İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Büyükçekmece Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturmada, görevinden uzaklaştırılan Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün ile birlikte toplam 31 şüpheli hakkında iddianame düzenlendi. İddianamede, Hasan Akgün’ün ‘Çıkar amaçlı suç örgütü kurma ve yönetme’, 11 kez ‘rüşvet alma’, 2 kez ‘icbar suretiyle irtikap’ ve ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’ suçlarından cezalandırılması istendi. Öte yandan suçtan elde edildiği düşünülen 13 taşınmaza el konulması talep edildi. 14 eylemin yer aldığı iddianame değerlendirilmek üzere İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.

İddianamede Neler Var?
Hazırlanan iddianamede, Hasan Akgün ve diğer 31 şüphelinin Büyükçekmece Belediyesi’ndeki görev süreleri boyunca işledikleri iddia edilen suçlar detaylandırıldı. Akgün’ün belediye başkanı olarak yetkilerini kötüye kullanarak bir çıkar amaçlı suç örgütü kurduğu ve yönettiği, kamu ihalelerinde usulsüzlük yaptığı, rüşvet aldığı ve belediye kaynaklarını kişisel çıkarları için kullandığı iddia ediliyor.

13 Taşınmaza El Konulması İsteniyor
Savcılık, suçtan elde edildiği değerlendirilen 13 ayrı taşınmazın müsaderesini talep etti. Bu taşınmazların, Hasan Akgün ve diğer şüphelilerin rüşvet ve irtikap yoluyla edindikleri mal varlıkları olduğu öne sürülüyor. İddianamenin kabul edilmesi halinde, bu mallara el konularak kamuya aktarılması gündeme gelecek.
Soruşturma Süreci
Büyükçekmece Belediyesi’ne yönelik soruşturma, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülüyordu. Soruşturma kapsamında Belediye Başkanı Hasan Akgün görevinden uzaklaştırılmış ve yerine kayyum atanmıştı. Soruşturma detayları, özellikle belediyenin ihale süreçlerinde yaşanan usulsüzlükler ve kişisel çıkar sağlama iddialarına odaklanmıştı. 31 şüpheli hakkında hazırlanan iddianame, adli sürecin önemli bir aşamasını oluşturuyor.

Hasan Akgün ve diğer şüphelilerin yargılanması İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleşecek. Mahkeme, iddianameyi kabul ederse yakında dava süreci başlayacak.
Bu gelişme, belediyelerdeki yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarına yönelik kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Yerel yönetimlerde şeffaflık ve hesap verebilirlik konuları yeniden gündeme gelirken, adli sürecin takipçisi olunacağı ifade ediliyor.
