İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürütülen ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran yolsuzluk davasının ilk duruşması yarın yapılacak. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek davada, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu toplam 407 sanık, ilk kez Silivri’de hakim karşısına çıkacak.
İddianamede Ağır Suçlamalar ve Cezalar
Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu’nun “örgüt lideri” olarak adı geçiyor. İmamoğlu hakkında; “Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma”, “Rüşvet”, “Suç Gelirlerinin Aklanması”, “Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık” ve “İhaleye Fesat Karıştırma” başta olmak üzere 18 ayrı suçtan 142 eylem nedeniyle sorumlu tutuluyor. Savcılık, İmamoğlu’nun 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezasına çarptırılmasını talep ediyor.
Örgüt Yöneticisi Olarak Anılan İsimler
İddianamede, İmamoğlu’nun yanı sıra yedi isim daha “örgüt yöneticisi” olarak yer alıyor. Bu isimler arasında İBB Başkan Danışmanı Murat Ongun, CHP’li Beylikdüzü Belediye Meclis Üyesi ve İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, Adem Soytekin, ‘casusluk’ soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Hüseyin Gün, firari Murat Gülibrahimoğlu ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız bulunuyor.
Fatih Keleş hakkında 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya, Murat Ongun hakkında 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezası isteniyor.
Diğer Belediye Başkanları ve Sanıklar
Dava kapsamında CHP’li belediye başkanları da sanık sandalyesinde olacak. Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 35 yıldan 91 yıla, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık hakkında 30 yıldan 88 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ise halen tutuklu bulunuyor.
Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan da “Suç örgütüne üye olma” iddiasıyla tutuklu yargılanıyor ve hakkında 15 yıla kadar hapis cezası isteniyor.
Karmaşık Suç Ağı ve Diğer Davalarla Bağlantı
Dosya, farklı suç soruşturmalarıyla da kesişiyor. Firari sanık iş insanı Murat Gülibrahimoğlu’nun aynı zamanda “Uyuşturucu” soruşturmasında da adı geçiyor. Hüseyin Gün ise ayrı bir “casusluk” soruşturması kapsamında yargılanırken, bu davadan da 20 yıldan 40 yıla kadar hapis cezası talebiyle karşı karşıya.
Yarın başlayacak duruşma, Türkiye’nin siyasi ve yargı gündemini uzun süre meşgul etmesi beklenen bir sürecin ilk adımı olacak. Davanın seyri, hem yerel yönetimler hem de siyasi arenada önemli sonuçlar doğurabilir.
