İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump ile İran’ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetlerini görüşmek üzere Washington’a gidiyor. İki müttefik lider arasındaki bu kritik buluşma, Orta Doğu’daki güç dengelerini ve Türkiye’nin de içinde bulunduğu bölgesel güvenlik dinamiklerini doğrudan etkileyecek potansiyele sahip.
İsrail Başbakanlık Ofisi’nden yapılan resmi açıklamada, Başbakan Binyamin Netanyahu‘nun 11 Şubat Çarşamba günü ABD Başkanı Donald Trump ile Washington’da bir araya geleceği teyit edildi. Görüşmenin ana gündem maddesinin, İran ile ABD arasında yürütülen müzakereler olduğu belirtildi.
Açıklamada, Netanyahu’nun İran müzakerelerine ilişkin net bir duruş sergilediği vurgulandı. İsrail Başbakanı’nın, müzakerelerin “İran’ın balistik füzelerinin sınırlandırılmasını ve İran eksenine desteğinin sona erdirilmesini de içermesi gerektiğine inandığı” ifade edildi. Bu ifadeler, İsrail’in İran’ın askeri kapasitesinden ve bölgedeki vekil güçleri üzerindeki nüfuzundan duyduğu derin endişeyi yansıtıyor.
Görüşmenin Bölgesel Yansımaları ve Türkiye’ye Etkileri
Netanyahu-Trump görüşmesi, yalnızca İsrail-ABD ilişkileri için değil, Türkiye’nin de aktif bir aktör olduğu geniş Orta Doğu coğrafyası için büyük önem taşıyor. İran’ın nükleer programına ve bölgesel politikalarına yönelik atılacak her adım, Suriye, Irak ve Yemen’deki denklemleri doğrudan etkileyecek. Türkiye, hem İran hem de İsrail ile karmaşık bir ilişki ağına sahip olduğundan, Washington’daki bu diplomasi trafiğinin sonuçlarını yakından takip ediyor.
İsrail’in, İran anlaşmasının kapsamının genişletilmesi yönündeki ısrarı, özellikle İran’ın balistik füze programı ve Lübnan Hizbullahı gibi bölgesel müttefiklerine desteği konusunda daha sert şartlar getirilmesi talebini içeriyor. Bu durum, Türkiye’nin bölgedeki güvenlik ve istikrar arayışıyla da yakından ilgili.
İki liderin buluşması, Trump yönetiminin son günlerinde gerçekleşecek olması nedeniyle ayrı bir önem kazanıyor. Görüşmeden çıkacak mesajlar ve alınacak kararlar, sadece mevcut ABD yönetimini değil, seçilmiş Başkan Joe Biden’ın Ocak ayında başlayacak dönemindeki İran politikasının çerçevesini de etkileyebilir.
Sonuç olarak, Washington’daki bu üst düzey görüşme, İran krizi etrafında şekillenen uluslararası diplomasinin yeni bir aşamasına işaret ediyor. Netanyahu’nun İran’a yönelik ‘daha sert şartlar’ vurgusu, bölgede gerilimi düşürmeye yönelik diplomatik çabaların önünde yeni bir sınav olarak duruyor. Türkiye, gelişmeleri bölgesel güvenlik ve kendi ulusal çıkarları perspektifinden değerlendirmeye devam edecek.
