İstanbul Esenyurt’ta 15 yıldır tamamlanamayan ve yüzlerce daireyi içeren gökdelen projesi, inşaat şirketinin iflasıyla büyük bir krize dönüştü. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, Yeşil Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı hakkında açılan davada iflas kararı verdi. Karar, yıllardır süren hukuki süreci sonlandırırken, projeden daire alan yüzlerce vatandaşı mağduriyetle baş başa bıraktı.
15 Yıllık İnşaat Süreci ve İflas Kararı
Esenyurt’ta İnnovia 4 projesi kapsamında inşa edilen gökdelenlerin yapımı 15 yıldır devam ediyordu. Projeden daire satın alan çok sayıda kişi, inşaatın bir türlü bitmemesi ve tapu devirlerinin yapılamaması nedeniyle mağdur olduklarını dile getiriyordu. Şirketin açtığı konkordato talebinin reddedilmesinin ardından, iflas süreci hız kazandı.

İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görülen dava kapsamında hazırlanan bilirkişi raporları, şirketin borç yükünün 11 milyar lirayı aştığını ortaya koydu. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 12’nci duruşmasında, şirketin iflasına hükmedildi ve dosyanın icra ve iflas süreci kapsamında işlem görmesine karar verildi.
Yüzlerce Aile Mağdur
Projeden daire alan vatandaşlar, yıllardır hem ödemelerini yapıp hem de evlerine kavuşamamanın sıkıntısını yaşıyor. İnşaatın durması ve şirketin iflas etmesiyle birlikte, mağduriyetlerinin daha da derinleşeceğinden endişe ediyorlar. Mahkeme kararının ardından dosya, Bakırköy 1. İcra ve İflas Müdürlüğü’ne gönderildi.

Bu gelişme, Türkiye’deki kentsel dönüşüm ve konut projelerinde yaşanan finansal ve yönetimsel sorunları bir kez daha gündeme getirdi. Vatandaşların yatırımlarının korunması ve benzer mağduriyetlerin önlenmesi için daha sıkı denetim mekanizmalarının gerekliliği tartışılıyor.
Hukuki Süreç Devam Ediyor
İflas kararıyla birlikte, alacaklıların ve mağdur daire sahiplerinin haklarının nasıl korunacağı merak konusu. İcra ve iflas müdürlüğünün süreci yönetmesi beklenirken, şirketin varlıklarının tasfiyesi ve borçların ödenmesi için yapılacak işlemler takip edilecek.

Uzmanlar, bu tür büyük ölçekli projelerde yatırımcıların şirketlerin mali durumlarını ve proje geçmişlerini dikkatlice incelemeleri gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, devletin konut projelerinde daha etkin bir denetim ve garanti mekanizması oluşturmasının önemine dikkat çekiliyor.

Esenyurt’taki bu olay, sadece bir inşaat projesinin başarısızlığı değil, aynı zamanda yüzlerce ailenin hayalini ve ekonomik geleceğini de etkileyen toplumsal bir sorun haline geldi. Sürecin nasıl ilerleyeceği ve mağdurların haklarına nasıl kavuşacağı, önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.
