Diyarbakır’da, iki kişinin hayatını kaybettiği ve bir ailenin yaralandığı silahlı saldırı davasında tutuklu bulunan 5 sanık, mahkeme tarafından tahliye edildi. Karar, mağdur aileler tarafından tepkiyle karşılandı.

Olayın Detayları ve Soruşturma
Olay, 5 Temmuz 2024 tarihinde Diyarbakır-Bingöl kara yolunda meydana geldi. Seyir halindeki bir otomobile, başka bir araçtan uzun namlulu silahlarla düzenlenen saldırıda Hebun Fahrioğlu (32) ile Reşit Akyol (38) hayatını kaybetti. Araçta bulunan S.M. (38), eşi E.M. (37) ve iki çocukları ise yaralı olarak kurtuldu.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan B.K., E.K., M.F.K., M.K. ve A.Y.G. adlı şüpheliler, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianamede, 6’sı firari toplam 11 sanık hakkında ‘tasarlayarak öldürme‘, ‘tasarlayarak kan gütme saikiyle öldürme‘ ve ‘ruhsatsız ateşli silah bulundurma‘ suçlarından dava açıldı.

İddianamedeki Çarpıcı İddialar
İddianamede, hayatını kaybeden Hebun Fahrioğlu’nun, olaydan bir yıl önce Mehmet Berat Kağanarslan’ın öldürülmesi ile ilgili olarak yargılandığı belirtildi. Saldırıya uğrayan aracın, hareket ettiği andan itibaren başka bir araç tarafından takip edildiği, PTS ve kamera kayıtlarıyla tespit edildi.
Daha da çarpıcı olan, mağdurların beyanlarında Hebun Fahrioğlu’nun ölmeden önce “Orhan K. beni öldürttü” şeklinde ifade verdiğinin yer alması oldu.
Mahkemede Yürek Burkan Tanıklık
Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın duruşmasına, saldırıdan yaralı kurtulan S.M. katıldı. S.M., mahkemede yaptığı açıklamada olay anını şu sözlerle anlattı:
“Karşı aile ile bir husumetim yoktur… İlk ateş edildiğinde biz seyir halinde gidiyorduk, araç bizi sollarken aracın ön tarafını tarayarak geçtiler, ikinci ateş ettiklerinde ise doğrudan ben, eşim ve çocuklarıma ettiler. Ellerindeki silah Keleşti, kurşunların yanımdan geçtiklerini hissettim, şahıslar doğrudan bizi tarar şekilde ateş ettiler… Bize araçtan inen 2 kişi uzun namlulu silahlarla ateş ettiler, yüzleri kapalıydı kim olduklarını görmedim…”

Tahliye Kararı ve Gerekçesi
Sanıkların savunmalarının ardından mahkeme heyeti, tarihi bir karara imza attı. Mahkeme, tutuklu sanıklar hakkında delillerin büyük ölçüde toplanmış olması, tutuklu kaldıkları süre ve gelinen kovuşturma aşamasında kaçma, gizlenme ya da delilleri karartma ihtimaline ilişkin somut bir olgu bulunmaması gerekçesiyle, 5 tutuklu sanığın tahliyesine karar verdi.
Bu kararla birlikte davada tutuklu sanık kalmazken, duruşma ertelendi. Firari durumdaki 6 sanığın yakalanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi.

Mağdur Aileden Sert Tepki: “Adalet Yerini Bulmadı”
Hayatını kaybeden Reşit Akyol’un kardeşi Mustafa Fahrioğlu, mahkemenin tahliye kararına sert tepki gösterdi. Fahrioğlu, yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Mahkeme kararından memnun değiliz. Yargılama sürecinde delillerin yeterince ve eksiksiz şekilde toplanmadığını, bazı önemli noktaların gerektiği gibi araştırılmadığını düşünüyoruz. Bizim tek talebimiz, maddi gerçeğin bütünüyle ortaya çıkarılması ve adaletin tam anlamıyla sağlanmasıdır. Eksik inceleme ile verilen kararların kamu vicdanını rahatlatması mümkün değildir.”
Fahrioğlu, olayın detaylarını da şöyle anlattı: “Ağabeyim o gün kent merkezine gelmişti. Hebun da benim amcamın oğlu oluyor. Onların mahkemesi vardı. Mahkemeye gelmişlerdi. Mahkemeden akşamüstü döndüklerinde eve gelirken, Diyarbakır-Bingöl yolunda silahlı saldırıya uğrayarak öldürüldüler… Göz göre göre 6 kişiyi öldürüyorlardı.”

Dava Süreci Devam Ediyor
Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam eden davada, tahliye edilen sanıklar tutuksuz yargılanacak. Firari sanıkların yakalanması için emniyet birimleri çalışmalarını sürdürürken, mağdur aileler adaletin tam olarak sağlanması için mücadelelerine devam edeceklerini açıkladı.
Karar, özellikle şiddet içeren suçlarda tutuklama ve tahliye kriterlerinin yeniden tartışılmasına neden oldu. Hukuk çevreleri, mahkemenin ‘somut kaçma şüphesi’ kriterini nasıl değerlendirdiği konusunda görüş bildirirken, mağdur aileler ise kararın adaleti geciktireceği endişesini taşıyor.

