Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Orta Doğu’daki gerginliği artıran kritik bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Macron, görüşmede İran’a yönelik sert uyarılar ve taleplerde bulundu.

Fransız Vatandaşların Serbest Bırakılması Öncelik
Fransa Cumhurbaşkanı Macron, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İran’ın ülkeden ayrılmasına izin vermediği iki Fransız vatandaşının durumunu gündeme getirdi. Macron, “İran’ın ülkeden ayrılmasına izin vermediği Fransız vatandaşları Cecile Kohler ile Jacques Paris’in güvenliğinin ve Fransa’ya dönüşlerinin mutlak önceliklerimiz olduğunu kaydetti” ifadelerini kullandı.
Bölgesel Saldırılara ve Hürmüz Boğazı’na Sert Tepki
Macron, İran’ın bölge ülkelerine yönelik saldırılarına da sert bir dille tepki gösterdi. İran’ın bu saldırılarını derhal durdurması gerektiğini belirten Macron, Tahran yönetiminden Hürmüz Boğazı’nı fiili olarak kapatmaya son vermesini de talep etti. Bu talep, küresel enerji arz güvenliği için hayati önem taşıyan bir su yolundaki gerilime dikkat çekti.
Nükleer ve Füze Programlarına Yönelik Endişeler
Fransa lideri, mevcut krizin temelinde yatan konulara da değindi. Macron, “Şu anki krizin temelinde bulunan İran’ın nükleer ve balistik füze programları geliştirmesi ve bölgedeki tüm istikrarsızlaştırıcı faaliyetleri konusunda endişe duyduğumuzu yineledim” açıklamasını yaptı. Bu ifadeler, Batılı güçlerin İran’ın askeri kapasite artırımından duyduğu derin kaygıyı bir kez daha ortaya koydu.
Diplomasi Vurgusu ve İletişimin Devamı
Tüm bu gergin konulara rağmen Macron, diplomatik kanalların önemine vurgu yaptı. Diplomatik çözümün her zamankinden daha gerekli olduğunu belirten Fransa Cumhurbaşkanı, Pezeşkiyan ile iletişimde kalma konusunda anlaştıklarını da duyurdu. Bu, taraflar arasında diyaloğun tamamen kesilmediğini ve kriz yönetiminin sürdüğünü gösteriyor.
İki lider arasındaki bu telefon görüşmesi, İran ile Batı arasındaki ilişkilerde yeni bir sayfa açmaya çalışan Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın uluslararası arenadaki ilk sınavlarından biri olarak kayıtlara geçti. Fransa’nın net ve sert tutumu, Avrupa’nın İran politikası konusundaki kararlılığının da bir göstergesi olarak yorumlanıyor.
