Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Avrupa Birliği’nin (AB) küresel rekabette geri kalmaması için acil ve cesur adımlar atılması çağrısında bulundu. Merz, Belçika’nın Anvers kentinde düzenlenen Avrupa Sanayi Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, AB’nin ekonomik gücünü artırmasının egemenliğinin temel şartı olduğunu vurguladı.
“İçinde yaşadığımız dünyada sadece ekonomik olarak güçlü bir Avrupa, egemen bir Avrupa olabilir. Bu anlayış ışığında, Avrupa’nın hızlı ve kararlı bir şekilde harekete geçme zamanı çoktan gelmiştir” ifadelerini kullanan Merz, bürokrasinin azaltılması, tek pazarın derinleştirilmesi ve serbest ticarete ağırlık verilmesi gerektiğini belirtti.
Büyüme Makası Alarm Veriyor
Merz, AB ile ABD ve Çin arasındaki büyüme farkının giderek açıldığına dikkat çekti. Son yıllarda Çin ekonomisinin yaklaşık yüzde 8, ABD ekonomisinin yüzde 2 büyüdüğünü, AB ekonomisinin ise sadece yüzde 1 büyüme kaydettiğini hatırlattı. Rekabetçiliğin önündeki en büyük engelin aşırı bürokrasi olduğunu söyleyen Merz, AB’deki proje süreçlerinin Çin’e kıyasla çok uzun sürdüğünü kaydetti.
Bu sorunu aşmak için radikal bir öneride bulunan Almanya Başbakanı, izin süreçlerini hızlandırmak adına, yetkili makamların belirli bir süre içinde karar vermemesi durumunda projelerin otomatik olarak onaylanmış sayılacağı bir sistemin hayata geçirilmesini önerdi.
Tek Pazar ve Ortak Hukuk Çağrısı
Avrupa tek pazarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Merz, şirketlerin farklı ulusal hukuk sistemleriyle uğraşmak yerine ortak bir Avrupa hukuk çerçevesinden yararlanmasını sağlayacak ’28’inci Rejim’in hızla uygulamaya konulmasını desteklediğini bildirdi.
Merz ayrıca, enerji maliyetlerini düşürecek ortak bir enerji piyasası oluşturulması ve yapay zeka gibi yenilikçi alanlarda daha az düzenleme yapılması gerektiğinin altını çizdi.
“Made with Europe” Yaklaşımı
Ticaret politikalarına da değinen Merz, yeni serbest ticaret anlaşmalarının hızla sonuçlandırılması gerektiğini söyledi. Avrupa ürünlerine öncelik tanıyan kuralların yalnızca kritik ve stratejik sektörlerde, son çare olarak kullanılması gerektiğini vurgulayan Merz, korumacılık yerine ‘Made with Europe’ (Avrupa ile üretildi) yaklaşımını benimsediğini sözlerine ekledi.
Almanya Başbakanı’nın bu açıklamaları, AB’nin küresel ekonomik rekabetteki konumuna ilişkin endişeleri ve reform ihtiyacını bir kez daha gündeme getirdi. Türkiye-AB ilişkileri ve gelecekteki ticari iş birlikleri açısından da önem taşıyan bu çağrılar, Brüksel’deki politika yapıcıların gündemini şekillendirecek.
