Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, üniversitelerde sağlıklı yaşam kültürünü teşvik etmek amacıyla hayata geçirilen ‘Spor Dostu Kampüs Programı’nın ikinci yıl sonuçlarını açıkladı. Özvar, bu yıl 56 üniversitenin 60 kampüsünün başvurduğu programda, 30 üniversitenin 31 kampüsünün ödüle layık görüldüğünü belirtti. Böylece toplamda 77 üniversitenin 79 kampüsü bu prestijli ünvanı elde etmiş oldu.

Bütüncül Eğitim Modeli Vurgusu
Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi’nde düzenlenen sertifika töreninde konuşan YÖK Başkanı Özvar, yükseköğretimi sadece akademik başarı olarak görmediklerinin altını çizdi. “Üniversiteler; öğrencilerin zihinsel, fiziksel, sosyal ve kültürel gelişimlerini birlikte destekleyen bütüncül yaşam alanları olmalıdır” diyen Özvar, programın bu anlayışın bir ürünü olduğunu vurguladı.
Günümüzde dijitalleşmenin etkisiyle hareketsiz yaşam tarzının yaygınlaştığına dikkat çeken Özvar, ekran bağımlılığı ve fiziksel aktivite eksikliğinin hem bireysel hem de toplumsal sorunlar haline geldiğini belirtti. “Üniversite öğrencilerinin önemli bir bölümü yeterli düzeyde fiziksel aktivite gerçekleştirmiyor. Bu durum, üniversitelerimize yeni sorumluluklar yüklemektedir” ifadelerini kullandı.
“Spor, Yükseköğretimin Ayrılmaz Bir Parçası”

Prof. Dr. Özvar, programın sadece spor tesislerinin sayısını artırmayı hedeflemediğini, aynı zamanda spor kültürünü üniversitelerin kurumsal yapısının merkezine yerleştirmeyi amaçladığını söyledi. “Sporun disiplin, öz güven, ekip çalışması, liderlik ve zaman yönetimi gibi hayatın her alanında ihtiyaç duyulan becerilerin gelişmesine katkı sunduğunu biliyoruz. Sporu yükseköğretim hayatının ayrılmaz bir parçası haline getirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Sağlıklı beslenme ve aktif yaşam kültürünü destekleyen bu kapsamlı modelin, kampüs hayatında bir kültür haline gelmesi gerektiğini belirten Özvar, “Spor kampüs hayatımızın ayrılmaz bir parçası olmak durumundadır” şeklinde konuştu.
45 Kriterlik Kapsamlı Değerlendirme
Program kapsamında üniversitelerin son derece titiz bir süreçten geçtiğini anlatan Özvar, bu yıl değerlendirmelerin 45 ayrı kriter üzerinden yürütüldüğünü açıkladı. Kriterler arasında; üniversitelerin spor vizyonu ve stratejisi, spor altyapısının yeterliliği, ulusal ve uluslararası spor faaliyetlerine katılım düzeyi, öğrenci kulüplerinin etkinliği, bağımlılıkla mücadele çalışmaları ve engelli bireylerin erişimi gibi başlıkların yer aldığını söyledi.
“Başvurular, alanında uzman bağımsız akademisyenlerden oluşan ekipler tarafından titizlikle incelenmektedir. Bu süreç, şeffaflık, nesnellik ve kalite güvencesi ilkeleri doğrultusunda yürütülmektedir” diyen Özvar, Spor Dostu Kampüs ünvanını kazanan üniversitelerin bu ünvanı üç yıl süreyle taşıyacağını, ancak bu süreçte düzenli olarak gelişim raporlarıyla izleneceğini belirtti. Özvar, “Bu yönüyle Spor Dostu Kampüs yalnızca bir ödül değil, aynı zamanda sürekli gelişimi esas alan bir kalite güvencesi mekanizmasıdır” ifadelerini kullandı.
Programın İlk Yılında Büyük İlgi

Geçtiğimiz yıl ilk kez uygulanan programa büyük ilgi olduğunu hatırlatan YÖK Başkanı Özvar, 2025 yılında 83 üniversitenin 98 kampüsünün başvurduğunu, ön değerlendirme sonucunda 47 üniversitenin 48 kampüsünün Spor Dostu Kampüs ünvanı aldığını söyledi. Özvar, “İlk yıl elde edilen sonuçlar, üniversitelerimizin sağlıklı yaşam ve spor kültürünü geliştirme konusunda güçlü bir irade ortaya koyduğunu göstermiştir” dedi.
Bu yıl 56 üniversitenin 60 kampüsünün başvuruda bulunduğunu ve 46 akademisyen tarafından yapılan değerlendirme sonucunda 30 üniversitenin 31 kampüsünün ünvan almaya hak kazandığını açıklayan Özvar, “Böylece bugün itibarıyla ülkemizde toplam 77 üniversitenin 79 kampüsü Spor Dostu Kampüs ünvanına sahip hale gelmiştir. Sertifika almaya hak kazanan tüm üniversitelerimizi gönülden tebrik ediyorum” diyerek sözlerini tamamladı.
