınak daha önce ‘Demeter Tapınağı’ olarak tanımlanmıştı. Oysa bizim çalışmalarımız, Anadolu’nun yerel tanrıçası olan Hekate’ye ait olduğunu gösterdi. Daha önceki kazılarda Hekate’nin figürin ve kabartmaları da bulundu. Men’le bağlantılı olması, buranın Hekate Tapınağı olduğunu kesinleştirdi” dedi.

Hekate Neden Önemli?

Tanrıça Hekate’nin Yunan didaktik şiirinin babası Hesiodos’un ‘Theogonia’ adlı eserinde bahsettiği ‘Anadolu Karya’ kökenli bir tanrıça olduğunu anlatan Prof. Dr. Özhanlı, “Hekate, yere, göğe ve denize hakim olan ‘triformis’ yani 3 bedenli ve 3 başlı bir tanrıçadır. Yüksek bir polosu (başlık) üzerinde hilal betimlemesi yer alır. Men ile bağlantılı olarak hem ayı hem ayın karanlık yüzünü, yani ölümü ve öbür dünyayı temsil eder. Ay Tanrısı Men ile Demeter arasında bir bağlantı olmadığı için, buranın Hekate Tapınağı olması arkeolojik olarak çok mantıklı. Kesinlikle burası Anadolu’nun en eski tanrıçalarından birinin tapınağı” şeklinde konuştu.

İki Köpek Mezarı Hekate Kültünü Doğruladı

Prof. Dr. Özhanlı, bölgedeki bir diğer kazı alanı olan Pisidia Antiocheia Antik Kenti’nde bulunan 2 köpek mezarına da dikkat çekerek şu bilgileri verdi: “Birçok mitosta Hekate, yer altı dünyası Hades’in ‘Cehennem köpeği’ Kerberos’a hükmeden bir tanrıçadır. En kutsal hayvanı köpektir. Antiocheia kazılarında kurban edilmiş 2 köpek mezarı bulduk. Bu da Antiocheia’da bir Hekate kültünün varlığını arkeolojik olarak kanıtlıyor. Tapınağın yapısı ise tipik; ön alan (pronaos), arka alan (opisthodomos) ve orta alan (naos) bulunuyor. Naosun içerisinde tanrıçanın heykelinin durduğu sekizgen bir altlık da orijinal haliyle korunmuş. Ancak Hristiyanlaştırma sürecinde tapınak temel seviyesinde tahrip edilmiş. Biz yapacağımız çalışmalarla tapınağı ayağa kaldırmak istiyoruz.”

Anadolu’daki İkinci Hekate Tapınağı

Yalvaç’taki yapının Anadolu’da bilinen ikinci Hekate tapınağı olduğunu belirten Prof. Dr. Özhanlı, “Bugün binlerce insan Muğla Yatağan’daki Lagina Antik Kenti’nde bulunan Hekate Tapınağı’na ibadet etmek için geliyor. Anadolu’da başka bir Hekate Tapınağı bilinmiyordu. Biz buranın kesin bir Hekate Tapınağı olduğunu belgeledik. Bu keşfin, Pisidia Antiocheia ve Yalvaç’a turizm açısından çok büyük katkı sağlayacağına inanıyorum. Hekate bugün bile özellikle ABD ve İngiltere’deki ‘Vika Tarikatı’ gibi topluluklar tarafından saygı gören bir tanrıça. Bu keşif hem arkeoloji dünyası hem de bölge için çok değerli” ifadelerini kullandı.