DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Suriye’de imzalanan anlaşmayı olumlu karşıladıklarını açıkladı. Bakırhan, “En kötü barış, en iyi çatışma ve savaştan iyidir” ifadelerini kullanarak Türkiye’yi yapıcı bir rol oynamaya davet etti.
Diyarbakır’da Suriye İçin Yürüyüş
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanları Ayşe Serra Bucak Küçük ve Doğan Hatun ile birlikte Bağlar ilçesindeki Koşuyolu Parkı’nda başlayan bir yürüyüşe katıldı. Suriye’deki son gelişmeler nedeniyle düzenlenen yürüyüş, Yenişehir ilçesindeki Sanat Sokağı’na kadar devam etti.

“Anlaşmayı Olumlu Görüyoruz”
Yürüyüş sonrası bir konuşma yapan Tuncer Bakırhan, Suriye’deki anlaşmaya ilişkin partisinin görüşlerini kamuoyuyla paylaştı. Bakırhan, “Suriye’de bir anlaşma imzalandı. Takip ediyoruz. Bu anlaşmayı olumlu görüyoruz. En kötü barış, en iyi çatışma ve savaştan iyidir” dedi.

Kürtlerin Demokratik Hak Talebi
Bakırhan, konuşmasında Rojava’daki anlaşmanın yakından takip edileceğini vurgulayarak şunları söyledi: “Kürtler demokrasi istiyor, eşitlik istiyor. Kürtler hakkını, hukukunu istiyor. Kürtler Suriye’nin demokratik bir parçası olmak istiyor. Ama hakkıyla, kimliğiyle, statüsüyle birlikte eğer Suriye rejimi 30 Ocak’taki anlaşmaya uyar bunu doğru bir zeminde hayata geçirirse başta Suriye olmak üzere Ortadoğu kazanır, Türkiye kazanır, hepimiz kazanırız.”

Türkiye’ye Yapıcı Rol Çağrısı
DEM Parti lideri, Türkiye’den de Suriye konusunda yapıcı adımlar atmasını istedi. Bakırhan, “Türkiyeli yetkilileri de Rojava’da yapıcı rol oynamaya davet ediyoruz. Türkiye’de barış ve demokratik toplum süreci de devam ediyor. Sıra Türkiye’de. Kürtlerin demokratik haklarını ve özgürlüklerini sağlama ve kazanma günüdür” ifadelerini kullandı.

Ortadoğu Barışına Katkı Beklentisi
Bakırhan’ın açıklamaları, Suriye’deki anlaşmanın bölgesel istikrara katkı sağlayacağı yönündeki umutları yansıtıyor. DEM Parti lideri, anlaşmanın doğru uygulanması halinde hem Suriye’deki hem de Türkiye’deki demokratik süreçlere olumlu yansıyacağı görüşünde.

Bakırhan’ın “Bugünden sonra da hiç kimse ama hiç kimse 100 yıl daha Kürtleri dilsiz, statüsüz, kimliksiz yaşatamaz” şeklindeki sözleri, Kürt meselesine ilişkin demokratik çözüm talebinin altını çizdi. Suriye’deki gelişmelerin Türkiye’nin iç siyaset gündeminde de etkili olmaya devam edeceği öngörülüyor.
