Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

AB’nin ‘Made in EU’ Planı Türk İhracatı İçin Fırsat mı? Prof. Dr. Aydeniz’den Kritik Analiz

Prof. Dr. E. Şule Aydeniz, AB’nin ‘Made in EU’ planını değerlendirdi: Türk ürünleri bu etiketle Avrupa pazarında yer alabilir. İşte detaylar ve üçüz dönüşüm şartı.

Prof. Dr. E. Şule

Avrupa Birliği’nin (AB) yerli üretimi teşvik etmek amacıyla kamu alımlarında Avrupalı şirketlere öncelik tanıyacak ‘Made in EU’ şartını getirecek planı, Türkiye-AB ticaretinin geleceği açısından kritik bir gündem maddesi haline geldi. Yeditepe Üniversitesi Almanca Uluslararası İşletme Bölümü Bölüm Başkanı Prof. Dr. E. Şule Aydeniz, bu düzenlemenin Türk ihracatçıları için önemli bir fırsat penceresi açabileceğini belirterek, şirketlerin acilen ‘üçüz dönüşüm’ sürecini başlatması gerektiğini vurguladı.

AB’nin Yeni Sanayi Stratejisi ve Türkiye’ye Etkileri

Avrupa Komisyonu’nun 4 Mart’ta açıkladığı ‘AB Sanayi Hızlandırıcı Yasa Taslağı’ kapsamında gündeme gelen ‘Made in EU’ yaklaşımı, özellikle çelik, çimento, alüminyum, otomotiv ve net-sıfır teknolojileri gibi stratejik sektörlerde uygulanacak. Prof. Dr. Aydeniz, bu yaklaşımın Gümrük Birliği ilişkisi bulunan ülkelerden gelen ürünlerin belirli şartlar altında AB menşeli kabul edilmesini öngördüğünü ifade etti. Aydeniz, “Bu da Türk ürünlerinin bazı koşullar sağlandığında ‘Made in EU’ etiketiyle Avrupa pazarında yer alabilmesinin önünü açabilir” dedi.

Türkiye’nin en büyük ihracat pazarı olan Avrupa Birliği’ndeki bu gelişmelerin Türk sanayisini doğrudan etkilediğini belirten Prof. Dr. Aydeniz, 2025 yılında Türkiye’nin gerçekleştirdiği 273 milyar dolarlık ihracatın yaklaşık 117 milyar dolarının AB ülkelerine yapıldığını ve bunun toplam ihracatın yüzde 43’üne karşılık geldiğini hatırlattı.

Rekabet İçin Zorunlu Adım: Üçüz Dönüşüm

Prof. Dr. Aydeniz, yeni dönemin anahtarını ‘dijital, yeşil ve sosyal dönüşüm’ olarak tanımladı. Aydeniz, “AB’ye ihracat yapan Türk firmaları zaten Avrupa’nın değer zincirinin önemli bir parçası. Ancak yeni dönemde şirketlerin dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm ve sosyal dönüşüm süreçlerini başlatmış veya ilerletmiş olmaları bekleniyor. Bu adımları atan firmalar rekabet avantajını artırabilir” ifadelerini kullandı.

Dijital dönüşümün en önemli başlıklarından birinin, 1 Ağustos 2024’te yürürlüğe giren AB Yapay Zeka Yasası olduğunu belirten Aydeniz, bu yasanın Mayıs 2026’ya kadar tam olarak yürürlüğe gireceğini ve kurallara uymayan şirketlere küresel cirolarının yüzde 7’sine kadar para cezası uygulanabileceğini aktardı.

Yeşil ve Sosyal Kriterler Artık Vazgeçilmez

Üçüz dönüşümün ikinci ayağını yeşil dönüşümün oluşturduğunu söyleyen Prof. Dr. Aydeniz, enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kullanımı ve karbon emisyonlarının azaltılmasının Avrupa pazarına erişimde giderek daha kritik hale geldiğini vurguladı. Bu kapsamda Alman Tedarik Zinciri Yasası, AB Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması gibi yeni mevzuatların şirketlerin üretim süreçlerini doğrudan etkilediğini kaydetti.

Aydeniz, yeni dönemde yalnızca üretim süreçlerinin değil, sosyal kriterlerin de önem kazandığını belirterek, “Çalışan hakları, kapsayıcılık, cinsiyet eşitliği ve sosyal sorumluluk projeleri sürdürülebilir tedarik zincirinin temel unsurları arasında yer alıyor” dedi.

Üniversitelerden Sanayiye Destek Çağrısı

Prof. Dr. Aydeniz, dijital teknolojiler ve yapay zekanın bu dönüşüm sürecinde şirketler için önemli bir avantaj sağlayabileceğini ifade etti. Veri analitiği, yapay zeka tabanlı karar destek sistemleri ve dijital izlenebilirlik altyapıları sayesinde firmaların sürdürülebilirlik raporlaması ve tedarik zinciri yönetiminde daha etkin olabileceğini söyledi. Aydeniz, “Üniversiteler de bu alanlarda sanayiye teknik ve yönetsel destek sağlayabilir. Alanlarında hızlı adımlar atan Türk şirketleri, Avrupa pazarında yeni bir rekabet avantajı yakalayabilir ve ‘Made in EU’ etiketiyle küresel değer zincirinde daha güçlü bir konuma ulaşabilir” diyerek sözlerini tamamladı.