Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı, özellikle üniversite öğrencileri arasında hızla yayılan hesap kartı ve IBAN kiralamaya dayalı dijital dolandırıcılık vakalarına karşı kapsamlı bir bilinçlendirme kampanyası başlattı. Başsavcılık, bu yöntemin organize suç örgütlerinin finansal altyapısını oluşturduğu ve adli takibi neredeyse imkansız hale getirdiği konusunda gençleri uyardı.

Üniversite Kampüslerinde Farkındalık Panelleri
Başlatılan çalışma kapsamında, kart veya IBAN bilgisinin üçüncü kişilerle paylaşılmasının yol açabileceği ağır hukuki ve cezai sonuçlar konusunda gençlere yönelik bilgilendirme faaliyetleri hayata geçirildi. Bu doğrultuda, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde düzenlenen panelde, Cumhuriyet savcıları öğrencilerle bir araya geldi.

Panelde; IBAN kullandırma ve hesap paylaşımının suç örgütleri tarafından nasıl istismar edildiği, bu tür eylemlere karışan kişilerin karşılaşabileceği adli süreçler ve ortaya çıkabilecek mağduriyetler, gerçek vaka örnekleri eşliğinde anlatıldı.
“Sonuç Klasik Dolandırıcılıktan Çok Daha Yıkıcı”
Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcı Vekili Mustafa Deren Özkol, seminerde yaptığı konuşmada, farkındalık oluşturmak için bu programı düzenlediklerini belirtti. Dijital çağın suç tiplerini kökten dönüştürdüğünü vurgulayan Özkol, şu çarpıcı açıklamalarda bulundu:
“Artık günümüzde suçlular yan yana gelmez, hatta aynı şehirde bile değildir. Ancak sonuç klasik dolandırıcılıktan çok daha yıkıcıdır. Bugün burada özellikle bilişim araçları kullanılarak işlenen dolandırıcılık suçları ile son dönemde ciddi artış gösteren kart veya IBAN kiralama trafiğinin hukuki, kriminolojik ve toplumsal boyutlarıyla ele almak üzere bir aradayız.”

“Suçu Anonimleştiriyor, İz Sürmeyi Güçleştiriyor”
Başsavcı Vekili Özkol, bilişim suretiyle dolandırıcılığın sadece teknik bir suç olmadığını, toplumdaki güven duygusunu hedef aldığını ifade etti. Bankacılık sistemine duyulan güveni, dijital ticaret ekosistemini ve bireylerin ekonomik güvenliğini doğrudan zedelediğini söyleyen Özkol, şu uyarıyı yaptı:
“Kanun koyucunun bu fiili daha ağır yaptırımlara bağlaması suçun toplumsal etkisinin bir sonucudur. Ancak bugün karşı karşıya olduğumuz asıl tehlike, suçun parçalı ve tesirli yapısıdır. Özellikle kart ya da IBAN kiralama yöntemi çoğu zaman organizasyonel bir yapının, finansal alt yapısını oluşturmakta. Suçu anonimleştirmekte ve iz sürmeyi güçleştirmektedir.“

Özkol, gençlerin masumane veya küçük bir kazanç uğruna kişisel banka hesaplarını veya kart bilgilerini kiraladıklarında, kendilerini farkında olmadan organize bir suç örgütünün finans ağına dahil olmuş bulabileceklerine dikkat çekti. Bu durumun, hem ağır cezai sorumluluk doğurabileceğini hem de kişinin tüm finansal geçmişini lekeleyebileceğini vurguladı.

Adli Süreçler ve Cezai Yaptırımlar Hatırlatıldı
Seminerde, savcılar tarafından öğrencilere, bu tür eylemlerin Türk Ceza Kanunu kapsamında ‘dolandırıcılık suçuna iştirak’ veya ‘suç gelirlerinin aklanmasına yardım’ gibi suçları oluşturabileceği aktarıldı. Bu suçların hapis cezası ile sonuçlanabileceği ve gelecekteki iş, eğitim hayatları ile kamu görevlerine atanmalarında ciddi engeller oluşturabileceği belirtildi.

Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı, bu bilinçlendirme çalışmalarının diğer üniversite ve liselerde de devam edeceğini, dijital dolandırıcılıkla mücadelede önleyici hukuk uygulamalarının önemli bir adımı olduğunu duyurdu.

