KAYSERİ’de, Danişmend hükümdarı Melik Mehmet Gazi tarafından yaptırılan ve Ulu Cami olarak da bilinen Cami-i Kebir’in bulunduğu mahallede yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları sırasında tarihi bir keşif yapıldı. Caminin kıble bölümündeki depreme dirençsiz yapıların yıkılmasının ardından, 1100 yılında inşa edildiği tahmin edilen ve 19 odalı olduğu düşünülen bir medresenin duvar yapıları gün yüzüne çıktı.

Riskli Alan İlan Edilen Bölgede Proje Başladı
Danişmend hükümdarı Melik Mehmet Gazi tarafından 1135 yılında yaptırılan Cami-i Kebir’in bulunduğu Cumhuriyet Mahallesi’ndeki bazı binalar, 5 Ocak 2021’de Cumhurbaşkanı Kararı ile ‘riskli alan’ ilan edildi. 2,22 hektarlık alanda geçen yıl temmuz ayında Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından Suriçi Camikebir Kentsel Dönüşüm Projesi başlatıldı.

Başkan Büyükkılıç: “Bir Sürpriz ile Karşılaştık”
Çalışmalar kapsamında caminin etrafının açılması için yıkımlar sürerken, ortaya çıkan tarihi kalıntılar yetkilileri şaşırttı. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, yaptığı açıklamada, “Camikebir Mahallemizde, Suriçi Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında dirençli şehirler amacıyla tarihi Ulu Cami’nin etrafının açılması anlamında da çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu açıdan da Cami-i Kebir’in (Ulu Cami) kıblesindeki daha önce yapılmış olan yapıları temizledik” dedi.

Büyükkılıç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hiçbir esnaf ve iş yerimizi mağdur etmedik. Burada bir sürpriz ile karşılaştık. Caminin güneyinde şehrimizin kurucusu, gerçekten İslami hassasiyeti ile gönüllerde taht kuran Mehmet Melikgazi Hazretlerinin yaptırmış olduğu bir medresenin surları ile karşılaştık. Orada gerekli kazıları yapıp daha sonra projelendirip, onu da hayata geçiren bir çalışmaya imza atacağız. Kültür Bakanlığı ve vakıflar ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz. En kısa zamanda inşallah orayı hayata geçireceğiz.”

“Danişmend Döneminin Değeri Taçlanacak”
Keşfin önemine dikkat çeken Başkan Büyükkılıç, “Kentsel dönüşümle ilgili şehrimizin diğer bölgelerinde de dirençli şehirler bağlamında master planımızı yaptık. Bu anlamda da çalışkan, gayretli, her zaman bizlere de desteğini esirgemeyen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum’a sizler aracılığı ile ayrıca teşekkür etmek istiyorum. İnşallah birlikte çalışmalarımıza sürdürmeye devam edeceğimizi ifade ediyorum” ifadelerini kullandı.

Büyükkılıç, “Cami-i Kebir hem hüviyet itibarıyla şehrimizin bir Danişmend döneminin değeri hem de oradan çıkacak yeni eserle de inşallah daha da taçlanacak” diyerek sözlerini tamamladı.
Esnaf Tarihi Rivayetleri Doğruladı
Bölgede esnaflık yapan Muammer Köse, ortaya çıkan kalıntıların bölgede uzun süredir anlatılan bir rivayeti doğruladığını belirtti. Köse, “Burada önceden medrese olduğu, Cami-i Kebir ile yaşıt olduğu söyleniyordu. 19 odalı bir medrese olduğu esnaf arasında konuşulurdu. Yıkıldığı da söyleniyordu. Bu yapının yeniden ortaya çıkarılması, tarihimize ve kültürümüze sahip çıkılması çok önemli” dedi.

Köse, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sağ olsun Memduh Büyükkılıç başkanımız buranın temizliğini yapınca ortaya çıktı. Melik Mehmet Gazi tarafından yaptırılan bir medrese. Tarihimize sahip çıkılması bölge esnafı olarak bizleri mutlu etti. Cami-i Kebir açıldıktan sonra hiçbir namazın vakti ihmal edilmemiştir. Bu anlamda da çok önemli bir cami ve medrese.”

Ortaya çıkan tarihi medrese kalıntılarının, Kayseri’nin erken dönem İslami eğitim ve kültür hayatına ışık tutması bekleniyor. İlgili kurumlarla koordineli bir şekilde yürütülecek kazı ve restorasyon çalışmalarının ardından, alanın turizme ve kültürel yaşama kazandırılması hedefleniyor.


